Bayramda Şuara Neredeydi?

Sizin için büyük bir mücadeleye giriştik. Nasıl mücadele ama! İz peşine düştük, takibat yaptık..

Bayramda Şuara Neredeydi?

BAYRAMDA ŞUARA NEREYE GİTTİ?

 

 

Sizin için büyük bir mücadeleye giriştik. Nasıl mücadele ama! İz peşine düştük, takibat yaptık, ince ince kovaladık… Nihayetinde şu şair milletinin bayramı nerede geçirdiğini merak edenlerin memnuniyetini düşünüyorduk. İşbu faaliyetimizin muhayyel bir alemde gerçekleştiği dikkate alınırsa, işimizin zorluğu ve haliyle kıymeti ortaya çıkacaktır! Buyrun, bakalım hangi şair nereye gitmiş, görelim:

 

 

Mehmet Aycı:

Bu devletlü şairin yolu nicedir vatan toprağına basmıyor gibi gibi. Gibisi fazla olsun varsın. Bayramda Roma'daydı. Her ne kadar eski ahbaplarından olan bir hareket memuru onun bu yolculuğunu engellemeye kalkıştıysa da, iflah olmaz şairimizi kim durdurabilirdi ki? Çünkü o, Roma'da bir tekerleme yazmak istiyordu. Yazdı mı? Yazdı: “A Romalı, Romalı/Orada Sezar'ı aramalı!” Sezar'ı bulamayan Mehmet Aycı, ani bir atraksiyonla Romalı Perihan'ı aramaya koyuldu. Bu aramanın sonu da hüsranla bitince, Aycı, durduk yere Asım Gültekin'e sataştı!

 

Sıtkı Caney:

Bayramda neredeydi, bunu tespit edemedik. Sanırım aklı Elaziz'deydi! O da güzel. Fakat erken işbaşı yapmış olması, yani ki tatili tatil etmesi canını fena sıkmış olmalıydı.

 

İsmail Karakurt:

Kayseri'ye gitti. Turgutlu nere, Kayseri nere? Ne işin vardı İsmail Kayseri'de? Sana bu kış kıyamette Ege'nin sıcak iklimini kim terk ettirdi? Şimdi Erciyes'in eteklerinde ne olacak halin? Elbette özlersin güneşi!

 

Hüseyin Kaya:

Sivas'tan bir yere ayrılmadı. Arkadaşlarının yakınlarına uğrayan trafik canavarının bilançosuyla kederli bir dönem yaşadı. Matem ehlinin yasına ortak olduğunu şu beyitle dünyaya duyurdu: “Gayrılar vaslıyla şâd olsa ziyâd olur gamım/Matem ehlinin sürûr-ı ıyd yasın artırır.”

 

İnci Okumuş:

Feminen Türk şiirinin azade mısraı İnci Hanım, Bodrum yolcusu oldu. Dediğine bakılırsa “Kurban orada kesiliyormuş”.

 

Mustafa Keloğlu:

Vaktiyle İstanbul'dan Balıkesir'e gitmişti. Paşa Camii'ne yakın bir mevkide kurmuştu otağını. Bayram gelince otağını köyüne, Aslıhan Tepecik'e taşıdı. Belki Hasan Aycın da oradaydı. Ne güzel sohbet ederlerdi. Mustafa'nın 6-A numaralı şehir içi otobüsüyle yaptığı yolculuk tahmin ediyorum yeni imgeler bulmasına ve haliyle yeni şiirler yazmasına yaramıştır.

 

Şaban Abak:

Şaban Abak için “Erzurum'da bayram ediyor.” denildi. Sanırım bayramdan istifade, Eğitim Bir Sendikası Erzurum Şubesi'nin bayramlaşma törenine de katılacaktı. Bayram heyecanından ötürü ayağının AKP Gençlik Kolları'na sürçmesinden endişe ettik…

 

Mustafa Uçurum:

Müdür Yardımcılığı odasından Tokat sokaklarına indi. Fakat görev aşkıyla yanıp tutuştuğundan şöyle bir takım manzum sözler düşürdü: “Kim koydu bu kadar tatili şimdi buraya, bu da iş mi!?”

 

Cevat Akkanat, bendeniz:

 

Sanırım bunca şiir erbabı arasında en şanslı olan bendim. Nitekim çağın bayram anlayışına uygun fırsatları yakalayan sadece bendim: Bakın, Uludağ'a tırmandım. Zirve keyfi yaptım. Burada, şiirin zirvesini de unutmayın.

 

 

 

Cevat AKKANAT, şair bayramı başk'olur, dedi.

Güncelleme Tarihi: 30 Eylül 2010, 10:58
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Melih Koşucu
Melih Koşucu - 12 yıl Önce

İsimlerini zikrettiğiniz şairler bu ümmetin değerli şairlerindendir. Ama ne bileyim bir İsmet Özel'in veya bir Sezai Karakoç'Un da listede bulunması hoş olurdu doğrusu.

Mecazz
Mecazz - 12 yıl Önce

Bayramı Erciyes'in eteklerinde geçirdiğim doğru, doğru olmasına da bir de dönüşüm olaylı olmasaydı... Ege'nin güneşini özlemedim değiı ama epey eski dostları gördüm özlem giderdim. Kimlerle mi? Kani Çınar, Hakkı Büyükbaş, Yusuf Yerli... kısacası Medrese ehli ya Akabe ehliyle görüşme imkanım oldu... Size de ayrıca teşekkür ederim Cevat bey...

banner19

banner26