Bana 5000 çay ısmarlamıştır!

Bülent Akyürek'i ancak 5000 çay ısmarladığı bir insan anlatabilir.

Bana 5000 çay ısmarlamıştır!

 

1990’lı yıllar. Dönüp, dolaşıp giderek daha çok yazıya bu kısa cümleyle başlamamı bir yaşlanma emaresi olarak mı değerlendirmeliyim bilemiyorum. Çok özel, çok özlenilesi yıllar değildi 1990’lar. Buna itiraz edemem. Ancak çok özel insanlarla tanıştım o yıllarda.

Onlardan biri de Bülent Akyürek’ti…Bülent Akyürek

Sakarya Çay Ocağı’nın son demlerine yetişmiş olsam da benim asıl mekânım Gökkuşağı Çay Ocağı oldu. O taburelerde az oturmadım. Daha sonra hiçbir mekânda da o kadar oturmadım zaten. Bir dönemdi yaşandı ve bitti.

Ancak bitmeyen şeyler de var. Biri de Bülent Akyürek ile olan dostluğum.

Onun hakkı ödenmez

Gökkuşağı Çay Ocağı’nda aynı masa etrafında çok çay içtik, çok sohbet ettik ve muhtemelen ona 5 bin civarında çay ısmarlattım, onlarca kitabını ödünç aldım (okuyup geri verdim) ve karşılığında bir şey yapmadım.(Düşünün 5 bin bardak çayla birkaç olimpik yüzme havuzu dolar herhalde.) Evet, ne yapsam onun hakkını ödeyemezdim ama ben de iyice çığırından çıktım ve hiçbir şey yapmadım. Bu da benim ayıbım işte…

Ankara’da tanıdığım en “sivil” insan oldu. (Gerçi İstanbullular bile onun yanında “bürokrat” kalır.) Bülent Akyürek ile tanışmasaydım muhtemelen ciddiye almam gerekenler listem yanlış kararlarla dolu olacaktı. Mesela kendimi fazla ciddiye almak gibi bir hataya düşmediysem bunda Bülent Akyürek’li yıllarımın büyük bir payı var. O bana “kendimle dalga geçmeyi” öğretti en başta. İçinizdeki Öküze Oha Deyin kitabını o yıllarda yazsa daha farklı olurdu elbette ama hiç kuşkunuz olmasın ki o kitabın ilk cümlelerini kurmaya daha o yıllarda başlamıştı.

Bülent AkyürekBülent Akyürek ne zaman uyur?

Geceleri okuyup, yazarak çalışan, on-on beş günde bir roman yazan, gündüzleri kesintisiz muhabbet eden Bülent’in ne zaman uyuduğu konusunda hâlâ bir fikrim yok. Bülent Akyürek ile konuştuğum o yıllar bana iki üniversite diploması alsam hayatıma katamayacağı kadar çok değer kattı. Bundan en ufak bir şüphem bile yok.

Karşılığında ne yaptım? Israr etmeyin. Aynı soruyu ikinci kez cevaplamayacağım.

Nuri Pakdilli günler

Neler mi okudum Bülent’in kitaplığından? Mesela Nuri Pakdil’in bütün eserlerini. O zamanlardır “yıllardır” bulunmayan Pakdil kitaplarını Bülent’ten okudum. O bilhassa Bir Yazarın Notları’nı çok önemsediğini söylemişti.

Halen Ünsüzler diye bir dergi çıkarmıştı Bülent. İsminin altında “paramız olunca çıkar” diyen bu derginin ikinci sayısının geçen 20 yıla yakın zamana rağmen hala çıkmadığını söylemek zorundayım.

O yıllarda henüz özelleştirilmemiş olan Petlas’ta çalışıyordu Bülent Akyürek.

Hayatımda aldığım en güzel hediyelerden biri Cinnetim Cennetimdir’in ilk baskısındaki o uzun ithaf listesinde yer almaktı. Hâlâ da öyledir. Sonraki baskılarda ismimin olmamasından ise zerre kadar rahatsız olmam.

Bülent Akyürek ile tanışmış olmam hayatımın en güzel kısmetlerinden biriydi.

Peki, o kadar çayın hesabını verebilecek miyim acaba?


Suavi Kemal Yazgıç hatırladı

Yayın Tarihi: 16 Eylül 2011 Cuma 02:48 Güncelleme Tarihi: 21 Eylül 2011, 21:37
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
ajda pekkan
ajda pekkan - 10 yıl Önce

güzel yazı ama biraz kısa olmuş.

ahmet takavci
ahmet takavci - 10 yıl Önce

güzel yazı ama biraz uzun olmuş.

İ.hakkı
İ.hakkı - 5 yıl Önce

Özel bir yazı olmuş .Bu yüzden tek bir cümle olması veya 1000 sayfa olması arasında bir fark yok.

banner26