Aslında kanayan bir yara Abdullah Harmancı

Kaç defa onu kaçmakta olan vakit namazını yakalamak için koştururken gördüm. Abdulah Harmancı’yı yazdı Ömer Yalçınova..

Aslında kanayan bir yara Abdullah Harmancı

 

Abdullah Harmancı çok arkadaş canlısıdır. Düşündüklerini, kısa ve öz cümlelerle söyler. Aslında çok konuşmaz, daha doğrusu çenesiz değildir. Uzun düşünmelerin sonunda edindiği birkaç sözle konuşmasını tamamlar. Yargıları kuvvetlidir. Kişilere bakışı derindir. Anlar, yorumlar, yakınlaşır, uzaklaşır. Sabırlıdır, birçok meseleyi zamana bırakmayı bilir. İçten içe bir sancıyı büyütür gibidir. Bunu dışarı yansıtmamakta mahir. Çok kuvvetli görünür. Muhatabında kimseye ihtiyacı yokmuş hissi uyandırır. Dünyada tek başına kalsa, dünyayı tek başına sil baştan imar edecek gibi durur. Bu, onu ilk görenlerde kibir diye algılanabilir. Oysa kibir değildir, kısmen vakardır, kısmen de düşünceli hal.

Sürekli bir düşünme evresinde gibidir. Şakayı anlar. Espriye güler, çok zekice espriler yapar. Dokundurmaları uzmancadır. Dostluğundan ve düşmanlığından korkulur. Genelde sinsi insanlar için söylenen bu söz, onda bir karaktere bürünmüştür. Çünkü onun için kişiler değil doğrular önemlidir. Doğruyu bulduğu yerde söyler. Ve doğruyu söylemenin bedelini seve seve öder. Yalnız kalır, bazen aylarca ortalıkta görünmez. Bazen çok kalabalıktır. Hani uzun süre düşündükten sonra ulaştığı o özlü söz var ya, o kalabalıkta, bazen o sözü bile edemez. Sözler ağzında tıkanıp kalır. Yutkunur, söyleyeme yeltenir, sonra geri çekilir, vazgeçer, yeniden dinlemeye ve düşünmeye dalar.Abdullah Harmancı

Aslında içten içe bir devrimcilik ruhu taşır

İyi okur. Kitap listesi çeşitlidir. Tahmin edilenden daha fazla gündemi ve dergileri takip eder. Önemlidir denilen her şeye göz ucuyla da olsa mutlaka bir bakar. Hiç kimsenin bir şey çıkaramayacağı metinlerden bakmışsınız çok iyi şeyler çıkarıvermiştir. Önyargısızdır. Bazı yazar ve kitaplara âşıktır. Âşık olduğu yazarlarla ilgili keskin eleştiriler yapar. Abdullah Harmancı’nın bu gibi anlarına denk gelinmişse, poşet dolacak demektir. Haftalarca artık o yargıların peşinde okumalar yapılabilir, düşünülebilir. Sonra yeniden o cümleye dönülebilir. Abdullah Harmancı’yla kişi düşünsel bir düelloya girebilir. Kişi düelloda kazansa da kaybetse de kârlı çıkacaktır. Çünkü okuduğu ve okumaya ayırdığı bir sürü kitapla odasında baş başa kalacaktır.

Her şeyi ilkeleri ve doğruları, başka ifadeyle akla yatkınlık üzerinden düşündüğü için objektifliğe, hatta tarafsızlığa meyilli izlenimi uyandırır. Aslında fena halde fanatiktir. Tuttuğunu bir daha bırakmaz. Tuttuğunda, çünkü tutulacak çok yan bulmuştur. Yirmi dört saat ona bir eserle ilgili mantıklı eleştiriler yapsanız dahi, ondan vazgeçmeyecektir. Ondan vazgeçmese bile Abdullah Harmancı’da bağımsızlığa dönük bir tutku da söz konusudur. O yüzden tuttuğuna takılmaz, saplanmaz. Etkisi altındaki eser veya kişiden bağımsız hareket etmek ve düşünmek; dolayısıyla sevginin özgürleştiren bir şey olmasını ister. Kendisi de sevdikçe özgürleştiğini fark eder. Çok cana yakındır, aslında insansız yapamaz.

Abdullah HarmancıTarafsız da yapamaz. Ne olursa olsun İslamcıdır. İslam denince onun için akan sular durulur. Kaç defa onu kaçmakta olan vakit namazını yakalamak için koşarken gördüm. Koştururken gördüm dersem daha doğru olur. Telaşlıydı, yüzü, gözü, kolları ıslaktı. Abdest almıştı. İkindi belki de kaçmak üzereydi, sahi ya akşam namazı çabuk geçer.

O telaşını görünce, değişik mekanlardaki, o ağır abi, o bozulmaz ciddiyet, sessiz ırmak, suskun yeniçeri görüntüsü şaşırtıcı gelebilir. Aslında içten içe bir devrimcilik ruhu taşır. Çok cesurdur, kimsenin cesaret edemeyeceği çıkışlarda bulunabilir. Herkesin kötü dediğine, bakmışsınız Abdullah Harmancı iyi demiş ve onu kılıç kalkan savunmaya başlamıştır. Bulunduğu ortamda haksızlığa uğrayan kim olursa olsun, onun tarafına geçebilir.

Cemaatçidir, nereye gitse hemen çetesini kuruverir

Çabuk sıkılır. Sanılandan daha hareketli bir yapısı, her zaman ulaşmaya çalıştığı bir hedefi vardır. Mükemmeli hedefler; fakat mükemmele ulaşamayacağını, ulaşma gayretinin bir adım ve değer olduğunu bilir. Ulaştıranın Allah (cc) olduğunu hisseder ve hissettirir. Emek vermekten ve çaba sarf etmekten çekinmez. Bir yanıyla herkese kapısı açıktır. Herkesle oturup kalkabilir. Çekinik gibi durur, fakat bu, Konyalıların genel bir özelliğidir. Ondaki mesafeyi ve ciddiyeti aşmanın yolu, sanırım Konya ağzıyla konuşmayı denemektir.

Konya’da edebiyat faaliyetlerinin tamamına katılır. Bir daha katılmayacağım, bunlar zaman kaybıdır dese bile, her faaliyette bulunur. Çünkü gerçek bir sanatçıdır, ortamından kopamayacağını, koparak ortaya bir şey koyamayacağını bilir. Elde olanla, doğru ve zamanında hareket ederek daha birçok şey elde edebilir. Elindekini en iyi şekilde değerlendirmek diyebiliriz buna. Konya’daki her edebiyat Abdullah Harmancıfaaliyetinin Abdullah Harmancı’da bir karşılığı mutlaka bulunur. Bazen her şeye hayır der, bazen de evet. Ona yaklaşırken, o anki ruh halini görmeniz, anlamanız ve ona göre hareket etmeniz gerekir. Çünkü aynı itinayı o an kendisi de size karşı gösterecektir.

Gruplaşmalara karşı olsa da, yine bir grup içinde hareket etmeyi sever ve benimser. Cemaatçidir, nereye gitse hemen çetesini kuruverir. Fakat o çetenin ismi çete olmaz. Kırk yıl ayrı kalsanız da, kırk yıl sonra buluştuğunuzda, aynı yerden yola devam edebileceğiniz bir şahsiyettir. Fakat bunu pek çaktırmaz. Kendinden bir şeyler beklenildiğini anladığı an tedirgin olur. Yük yüklenmekten kaçınır. Temkinlidir. Yük yüklendiği zaman onun gereğini yerine getirememekten çekinir. Söz verdiğinde, sözünü tutar. Mümkün mertebe tutamayacağı sözler vermemeye çalışır.

Aslında kanayan bir yaradır Abdullah Harmancı. Kendisi gibidir, başkasına benzemez. Kendine dair beslenen beklenti ve umutlardan bağımsız hareket etmeye çalışır. Bir yerde onu tanımak ve anlamak mümkün değildir.

 

Ömer Yalçınova yazdı

Yayın Tarihi: 18 Şubat 2013 Pazartesi 16:30 Güncelleme Tarihi: 22 Mart 2013, 14:44
YORUM EKLE
YORUMLAR
orhan tepebaş
orhan tepebaş - 10 yıl Önce

Onbeş,yirmi yıl önce Konya'da halk otobüsünde ayakta yolculuk yaparken kitap okumaya çalışıyordum.Yanıma biri gelerek neler okuduğumu sordu; konu konuyu açtı, ayaküstü arkadaş olduk.Adreslerimizi alıp verdik(benim gibi dağınık birine adres verilir mi!kaybettim)yol bittiğinde,bu arkadaş yanında başka bir arkadaşı olduğu halde indi.Bu kişi Abdullah Harmancı'ydı.Kendisi salih insandır ben şahidim.

dilara güngör
dilara güngör - 9 yıl Önce

'iyi ki tanıdım' dediğim insanlardan biri ... nezaketini, duyarlılığını, anlatım tarzını, olaylara yaklaşımını -sadece birkaç derslik bir tanışıklığımız bile olsa- unutamam. öğrencilerinin çok şanslı olduğunu düşünüyorum. Allah yolunu açık etsin.

banner19

banner36