banner17

Aşık-ı Leyla, kopmayan vaveyla!

İnsanın bir Bayram Kılıç'ı tanıması ne güzel. Yıllardır görüşmemiş olsanız da o var. Ve varlığından hakikatli bir umut yürüyor size doğru..

Aşık-ı Leyla, kopmayan vaveyla!
Avloğu
(+)

Tütün'deydi. Şimdi Avloğu'da.

Bayram Kılıç düşünceyi gönlünden yakalar. Usulünce... İncelikle ama güçlü... Güçlü, kuvvetli... Çünkü pazularıyla düşmanı kolayca yere serebilir. Oturtur şımaranı yerine usulca. Hak için, adalet için atan adaleleriyle... O küçük adam öyle çok yaşam taşır ki içinde... Şaşarsınız buna.

Bayram Kılıç
(+)

Şaşırtan denge

Şaşırtıcıdır Bayram. Fakat geç fark edilebilir bu. Sabır gerek bunun için. Oturup dinlemen gerek O’nu. Onunla gösterişsiz yürüyüşlere çıkmalısın. Birden hiç görmediğin bir bahçe, bir vaha, bir dağ, bir soru, bir çözüm, bir muamma… Gerçekten daha gerçek değil gördüklerin. Daha büyük ve yüce değil. Çünkü gerçeğin karanlıkta kalan yüzleri onlar. Yavaşça ve gündelik yürüyüşüyle evine, iş yerine, kahvehaneye veya yazmaya giderken yapar bu şaşırtmayı. Hayrete düşürmeyi. Yani sürprizi örtülü yapar yazarken, konuşurken, şiir söylerken. Öyle sade, öyle sahih, öyle tabii, öyle yeni bir dengeyle... Çoktandır kendinde sağlamış olduğu dengeyle.

Bir nimetin tüm tatlarına varmak

Bayram, Marmara İlahiyat’a Boyabat’tan gelmişti. Aksaray’dan oraya ulaştı yeniden. Tütün vardı dişlerinin arasında, yüreğinde. Sigarayı ise az içerdi. Tadına vara vara... Dumanında yitmezdi. Bağlarbaşı’ndaki o evdeydi. Orda mıydı? Nerdeydi? Kolayca bilinmezdi. Aşk neydi mesela? Taocu olmak ne demekti? Bir yemeğin tüm tatlarına varmak için sindire sindire kitap okumak gibiydi Bayram.

Ortada Bayram Kılıç

11 Eylül günü okey döndüm hazla

Onunla yıllardır yüzyüze görüşmedim. Ama onu hep dostum bildim. Benden daha fazla zaafı yok. Belki bu yüzden... Dünyalık biriktirmeyi bilmiyordu. Cömert veya cimri denemez O’na. Dışardan ve uzaktan bakan cesur da diyemez O’nun için. Oysa ‘11 Eylül günü okey döndüm hazla’ diye haykırır başlarken. Ve sorar sorusunu şiirin sonunda: ‘Kola içmiyoruz bundan sonra okey mi’ 

Bayram Kılıç
(+)

Gözleri kısık, saçları kıvırcık: Avloğu'da

Şimdi bir Avloğu’da. Hakk’ıyla iddialı. Küçük şey yoktur O’na göre. Bir güzellik barındırıyorsa... Cemal’e varır beklemek de, yürümek de, susmak da. İhtiraslarının yaratıcı bir ihtara dönüşmesi için dingin bir duaya durmuştur orda. Kulakları kalbine, aklına yakın. Bağbozumunu görmüş... Kinini küfrün taştan kalbine saplamak için kalem tutuşu kavi. Elleri, kalemi ve namluyu karıştırmıyor. Gözleri siperde kısık. Saçları ümmetin yenilgisini unutmayacak kadar kıvırcık.

Aha da çölde bir vaha!

Bayram Kılıç. Hepimizden daha yaşlıydı. Hepimizden daha genç. Soğuk onu üşütürdü. Anlayışsızlıktan yorulurdu. Abdest almayı, namaz kılmayı, oruç tutmayı severdi. Aşkla gelirdi söze. Aşkla kucaklaşırdı. Sesinde örtüler, ürpertiler, yenilenmeler...

Bayram Kılıç. Aşikar gizem. Gürültüsüz ses. Riyasız insan. Perdeli ışık. Makyajsız, abartısız güzellik. Sade ve deruni aşk. Bağırtısız devinim. Kopmayan vaveyla. Aşık-ı Leyla. Kısık selam. İmanlı aleykümüsselam...

Aha da çölde bir vaha!

Bayram Kılıç'ın 11 Eylül günü döndüğü okey’e göz atmak için tıklayın.

 

 

 

Mustafa Nezihi Pesen Boyabat'a selam yolladı

Bayram Kılıç

Güncelleme Tarihi: 20 Aralık 2010, 17:45
YORUM EKLE
YORUMLAR
Hüseyin Türkel
Hüseyin Türkel - 8 yıl Önce

11 eylül'ün, gündelik işlerine haz kattığı müslümanlar? çok ilginç..

Bu şekil bir haz kaynağından rabbime şiddetle sığınırım..

Allah, eli silahsız sivilleri katledenleri ıslah etsin..

Muhterem şairin o sözle kasttettiği şeyi yanlış anlamış olabilirim -ki, pek sanmıyorum-.. eğer anlamadıysam, sözün kendisi ve sözü cesaret örneği olarak övmek içler acısı.. ayrıca, cesurca ve marjinalce olarak belirttiğiniz şey, tam da ''islami terör korkusunu'' pompalamak için bazılarına lazım olan ş

AHMET ŞİMŞEK
AHMET ŞİMŞEK - 8 yıl Önce

Dostluğunun evreninde kırk yaşımıza erdik. Aynı evrende ölmeyi niyaz ederiz.

Satuk Buğra
Satuk Buğra - 8 yıl Önce

Bayram her şeyden önce samimi bir mümindir. Çevresindeki hiç kimse onun kadar inançların gerektirdiği hayatla modern düzenin dayattığı hayat arasındaki çelişki ve düalitenin ızdırabını duymamıştır. Benim gibi ara sıra kendini dağıtan kimseler de onu görünce kendilerine gelme ihtiyacı hissetmişlerdir. Bayram bu tebliğini tek kelime etmeden sadece yaşantısıyla yapar. Böyle dost en büyük devlet olsa gerektir...

banner8

banner19

banner20