Artık sivil eğitim zamanı!

Sivil eğitim kurumlarının önemine yaklaşık 10 senedir değer veren bir yapılanma: Sedav..

Artık sivil eğitim zamanı!

11296İlk olarak Amerikalı bir annenin başlattığı bir çaba olarak başlayan evde eğitim (homeschool) olayını herkes duymuştur. Temelinde dini sebeplerde barındıran bu tür eğitim genellikle Anglo-Sakson milletler arasında yaygın olsa da tüm dünyaya yayıldı.

Eğer konuyu Türkiye’ye getirirsek Türkiye de bu çeşit bir uygulamanın olmadığı doğru ama farklı şekilde bir gelişim süreci geçirdiği söylenebilir. Bu gün sivil eğitim kurumlarının önemini yaklaşık 10 sene gibi bir zaman önce anlamış olan aktivist bir Müslümanı ve önemli bir yapılanmayı tanıtacağım: SEDAV

Nedir SEDAV?

Kurucularından ve şimdiki eğitim koordinatörü olan Ömer Faruk KORKMAZ bir hayata bakış biçimi olarak yorumluyor bu yapılanmayı. Özellikle eğitim sistemimizde bulunan okumak isteyen ama dini ve bazı sebeplerden dolayı okuyamayan ilim ve irfandan geri kalan gençlere eğitim olanağı sunuyor. Aslında bir seminer dizisi programı SEDAV. Burada öğrencilere üç kurda İngilizce ve Arapça fasih ve sonuna kadar en güzel biçimde öğretiliyor. Gerçekten de mezun öğrencilerin durumları incelendiğinde ilahiyatlardan çok daha iyi bir Arapça eğitimi verdiği görülüyor. Sadece 5 sene süren bu programa gerçekten önemli şeyler sığdırılmış; bu yabancı dillerin yanında Elmalılı Hamdi Yazır’ın Tefsiri’nin baştan sona tek tek anlatılarak okunması, hadis, siyer ve Fıkıh Usulü derslerinin verilmesi, İslam Tarihi ve burada saymaya yerimin yetmeyeceği daha bir çok ders var.

İlahiyata benzeyen dersleri ve daha kapsamlı içeriğiyle gerçek ilim adamları ve kadınları yetiştirmeyi kendilerine amaç edinmişler. Özellikler ilim kadınlarının altını çizmek isterim, çünkü bu yapılanma 5 sene evvel ilk mezunlarını verdiğinde ve öncesinde bayanları eğitmek üzere kurulmuştu. Özellikle başörtüsü probleminin revaçta olduğu o günlerde eğitim göremeyen genç Müslüman kardeşlerimizin önemli bir kaynağı oldu.

11299Şimdi Ömer Faruk Korkmaz’ı tanıyalım. Kimdir bu adam?

Ben kendisine gidip sordum: “Sizin mesleğiniz nedir?” bana cevabı çok hoştu: “Ben sadece eğitimciyim. Benim işim insanları eğitmek…” dedi. Ama muhakkak ki biraz daha detay vermek gerekli:. İstanbul İmam Hatip Lisesi’nden mezun olan Ömer Hoca, Pakistan’ın başkenti İslamabad’ta bulunan Uluslar Arası İslam Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde Arapça ve İngilizce olarak lisans eğitimi, aynı üniversitede dinler tarihi alanında İngilizce olarak mastır yapmış. Dinler Tarihi ve Özel Eğitim üzerine çalışmalar yapmakta olan hocamız, kurmuş olduğu eğitim danışmanlığı şirketi bünyesinde eğitim konusunda alternatif araştırmalar yapıyor ve seminerler veriyor.

Araştırma şirketi deyince hemen değinmek isterim ki bu SEDAV yapılanmasının içinde bir SED akademi var. Bu akademi Ömer Hoca’nın öğrencilerini eğitim metodolojisi… Ben de inceledim. Uzman değilim ama dil öğrenme aşamasında olan biri olarak, dil eğitimine çok farklı ve doğru bir perspektiften yaklaştığını söyleyebilirim.

Eğitim ve dayanışmanın adresi

Sedav’ın diğer derneklerden olan farkını dile getiren Ömer Korkmaz şu cümleleri kullanıyor: “Milyonlarca gencin girdiği sınavdan birkaç yüz bin tanesinin üniversiteye girebildiği bir dönemde, eğitime sevdalıların çıkış arayışının sonucu olarak kurulmuş bir dernektir. Kısaca Sedav ümidi tükenmiş, kabiliyeti henüz ortaya çıkarılmamış gençlerle dayanışmanın merkezidir. Uluslar arası birçok tecrübeyi harmanlayarak ülkemiz insanına uygun hale getirip sunmak SEDAV’ın en önemli özelliği olsa gerek.” Potansiyellerini ortaya çıkaramamış gençlere gerçekten önem veren bir dernek.

Kendi içinde uzmanlaşma imkanı da sağlıyor; şöyle ki İngilizce ve Arapça ile temel düzey derslerini bitirenler ileri ve akademik kurumlarda gösterilen ilahiyat derslerini de ileri bir derece de alıyorlar. Bunun yanında açık öğretime de devam eden katılımcılar maliye, iktisat, uluslar arası ilişkiler gibi bölümleri de bitirebiliyorlar. Ama özellikle katılımcılar zamanlarının çoğunu buraya verdikleri için normal kurumlarda eğitim görenler bu seminerlere katılamıyorlar. Teknik açıdan bir okul olmadıkları için geçerli bir eğitim diploması vermiyorlar. Fakat kendilerini her açıdan geliştiren kursiyerler gerek M.E.B’in dil sınavlarına girerek, gerekse yurt dışına lisans ve yüksek lisans için giderek çok başarılı neticeler elde edebiliyorlar. Ömer Korkmaz da sonuç olarak Türkiye şartlarında nasıl her üniversiteyi bitirenin bir iş bulabilme olanağı kesinkes yoksa, buradaki seminerleri bitiren kursiyerlerinde bir iş bulabilme imkanı kesin değil. Ama onların verdiği bilgi ve kendilerini geliştirme olanakları sayesinde öğrenciler çok önemli yerlere dahi gelebilme potansiyelini kazanabiliyorlar. Ayrıca tekrar bu yapılanmada eğitimci olabilme imkanı da sağlanabiliyor.

Eğitim sistematiği daha önce belirttiğim gibi sürekli kendini yenileyen SED akademiye dayanıyor. Gerek Arapça, gerek Osmanlıca kaynaklardan faydalanılarak bir Arapça dil eğitim sistemi de kullanılıyor. Bunun yanında İngilizce eğitiminde Oxford kitapları da kullanılıyor.

11300

Öğrenmenin yaş sınırı yok!

Herhangi bir yaş sınırlaması yok ve önceleri sadece bayanların katıldığı bu kurs artık erkek öğrencileri de bünyesine alıyor. Kendisini ilk kez öğrencilerini mezun ederken bir tiyatro salonunda yapılan törende gördüm (Haziran ayında). Şu cümlesi benim için çok önemli geldi: “Eğer bir ideolojiyi, bir düşünceyi ve yahut bir akımı başlatmak istiyorsanız, öncelikle kadınlardan başlamalısın. Hiçbir hareket bayanlar olmadan düşünülemez.” Bu cümle hocanın fikirsel düşüncesini belirtir nitelikte.

Son olarak ekleyebileceğim, ilköğretimi bitiren herkesin katılabileceği ve herhangi bir alt yapıya gerek duymadan eğitim veren ve kendine “beşikten mezara kadar eğitim” felsefesini düstur edinmiş olan bir kurum bünyesinde Ömer Korkmaz ve ekibi gelecekte aydın ve daha iyi bir nesil yetiştirmeyi amaçlıyor. Burada katiyen bir kurumun reklâmını yapmak amacında değilim fakat ülkemizde bir sivil hareketin özellikle de eğitim alanında bir hareketin toplumun duyarlı bireyleri tarafından gerçekleştirmesinin önemli olduğununun altını çiziyorum.

İnşallah bu tip (sivil) sosyal hareketler daha da artar ve daha nitelikli bir topluma doğru ilerleriz. Aşağıda bu seneki mezuniyet töreninin fotoğraflarını gönderiyorum. Dikkatimi çeken ise; bir çok seçkin yazar ve büyüğümüzün çocuklarının da sedav'a katılıyor olmasıydı.

Daha fazla bilgi ve iletişim için: http://www.sedav.org/

 

Mustafa Runyun saygıyla iletti

11302

11303

11304

11305

11306

11307

11308

Resimleri büyütmek için üzerini tıklayın.

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 03 Şubat 2010, 23:23
YORUM EKLE
YORUMLAR
zeliha akkaya
zeliha akkaya - 9 yıl Önce

eski Sedav öğrencisi olduğum halde 2 yıldır şu haberi ben yapamadım ya yazıklar olsun bana!!

Rüştü
Rüştü - 9 yıl Önce

Zaman sivil eğitimi çağırıyor. Sedav'ı tebrik ederim, erken yakalamış olacağı.

Esra Nur M.
Esra Nur M. - 9 yıl Önce

Değerli bir hocamızın deyimiyle, 'ilim ve şahsiyet sahibi diplomalar' ancak Sedav'dan alınabilir herhalde.
Hizmetleri daim olsun. İnsallah.

Sümeyye Sel
Sümeyye Sel - 9 yıl Önce

Sedav hakkında merak ettiklerim vardı, benim için çok faydalı bir haber oldu teşekkurler.

banner19

banner13