banner17

Ama arkadaşlar iyidir!

Evet, kardeşi olmayanlar kitap okurlar, bunu biliyoruz. Kitap okuyanlar ise bir kardeşe zor sahip olurlar. Bünyamin Karabaş işte o zor kardeştir. Selamlar ona...

Ama arkadaşlar iyidir!

“Kardeşi olmayanlar kitap okurlar” kimin sözüydü? Şimdi hatırlamıyorum. Ama birçok kitap okurunun yalnızlığını (açlığını) gideren şey okumaktır. Okuyarak tutunursunuz. Hayata, aklınıza ne geliyorsa ona… Okuyarak eksikliğini hissettiğiniz şeyin yerine hayal gücünüzle var olan yeni argümanlar koyarsınız. Aslında sözü o kadar çok uzatabilirim ki, klişeye düşmüş olmaktan, söylenen şeyleri bir kez daha tekrar etmekten korkuyorum. O halde asıl konuma döneyim.

Dayının mekânında serinledik

Lise yıllarımdı. Edebiyat dergilerini takip ediyor, Sezai Karakoç okuyordum. O yıl kaçıncısı düzenlenen şiir gecesiydi hatırlamıyorum, edebiyat fakültesinin. Salonun ön sıralarındayım. Biri var, bir kolu alçıya alınmış. Önüme geçiyor, durmadan fotoğraf çekiyor. İlgimi de daha çok olumsuz olarak çekiyor doğal olarak. Bir şey de diyemiyorum. O gece öyle geçip gitti. Aklımda ise o gecenin en olumsuz kişisi olarak bir eli alçıda “o arkadaş” kaldı.

Aradan kaç gün geçti bilmiyorum fakat bu sefer aynı arkadaşla bir öğrenci evinde karşılaştık. Onun ona olan olumsuz tavrımdan haberi yoktu tabii. Sonra aynı sofraya oturduk, geceleri aynı küllük etrafında sabah ettik derken kolundaki alçısı artık alınmış olan “o arkadaşla”  dost olmaya başladık. Cağaloğlu’na birlikte indiğimiz günler birbirini kovaladı. Fatih’te dayının mekânında serinledik. Duvar dibinde pinekledik. O günlerde ona Sezai Karakoç’un Leyla ile Mecnun’unu hediye edecek kadar iyi dost olmuştuk. İkimiz de Konya’da üniversite okuyacaktık. Sanırım o tarih bölümüne kayıt yaptıracaktı, ben ise Türk dili ve edebiyatına. O her zaman olduğu gibi sözünde durdu ve Konya’ya, Selçuk Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’ne kayıt yaptırdı, ben ise İstanbul Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne…Bünyamin Karabaş

Adı Bünyamin Karabaş olmak

Kısa bir süre sonra Konya’dan onun -artık adını da salık verelim-, Bünyamin Karabaş’ın haberlerini almaya başladık. İlk iş olarak Hanzala’yı çıkarmaya başlamıştı Bünyamin. Hanzala sadece Filistin duyarlılığını kanlı ve sıcak tutmak için Naci el Ali’den mülhem aşkla çıkıyordu. Birçok ile de dağılıyordu. Ben de elimden geldiğince katkı yapmaya bayılıyordum o dergiye. Hanzala ile birlikte Konya’da yerel gazete ve televizyonlarda da önemli işler kotardı Bünyamin. Yine kendine has bir üslupla, heyecanla ve elbette kavgayla başka güzel işler de yapıyor.

İlhami Çiçek’ten mülhem “Feda” filmi!

Sadece kalemle dokunduğu şeylerle yetinmedi Bünyamin. Bir de baktık ki sessiz sedasız bir filme imza atmış Konya’da. Filmin ismi Feda. Rahmetli İlhami Çiçek’in “Satranç Dersleri” şiirinden yola çıkarak kaybedenin kazandığı, kazananın kaybettiği bir oyunun filmi olmuş Feda. Üniversitede gösterilmiş, Endülüs Kitap Kahve’de hem yönetmeni hem de oyuncularıyla bir toplantı tertip edilmiş, film üzerine konuşulmuş filan. Tüm bunlardan ise Bünyamin tek söz etmemiş, sessiz sedasız şiire, dergiye, 216’ya, öğrenci evlerine, gece sohbetlerine, sinemaya devam etmiş.

Evet, kardeşi olmayanlar kitap okurlar, bunu biliyoruz. Kitap okuyanlar ise bir kardeşe zor sahip olurlar. Bünyamin Karabaş işte o zor kardeştir. Selamlar ona…

 

Abdüssamed Bilgili Konya’ya bir selam gönderdi

Güncelleme Tarihi: 28 Eylül 2010, 16:14
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
haluk s.
haluk s. - 8 yıl Önce

"kardeşi olmayanlar kitap okurlar", şair ahmet murat'ın bir dizesi. osman konuk'tan işitmiştim ilk.

Prof. Dr.
Prof. Dr. - 8 yıl Önce

Bir güzel adamı bir güzel adam yazmışsa selamlar her ikisine de olmalıdır, evet evet tam da böyle olmalıdır. Yeni filmler, yeni şiirler, yeni dergiler, yeni kavgalar bekliyorum çocuklar...

selman maltaş
selman maltaş - 8 yıl Önce

bünyamin karabaş kocaman bir dosttur. kocaman bir samimiyet abidesidir. soğuk konya gecelerinde zemzem'de çorba içmeyi özlediğimdir.

Orhan Gazi
Orhan Gazi - 8 yıl Önce

Kimi insanlar cümle kurarak kalplerini gizlerler kimleri cümle kalp kesilir...Bünyamin Yusufa aramağan edilmiş felahın anahtarı...

sümeyye doğan
sümeyye doğan - 8 yıl Önce

Cemiyetin en sessiz adam’ı selamımızı almak için elbette ses eder. Es selam!
Ben saydım! Dört yıl geçti; insanlar değişti, şehirler değişti, siretler değişti, sular güzergâh değiştirdi de “o zor arkadaş” değişmedi. Ben gördüm!
Devam etti! Konya’ya, kahveye, namaza, sigaraya, kaleme, Endülüs’e, Kurtuba’ya, Hanzala’ya…
Feda edebilecek daha daha neleri var? Ben saymaya kalktım işin içinden çıkamadım…
Şimdilerde dünya’ya perde’sini Konya’dan çekiyor. Güneşe böyle bir vole görülmedi henüz…

banner8

banner19

banner20