Allah dostları İstanbul'u boş bırakmıyor

Medine’nin kardeşi muhacirlerini ağırlıyor, Yesrib asumandan İstanbul’u selamlıyor.

Allah dostları İstanbul'u boş bırakmıyor

 

Ey şehir, Ey İstanbul! İsmin çağlardan çağlara kutlu Nebi’nin gönlünden süzülüp geldi gönüllere. Fatih’in yüreğinde kor, Akşemseddin’in dilinde dua oldun. Ve şimdi İstanbul sen bizim oldun. Avrupa hayali, Boğaz’ın sularına düştü, fena da olmadı, Avrupa cazibesini yitirdi. Şimdi sen arzda, asumanda Yesrib seni selamlamakta. Trafikmiş, kalabalıkmış... Yok, bunlar insanların kafalarında. Sen şimdi arz sahnesinde başrol oyuncusu, öyle bir cevher taşıyorsun ki bağrında, O kendini işlemiş, şimdi alemi işlemekle meşgul. Duyduk ki veliler, alimler buraya yönelmiş, nasipsizler de ben gelmem diye ayak diretiyor, “Gelmezsen gelme!” Gene de en doğrusunu Allah bilir.

İstanbul’un misafirleriSeyyid Muhammed Accen El Hadid

Bu cazibeye kapılarak buraya gelen bir misafir dikkat çekiyor İstanbul’da. Rufai şeyhi olarak da bilinen Seyyid Muhammed Accen El Hadid. Lale Gül FM’de sohbetleri yayınlanmış, Arifan Tasavvuf Araştırma derneğinde çocukların eğitimiyle ilgilenmiş. Kendisi isminden de anlaşılacağı üzere seyyidlerden, soyu Seyyid Ahmed Er-Rufai Hz.den, Efendimize ulaşıyor. Musul’da dünyaya gelmiş, babası Irak Ehlibeyt başkanı Muhammed Zennun (k.s). Babasından fıkıh, siyer, tefsir, edebiyat ve gramer okumuş, bunlar ve tasavvuf ilminden icazet almıştır. Medine, Suriye ve Irak’ta birçok âlimden siyer dersi okumuştur. Musul Funun’ul- Cemile fakültesinde Kur’an-ı Kerim hattı ve tezhip alanında yüksek lisans yapmış. Musul’da öğretmenlik ve birçok okulda müdürlük görevi yapmış. Ancak oradaki karışıklıklar ve baskılar yüzünden görevinden istifa etmek zorunda kalmış ve babasının vefatından sonra da Rufaî şeyhliği emanetini devralmıştır. Bütün dünyada bu yolun usül ve adabını insanlara anlatmak için Suriye, Türkiye, Almanya, Arabistan, Ürdün ve Irak’a seyahat etmiş, ve buralarda tekkeler medreseler açmıştır. 13 tane telif eserleri vardır ve bunların bazıları Türkçeye çevrilmiş.

Onları ne getirdi?

Şimdi böyle bir şahsın hayatını okuduğumuzda veya yaşadıklarına şahit olduğumuzda sanki onlar başka bir boyutta yaşıyormuş gibi gelebilir bize. Bir hakikat, insanın idrakini aşıyorsa bunu insanlar yok sayabilir ama onların yok saymasıyla yok olmaz, vardır. Eyyüb El-Ensari Hazretlerini, Murad-ı Münzevi Hz.’ni ve bir çok veli ve âlimi buraya getiren sebep bu devirde de bu büyük insanları buraya getirmiş olamaz mı?

Ne güzel, hoş geldi, sefalar getirdi. İnşallah bütün büyükler İstanbul’a gelir, bu kaleye güç katar. Türkiye’de inançlı gençliği yetiştirmek ve dünyada zulüm gören kardeşlerimizin zulümden kurtulması için gayret gösterirler ve bize de dua ederler.

 

Tuğba Kaya bildirdi

 

 

Güncelleme Tarihi: 07 Mart 2012, 23:55
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Tuğba Özbek
Tuğba Özbek - 7 yıl Önce

http://nedir.antoloji.com/h-galip-hasan-kuscuoglu/Kendisi de geçen sene İstanbul'a teşrif etmiştir...

Sadullah
Sadullah - 7 yıl Önce

Ne güzel şeyler bunlar. Yazarın ellerine sağlık.

banner19

banner13