banner17

Ali Ural'ın dersinde ne var?

Ali Ural'ın TYB'deki yazarlık derslerinden öğrencisi Alper, bizim için Ali Ural'ın derslerinden aldığı tadı yazdı.

Ali Ural'ın dersinde ne var?

Ali Ural. Kimilerine göre bir edebiyat dehası. Kimilerine göre döneminin edebiyatçılarından herhangi bir yönüyle ayrılmayan sıradan bir yazar. “Bana göre Ali Ural”ı ise hiç açmayalım. Yoksa Posta Kutusundaki Mızıka ile başlayan edebiyat maceram dallanır, budaklanır, dillenir.

Yazarlığın dersi olur mu?Ali Ural, Posta Kutusundaki Mızıka

Yazarlık derslerine ilk gidişimde kendime sorduğum soru aslında bu değildi. Ali Ural zaten bende başkaydı. Sorguladığım şey yazarlığın dersinin olup olamayacağıydı. Rasim Özdenören, İsmet Özel, Sezai Karakoç bu işi kimden öğrenmişti de Ali Ural bize öğretmeye kalkıyordu.

Tüm bu çelişkilere rağmen önyargım yoktu. Çünkü Ali Ural’a gidiyorduk. O Abdullah bin Revaha’nın öğrencisi, batıya yüzünü dönmüş doğuya sırtını dayamış bir kalem şövalyesiydi. Yazarlar, şairler yarası olan kişilerdir. Bir insan ne kadar okursa okusun, yazarsa yazsın, gör(e)memiş, yaşamamışsa bir yerden sonra tıkanır.

Gözleri “yaşadım” diyordu

ali ural.bmp_1.jpgAli Ural’la ilk dersimizde bunları düşündüm. Derse gelenler arasında mutlaka çok okuyanlar vardı, mutlaka o ruha sahip olanlar vardı. Peki ya diğerleri… İkinci ders, üçüncü ders derken anladığım şey şu oldu. Yaşanan yaşanmıştı. Evet, yaşanan şüphesiz ki yaşanmıştı. Derse gelen herkes yaşamıştı. Gözleri “yaşadım” diyordu. Ama nereye yürüyeceklerini bilmiyorlardı. Yani biz… Sesleniyorduk. “O kadar yolu yürüdük, ayağımızda demir çarık, mataramızda tuzlu su. Şu kapıyı açıverin bize! Vallahi bilmiyoruz anahtar nerede.”

Ali Ural o kapıyı araladı bize. İçeri buyur etti. Okudu, okuduk. Yazdı, yazdık. Konuştu, dinledik. Birer çay içtik. Çantasını topladı. Yazarlar Birliği’nin köşesinden aşağı kıvrıldı Şûle Yayınları’na doğru.

 

Alper Güncan o derslerdeki tatla yazdı

Güncelleme Tarihi: 24 Haziran 2010, 00:01
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Gülendam Ulusoy
Gülendam Ulusoy - 8 yıl Önce

Pendik'teki atölyede çocuk hikayeleri yazanlarımız, damardan girip "arabesk-klişe" eleştirilerine maruz kalanlarımız (Ali Bey'e şiir beğendirmek zor), hiçbir şey yazamasa da çok iyi eleştiri yapanlarımız, küçük ablalarımız, her hafta derse çiçeklerle gelen ağabeylerimiz var.Sene sonunda hasadımızı toplayıp "Bu seneki mahsul geçen seneden biraz daha çok." dedik mi gözleri ışıldar hocamızın. Edebiyat sevdalısı erkesin o havayı soluması lazımdır kanımca. Buyurun, beraber aralayalım kapıları.

zehra
zehra - 8 yıl Önce

Ayrıca Ali Ural Burç Fm de cumartesi 22.30 Yazarlığın sırları adında program yapıyor,kendi deyimiyle 'notu kıt bir hoca' olduğunu söylüyor,ilgilenen arkadaşlara...

banner8

banner20