banner17

Adı Yok ama sözü var!

Ömer Sevinçgül, Adı Yok adlı dergiyle başladığı yolculuğunu büyüterek devam ettiriyor.

Adı Yok ama sözü var!

 

Zafer Dergisi elden düşmezdi

Ömer Sevinçgül adıyla ilk karşılaşmalarım Zafer Dergisi’nde olmuştu. Dergide okuduğum, adına rastladığım bu yazarın Risale-i Nur okumaları için hazırladığı Lügat de elimden düşmeyen çalışmalarındandı. Sonradan kendisiyle aynı şehri paylaştığımı öğrendiğim Sevinçgül ile, Zafer dergisinin bürosunda tanışma ve sık sık görüşme şansını da yakaladım. Zafer dergisi ki 1990’lı yılların en revaçta olan dergileri arasındaydı. Hikmetli sözleri, risalenin ışığında kaleme alınan tadımlık yazılarıyla bir zamanların elden düşmeyen dergileri arasındaydı.

Kulluğum SultanlığımdırÖmer Sevinçgül, Kulluğum Sultanlığımdır kitabı

Ömer Sevinçgül’den okuduğum ilk kitap, Kulağım Sultanlığımdır kitabıydı. Tam bir hikmetler kitabı olan bu çalışması kulluğun nasıl bir yola düşmek olduğunu, kader çizgisinin bizi nerelere çağırdığını ve kâinatın aslında bir ayna olduğunu örneklerle anlatan bir kitaptı. İnsanlara asıl sultanlığın kulluğun hakkını vermekte olduğunu anlatan bu kitabıyla aslında yazar, kişisel gelişimin kaynağının Kuran’da olduğu görüşünü kişisel gelişimcilerin ağlarını örmeye başladıkları 1990lı yılların başında iddia etmekteydi. (GYY notu: İnşallah biliyoruz ki kişisel gelişim sapıklığının aslı Kur'an değildir! Kişisel gelişim kapitalist bir tuzaktır! Bu tuzağa dindarlardan da düşenler olmuştur.)

İkinci kitabı, Güzel Konuşma ve Yazma Sanatı ise daha çok bir yazarlık el kitabı tarzındaydı. Yazarlığın hassas noktalarını işaret eden, yazar adaylarına yol gösteren bu kitapta, yazarken dikkat edilecek bütün noktalara örmeklerle değinen yazar aslında çıkacağı yolun da ipuçlarını vermeye başlamıştı.

Adı Yok okulu

Ömer Sevinçgül’ün genç yazar adaylarına dair ilk girişimi olarak sayılabilecek Güzel Konuşma ve Yazma Sanatı kitabının bir devamı da Adı Yok dergisidir. 1997 yılında edebiyat kulübü yayın organı tarzında çıkan dergide asıl amaç genç kalemlere bir yol çizmekti. Mevsimlik çıkışını aksatmadan hâlen devam ettiren Adı Yok dergisi, Ömer Sevinçgül’ün en önemli eseri sayılabilir. Eli kalem tutmaya yatkın gençleri bir araya getirmeyi amaçlayan bu çalışmanın devam ediyor olması, azim ve istikrarın zaferi olarak görülebilir.

Ömer SevinçgülAdı Yok’tan Carpe Diem’e

Ömer Sevivçgül’ün adını bir süre duyamayan yayın dünyası şimdi onun ardı ardına çıkan kitaplarıyla raflarını renklendirmekte. Adı Yok’un bir yayını olan Carpe Diem’de Ömer Sevinçgül’ün peşpeşe çıkan kitapları, gençler için bir rehber niteliği taşıyan çalışmalar olarak okuyucularını bekliyor. Kişisel Gelişim’e hikmet yönünden yaklaşan bu kitaplar, Her şey Zamanını Bekler diyerek, kalplerin gerçek sesini dinlemenin anahtarını sunarak, gençleri bir başına bırakmayarak ve sizi seven biri var diyerek önemli işaretlerle kalplerin keşfine doğru bir yolculuğa açık davetler sunuyor.

Carpe Diem’de ayrıca Adı Yok’tan yetişen birçok genç kalemin de kitapları çıkıyor. Hitap ettiği kesim genelde gençler olan bu çalışmalar aslında kişisel gelişimin basma kalıp terimlerinden sıkılanlar için iyi bir kaçış noktası olabilecek bir sığınak olarak okuyucularını bekliyor.

Ömer Sevinçgül’ü okumak ve okutmak gerek. “Ne okuyalım?” diyen gençler için bir tercih olarak onun kitapları okuyucusunu bekliyor.

 

Mustafa Uçurum yazdı

GYY notu: Müslüman kimliğini ifade etmek konusunda dindar çevrelerden farklı bir dil ve üslup kullanan Carpe Diem ve Adı Yok tecrübesinin aslında 28 Şubat sonrasında kendisini ifade etmek konusunda tereddütler, çekingenlikler yaşayan Türkiye Müslümanlarının gençleri için "daha tehlikesiz", daha "sorun çıkarmayan" bir dindarlık kurgusu olduğu söylenebilir. Hayırlı çabaları için elbette Allah onlardan razı olsun ama bu ara dönem dil arayışının açtığı sorunlara karşı da uyanık olmak, asla ve kat'a korkak ve ezik olmayan bir Müslüman genç dili geliştirmek gerektiği düşüncesindeyim. Azıcık dindar, azıcık modern, çokça demokrat, kişisel gelişimci dil, üslup ve kurguların bize hayır getireceğini görmüyor değilim ama götüreceklerinin de büyüklüğünü görmek lazım! 

Çok yobazca gelecek belki ama biz Hadis El Kitabı hazırlayan Ömer Sevinçgül'den yanayız!  

Güncelleme Tarihi: 10 Ekim 2011, 22:30
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20