Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu göçtü bu âlemden

Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu, Mesnevi mütercimlerimizden. Maalesef kendisini ve eserlerini bugün hatırlayan, anan pek yok. Ondan geriye muazzam Mesnevi tercümesi, şiir kitapları ve yazıları kaldı. M. Murtaza Özeren yazdı.

Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu göçtü bu âlemden

Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu, Mesnevi mütercimlerimizden. Maalesef kendisini ve eserlerini bugün hatırlayan, anan pek yok. 16 Aralık'ta ahirete irtihal eylediğine dair haber geldi. Ondan geriye ise muazzam Mesnevi tercümesi, şiir kitapları ve yazıları kaldı.

Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu hakkında biraz ansiklopedik bilgi ile başlayalım: 1929 Malatya doğumlu. 1949 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 1946 yılından itibaren yazıları ve şiirleri Yedigün, Hergün, Büyük Doğu, Çınaraltı, Türk Yurdu, Türk Dili, Yelken, Türk Edebiyatı, Diriliş, Hisar, Milli Kültür dergilerinde yer aldı. Yeni İstiklal (1965) ile Milli Gazete'de köşe yazıları yazdı. Diriliş dergisinde divan şairlerinin tercüme-i hallerini aktarıyordu. Geçen gün ise vefat haberini duyduk ve uzun bir ömrün hikayesi nihayete ermiş oldu. Abdullah Öztemiz, ömrünün büyük kısmını İstanbul dışında, Gemlik’te geçirdi. İstanbul’daki kültür ortamına yakın bir ömür sürse idi kuvvetle muhtemel bambaşka bir portreden söz ediyor olurduk.

Tüm divanlar yansa, kaybolsa...

Öztemiz’i her ne kadar Mesnevi tercümesi ile ansak da aslında geçmiş mirası sırtlamış bir şairdir. Şiirlerini birçok dergi ve gazetede yayınlamıştır. Aruzun son temsilcilerindendi ve bu vezni büyük maharetle Türkçe söyleyişe uygun olarak kullanabiliyordu. Nitekim kendisine ölçü olarak da Mehmet Akif ile Yahya Kemal’in şiirlerindeki Türkçe söyleyişi alıyordu. Sessiz Gürültü, Yağmur Yayınları'ndan çıkan ilk şiir kitabı. Aslında kendisinin ömrünü de da çok iyi hatırlatmakta bu isim: İstanbul’dan uzakta, buradaki kültür ortamında yankılar yaratan bir şairdi kendisi.

Çeşitli antolojilere (Dinî ve Ahlâkî Şiirler Güldestesi, Naatlar) de imza atan Öztemiz, şiirlerini son yıllarda merhum Ali Nar’ın İslamî Edebiyat dergisi ile Selami Çekmegil’in Kriter dergisinde yayınlamaktaydı. Uzun yıllardan sonra yayınlanan son eseri ise, 2013 yılında Prof. Dr. Hasan Kavruk’un hazırladığı, Malatya Belediyesince basılan Kendimle Göz Göze adlı şiir kitabı oldu. Eser Öztemiz’in 1963-2010 yılları arasında yazdığı şiirlerden bir demet sunuyor.

Öztemiz’in klasik edebiyatımıza vukufiyetini her nasıl aktarsak yetersiz kalacaktır. Fakat Ahmet Güner Elgin’in Marmara Kitabeleri’nde aktardığı şu anekdot, Öztemiz’in ne derece klasik edebiyata vakıf olduğunu gösterir: “Söz divan edebiyatına gelince Mehmet Çavuşoğlu ile Dr. Abdullah [Öztemiz Hacıtahiroğlu] arasındaki tartışmayı ve sataşmayı dinlemek ayrı bir zevk olurdu. O zamanlar şöyle düşünürdüm: Tüm divanlar yansa, kaybolsa, Mehmet'le Abdullah, ezberlerinden onları yeniden yazabilirlerdi. Onların hafızalarına hep şaşmışımdır. Daha siz ilk mısraın ilk kelimelerini söylerken hem Mehmet hem Abdullah şairini söylemekle kalmazlar, gazeli baştan sonra ezbere okurlardı.”

Bu tercüme de isbat etmiştir ki, Anadolu Müslümanlarının şuuru uyanıktır”

Mevlana’nın vefatının yıldönümü haftası vesilesi ile biraz da Öztemiz’in Mesnevi tercümesinden hususi olarak bahsetmek istiyorum. Öztemiz, Mesnevi’nin ilk cildinden, yarısı kadar bir kısmı (2000 küsur beyit) tercüme etmiş ve bu tercüme 1972 yılında Ötüken Neşriyat’tan yayınlanmış (2013’te bu eserin yeni bir edisyonu Zigana Yayınları'nca yapılmış). Bu eserin özelliği, Mesnevi’nin kendi veznine (fâilâtün/fâilâtün/fâilün) sadık kalınarak, manzum halde tercüme edilmesi. Eserin mütercimi Öztemiz’in aruza ve geçmiş mirasa vukufiyeti sayesinde böylesine yetkin ve nitelikli bir eser ortaya çıkmış.

Öztemiz, eserin önsözünde kendinden evvelki Mesnevi tercümelerinin ayrıntılı bir listesini verip kendi tercümesinin bu kümede nerede yer aldığını belirtiyor: İki buçuk asırdan beri vezne sadık, tam anlamıyla Türkçe söyleyişe uygun ilk tercüme. Ülkemizde Mesnevi’ye yaptığı bu hizmet İran Kültür Bakanlığı tarafından dahi ödüllendirilmiştir. 2007 yılında Abdullah Öztemiz hususi olarak Meşhed kentine davet edilmiş ve orada kendisine altın madalya takdim edilmiş.

 

Abdullah Öztemiz'le yapılan

bir mülakat.

Tabip dergisi, 1989.

Eser kitap olarak yayınlanmadan evvel bazı bölümleri gazetede tefrika edilmiş. Bunun üzerine bazı fikir adamları görüşlerini bildirmişler. Bu görüşler arasından Sezai Karakoç’unki tercümenin esas önemini ortaya koymaktadır: “Günümüzde de Veled Çelebi İzbudak ve Tahirü’l-Mevlevi’nin tercümelerinden sonra bugün de, aynı vezin ve lirik sesle, yeni bir manzum tercümenin, yakın dirilişimizin, aynı kerametten fışkıran sıcak bir muştusu gibi gelip bizi sardığına şahit oluyoruz: Şiirini ve bütün edebiyat gücünü geleneğimizin dünya çapındaki ekolü olan divan edebiyatının temel ölçüsü aruzun yaşamasına adamış bulunan şair arkadaşımız Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu’nun başarılı manzum tercümesi, bu kutlu oruç günlerinde Bugün gazetesinde yayınlamaya başladı. (…)

Bu tercüme de isbat etmiştir ki; Anadolu Müslümanlarının şuuru uyanıktır. Bundan sonra da bugünün diliyle Mesnevi’nin tercümesini okuyacak ve o aşkla dolu olarak yetişecek olan nesil, İlam yolunda daha güçlü, daha zengin ve sağlam ruhlu ve daha donanmış olacaktır.” (Sütun, 1961)

Öztemiz’in kütüphanesi ve evrak-ı metrukesi en iyi şekilde değerlendirilmeli

Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu da göç eyledi bu diyardan. Allah rahmeti ile muamele buyursun inşallah. Ancak şimdi geride kalanlar, özellikle de ailesi ve araştırmacılara düşen çok mühim bir iş mevcut: Öztemiz’in kütüphanesi ve evrak-ı metrukesini en iyi şekilde değerlendirmek. Özellikle, neredeyse 40 sene boyunca hiçbir kitap yayınlamamış olan Öztemiz’in evrakı büyük bir önemi haizdir diye düşünmekteyim. Öztemiz gibi titiz bir araştırmacıyı göz önüne aldığımızda, kütüphanesinin pek çok yazma ve eski harfli matbu nevadirden eseri ihtiva ettiği ve bunlar üzerine illa ki çalışmalar yaptığı namümkün bir olasılık değildir. Hem de bu süre zarfında Mesnevi’nin geri kalanını da tercüme etmeye girişmiştir belki Öztemiz.

Umarım yitip giden nice kütüphane ve evrak-ı metrukenin kaderi, Öztemiz’in bakiyesine yazgı olmaz. Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu, elimizdeki birkaç eseri ile bile unutulmayacak bir isim fakat bu adın kültür hayatımıza daha büyük puntolarla yazılması, ondan sonrakilerin bakiyesine sahip çıkmasına bağlı.

Dr. Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu'nun eserleri ve fotoğraflarından oluşan bir video klip:

 

M. Murtaza Özeren yazdı

Güncelleme Tarihi: 05 Ocak 2016, 15:46
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
birol
birol - 13 ay Önce

merhabalar.Rahmetli babanız farsça eğitimini kimden yada kimlerden aldı?ayrıca şuan gerçek bir mevlevi şeyhi var mı?hürmetlerimle...

Mehmet Umur Öztemiz
Mehmet Umur Öztemiz - 3 yıl Önce

Değerli yorumlarınız için teşekkürlerimi sunarım. Bilgi belge ve her tür detay için siz değerli araştırmacılara bilgi vermeye hazırız. Saygılarımızla

banner19