Abdülbaki Kömür kime küstü?

Abdülbaki Kömür sesini bilenler bilir, hani o üzerinde Santa yazan kasetteki ses. 22 yıl öncesinin. Kömür'ü arıyor gözlerimiz.

Abdülbaki Kömür kime küstü?

Spor salonlarında konser vermek zorunda kaldılar, parti mitinglerinde  milleti coşturmak hatta –"yaptığınız müzik helal mi?" tarzında gıcık ötesi sorulara cevap bile verdiler. Genç kızlar eserlerine tempo tutuyor diye tepkiler aldılar. Hacı amcalar zikirli söylemiyorlar diye sevmedi onları… Ama şimdi aramızda yoklar. Yıllarca dinledik hala dinliyoruz; peki ama neredeler, niçin yoklar?

Abdülbaki KömürAbdülbaki Kömür onlardan biri. Soruyoruz nerede?

Onu kızkardeşimin ağlayarak dinlediği  eserleriyle tanıdım. 

Bir yağmur sonrası gurbet ilde akşam

Ruhumun dinmeyen nedametleridir 

diyen kadife sesiyle  şakır şakır bir yağmura yakalanıyorduk; ellerimizde uzayan yağmur yalnızlıkları… 
 
Usuldan bir kar yağar kuş kanadı gibi hafif

Konar yanağına erir, serinliğiyle okşar

Resim çizer gökyüzüne ,selam getitir bulutlar

Ayazda kan süzülürde kar üstüne damlar donar  
 

Yalnızlığın bestesini yeryüzünde o söylüyordu, gökyüzünde ay.

Dağlarda kardeşleri vardı, kaset kapaklarındaki resimleri bile kendisi  çiziyordu*. 
 

Yorgan olsun istiyordu yüreğine ay ışığı /yetim evlerinde bir baca olup gökyüzüne dolana dolana tütmek istiyordu. Zarif yüreğinden dökülenler kalbimize dokunuyordu, yaralarımızı kanatıyordu. 

Gecenin içinde bir dost ararken, ellerimiz buzlu camlara uzanırken, vaktin ipliğini hüzne sararken, şehrin yorgun ışıklarına bakarken, on adımlık avlularda gökyüzünü ararken, akşamüstleri yüreğimize inerken, gözlerimiz hasrete ağlarken hep o tercüman oluyordu hislerimize. 
 
Slogan atmıyordu, bağırmıyordu. İçimizden geçen cümleleri tutup  hoş sadalar bırakıyordu  ellerimize.

Bosna için, Başbağlar için şiirler  yazıyordu. Bizim yerimize bizden çok çalışıyordu sanki. 

su uyudu yer uyudu, suya hain izi düştü

karahaber tez duyuldu, yüreklere közü düştü

geçit vermez yalçın dağlar, deli deli akar çaylar

kana bulandı başbağlar, toprağa can özü düştü 
 

oy bağbağlar, oy başbağlar

göynür içim ataş bağlar

nasıl vicdan ki taş bağlar 

Şehrin gecelerine hüzün taşıyordu bir adam. Yayın yönetmenliği yapıyordu ilk kurulan radyolardan birinde, ilk kasetlerde hep onun sesi vardı, radyo programı yapıyordu, şairdi, karikatürler çiziyordu, besteler yapıyordu. 
 

Bosna Hersek'in gülleri solgun açıyor duydun mu

Talan vurmuş bahçeleri bülbül ağlıyor duydun mu

Nerde insanlık nerde uygarlık

Nerde dünya nerde, sessiz kaldı zulme, petrol yok diye mi?

diyen sesi savaşın en amansız anlarında ağıtlarımıza yoldaş oluyordu.

Radyodan rumuzlarımızla istekler istiyorduk . 

Kalmışım ortasında karanlıkların göremem anne

Yollarımı bağlar demir parmaklıklar gelemem  

Bir kurşun olur zaman saplanır tam alnıma

Gülemem anne 

diyordu o ; boğazımıza günlerce çözülmeyen bir yumruk düğümleniyordu.

Çocuktan, hüzünden, anneden, şiirden, zamandan, bahardan, çiçekten dem vuruyordu. İnceliklerle bir şair kalbiyle işliyordu sesini. 

Sonra şiir albümleri yaptı. Şair olarak anılmak istedi belki de. 

Güzel insanlar gider sessiz bir yağmur kalır

Ellerimizin yalnızlığına yıkılırken gurbet

Bizi parmakla sayılmayan acılardan geçirip

Bir hatıra kadar bölünmez dostluklara çıkarır 

Camlara veda kelimeleri yazarız sonra

Hüzün bir gölge  gibi yürürken duvarlarda

İnsanlar anlamaz dünyamızı kardeşlerim

Çoğaltıp sessizce avuçlarımızı dualarda 

Yürüyelim bahçelerde bir bahar gibi

Kocaman bir yürek çizelim toprağa
 

Ellerinde bir parça İstanbulla, dudağında eskiyen hasret şarkılarıyla, bir sevda gibi kararlı adımlarla  darağacına tebessüm* eden bu güzel insanın ansızın çıkıp gelmesini bekliyoruz. 
 
 
 *Ah Bosna kasetinin kapağına ayrıca bakmanızı tavsiye ederim.

*Darağacına Tebessüm/ şiir kitabı 
 
Fatma Nur Ünal hatırlattı, özledi

Güncelleme Tarihi: 09 Temmuz 2009, 08:17
YORUM EKLE
YORUMLAR
zeliha akkaya
zeliha akkaya - 10 yıl Önce

beğendim bu haberi gerçekten! az daha unutucakken bu sesi tekrar duyurdunuz..teşekkürler..gerçekten merak ediyorum Abdulbaki KÖMÜR nerdedir ne yapar? ASIR AJANSI arayıp soruyrum hemen şimdi!!

sevde
sevde - 10 yıl Önce

buğulu sesiyle anlamlı sözleriyle hayatımızda yer etti şimdilerde kimseler eski parçaların etkisini gösterecek eserler üretemiyor dilimizde herbiri slogan olmuştu ezbere bilirdik hepsini defterlerimizin arkalarına yazardık sözleri bizden de selamlar olsun özledik .....

ibrahim şahin
ibrahim şahin - 10 yıl Önce

haber bir tablo ümmetten. insanımızın kadirbilmezliğini vurguluyor bir bakıma. kendimi bir konserde buldum bir an. A.baki abiyi o kainat kadar geniş yüreğiyle bir hüzün ve coşku yelpazesinde tabi ki. seyircileri de tabiki. kardeşimiz hissederek yazmış tebrik ederim. ama katılmamış olsa da bir hassasiyeti gıcık ötesi olarak isimlendirmesini yadırgadığımı belirtmek isterim. tabi ki kızlarımızın coşku kontrolü sorunuyla birlikte müzik anlayışnın sorgulanma biçimini de. tebriklerimle efendim.

Ahmet Yerli
Ahmet Yerli - 10 yıl Önce

Abdülbaki Kömür, kömür gibi ısıttı benim içimi. Şimdi doğal gazlarla ısınıyorum ama onun verdiği sıcaklıktan hâlâ çok uzaktayım. Ya da o benden uzakta. Ellerine kar yağıyor bir yerlerde.

Ah Bosna kasedinin kapağı da ayrı bir güzeldir. Teşekkürler hatırlattığınız için bu güzel insanı.

fkgk
fkgk - 10 yıl Önce

adamlarımıza biz sahip çıkmazsak kim çıksın kaset çıkarırlar almayız,kitap çıkarırlar okumayız,program yaparlar takip etmeyiz.ondan sonra nasıl küsmesinler.unutamadığım ezgilerin başındadır zaman hala dinlerim ve duygulanırım.hoşsada takipçilerindendim bende, aramıza dönün lütfen.ama geçenlerde kızıma abdülbakinin hazırladığı bir müzik kaseti aldım tabi onun adını görünce hiç tereddüt etmedim.harika çok beğendik tebrikler baki abi arayan buluyor bişekilde.

S.M.
S.M. - 10 yıl Önce

"Kalmışım ortasında karanlıkların göremem anne

Yollarımı bağlar demir parmaklıklar gelemem

Bir kurşun olur zaman saplanır tam alnıma

Gülemem anne "

bu dizelerin geçtiği ezginin ismi nedir acaba?

musenna
musenna - 10 yıl Önce

selam ummete olsun...unutmadıgım birinin ezgisini yazmıs kardesim...unutmadıkki onu ...hala dinliyoruzki bu gericileri(!)...bizi anlayanlar var biliyoruz zamanın otesinde.....cok saol abi beni ihtida ettgimde uyandırdın halada uyanmaya calısıyom....demiştinya bir ara..kucuk cocukları kucuk kursunlarlamı vururlar anne ..diye evet hala o kural geziyo zalim dunyada ...biz yokuz diye belkide s.a

fatma nur ünal
fatma nur ünal - 10 yıl Önce

abdülbaki kömür direnç -diye aratırsanız çıkıyor nette.

kar çiçekleri albümünde olmalı öyle hatırladım .

ayrıca birde anne parçası var ki onuda tavsiye ederim

bazen düşer ya insan umarsızlığa /
nedeni bilinmez
bir yumruk düğümlenir hani gırtlağa /
günlerce çözülmez


banner19

banner13