banner17

68 yaşında bir genç!

Eskişehir'de beyaz saçlı bir genci, Atasoy Müftüoğlu'nu ziyaret ettik, gönül heybemiz doldu..

68 yaşında bir genç!

Yolu Eskişehir'e düşüp de Atasoy Müftüoğlu'yu görmeyenler yansınlar hallerine. Herkese nasip olur mu bilmem ama bana nasip oldu o vakur, nur yüzlü, mütebessim insanı görmek. Eskişehir'e, Cafcaf çizerlerinin söyleşisine katılmak için bir grup arkadaşla gitmiştik Ankara'dan. Söyleşiden sonra biraz da şehir dışından gelmiş olmanın verdiği avantajla Asım Gültekin'in peşine takılıp önce yemek yedik ardından da adını duymuş olsam da hakkında pek bir şey bilmediğim Atasoy Müftüoğlu'yu ziyarete gittik.

Yolda Asım hocaya sordum "Hocam kimdir bu amca?" diye. "Said Nursi hazretlerinin elini sıkmış, üstad Necip Fazıl'la aynı evde kalmış bir büyüğümüz” dedi. (Daha sonra öğrendiğim kadarıyla da Asım hocanın en sevdiği, en çok hürmet ettiği iki yazardan/düşünürden biriymiş.)

Atasoy Müftüoğlu ile birlikte

Saçı sakalı bembeyaz bir amca görünce karşımda pek şaşırmadım doğrusu ama tahmin ettiğim gibi dünyadan elini eteğini çekmiş biri değildi, aksine benden de oradaki herkesten de dinç, genç, heyecanlı  ve idealist olduğunu bir kaç dakikalık konuşmasından anlamak mümkündü. Büyülenmiş bir şekilde dinledim anlattıklarını. Okullara gidiyor, öğretmenlerle görüşüyor, "Alacakaranlık" serisini okuyacak kadar bile olsa edebiyatla, kitapla alakalı çocukları buluyor ve haftada bir, isteyenlerle kitaplar üzerine sohbet ediyor. Ayrıca üniversiteli gençlerle de felsefe sohbetleri yapıyor. Ne müthiş bir insan! Dinlerken konuşması hiç bitmesin istiyorsunuz. Bir ara kalkıp elma ikram etti, misafire çok önem veriyor Atasoy Müftüoğlu.

“Sarığın yanından sarkan kumaş kısaldığı için bu haldeyiz!”

“Neden bu geri kalmışlığımız, bu silik ve dağınık halimiz? Ne yapmalı da toparlanmalıyız?” sorularına uzun zaman cevap aradığını anlattı Atasoy Müftüoğlu. Biri gelip kolundan tutmuş, "Bu kadar kafa yorduğun şeye bak, ben seni bizim şeyhe götüreyim o cevaplar sorunu" demiş. Şeyh, kendinden emin ve üstelik alaycı bir tavırla başındaki sarığın yandan sarkan kumaşını eliyle göstererek "Ne zaman ki Osmanlı padişahları bunun boyunu kısalttı kısalttı hatta fes taktı tüm sıkıntılar o zaman başladı." demiş. Yani o kumaşı uzatırsak her şey düzelecekmiş! Gülmemek için kendimi zor tuttum, acınacak bir durum..

Bunları anlattıktan sonra bir de Türkiye'yi yakından tanıyan İsrailli birine aynı soruyu sorduğundan bahsetti Atasoy Müftüoğlu. (İsraillinin bir özelliği vardı ama hatırlayamıyorum ya felsefeyle uğraşıyordu ya da diplomat gibi bir şeydi.) Cevaben şunları söylemiş: "Önceden Kurtuba'nız vardı. Kütüphanelerle, binlerce kitapla dolu bir şehir. O kütüphanelerde sohbet meclisleri kurulur, ilim irfan sahibi kimseler/düşünürler dersler verirdi. Edebiyat, sanat ve her türlü bilim hakkında özellikle gençler çok iyi yetiştirilirdi. Şimdi böyle bir merkeziniz olmadığı için geri kaldınız. Toplum, Kurtuba'da olduğu gibi beslenemiyor. Sıkıntı buradan kaynaklanıyor."

İşte aynı soruya iki cevap. Hangisinin doğru olduğuysa gayet açık!

Atasoy Müftüoğlu ve Asım Gültekin

Entelektüel bir nesil lazım

Atasoy Müftüoğlu, bunları  anlattıktan sonra bu meselenin yani kendimizi yenileme meselesinin çok hayati olduğundan bahsetti ve şunları söyledi: "Sizden önceki jenerasyonun en büyük hatası kendilerinden başkasına kapalı olmalarıydı. Necip Fazıl da böyleydi çağdaşları da. Şimdilerde bakıyorum kitabevlerine gidip yeni şair ve yazarlar neler yapmış diye kitapları inceleyen çok az sayıda.

Size düşen bilincinizi açmak, genişletmek, dünyadan haberdar olmak ve kendinizi entelektüel anlamda çok iyi yetiştirdikten sonra İslamı bu zamana göre yeniden yorumlamak, yeniden hayata geçirmektir. Geçmişin yöntemleri bugünün ihtiyacını karşılamaya yetmiyor. Bugünü yaşayan siz olduğunuza göre bugünü yeniden yaşanılır kılmak da sizin elinizde."

Elimde yemeye kıyamadığım kırmızı elma, kolumda Atasoy Müftüoğlu'nun herbirimize hediye ettiği kitaplar ve bir de gene hediye olan  1003 sayfalık bir sözlük: Modern Toplumsal Düşünce Sözlüğü. Tekrar ziyaret etmeyi kafamıza ve kalbimize koyarak vedalaştık bu vakur, genç adamla...

Dipnot: Atasoy Müftüoğlu’yu ziyaretimizin ardından uzun zaman geçtiği halde şimdi yazıyorum çünkü Adilhan Kitapçılar Çarşısı’nda gezerken yazarın 2009 basımlı “Yeni Bir Zamanı Başlatmak” kitabını ikinci el kitaplar arasında buldum ve kitabı okuyunca geç de olsa bu yazıyı yazmam gerektiğini fark ettim.

 

Fatma Ünal, Eskişehir’e gidemeyen kitaplarını okusun dedi

Güncelleme Tarihi: 02 Kasım 2010, 12:55
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Esad Eseoğlu
Esad Eseoğlu - 8 yıl Önce

Atasoy müftüoğlu'na herkes, enerjisinden dolayı abi diye hitap eder bildiğim kadarıyla. Amca denilerek hitap edildiğini duymadım şahsen.

Atasoy abi gelince aklıma (bizzat konuşma fırsatım hiç olmadı, olur bir gün inşallah), hep bir şeyler yapasım, hep bir şeyleri daha iyi yapasım geliyor. Bizim nesilin/kuşağın 'biz de onunla aynı çağda yaşadık' diyebileceği nadide insanlardan. Çok seviyoruz Atasoy abi seni :)

Fatma Ünal'a, Atasoy abi'yi bizlere hatırlattığı için, gözlemleri için teşek

Üniversiteliler Başörtüsüne Özgürlük Platformu
Üniversiteliler Başörtüsüne Özgürlük Platformu - 8 yıl Önce

Güvenlik zorbalığına, dersten çıkarmalara, tutanak ayıbına, otobüsten indirmelere, HAYIR!

HİÇ BİR ARKADAŞIMIZI YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ!

6 başörtülü öğrencinin otobüsten indirilerek başlarını açmaya zorlanmalarını protesto etmek için Pazartesi A.Ü Ziraat Fakültesi önünde buluşuyoruz.
Devamını Gör

İsmail Kaplan
İsmail Kaplan - 8 yıl Önce

Eskişehir'de yaşıyor ve bu şehri pek fazla sevmiyorum. Eskişehir'de yaşadığım için mutlu olduğumu hissettiğim nadir anlardan birisi, Atasoy Müftüoğlu'nun ofisinde geçirdiğim zamanlardır. Malesef ki ziyaretlerin arası uzamaya başladı, kısaltmak gerek...

Fatma Ünal
Fatma Ünal - 8 yıl Önce

"Asım hocam kimdir bu amca?" dye sorduğumda Atasoy abiyi henüz tanımıyordum beni mazur görün esad bey :)

Esad Eseoğlu
Esad Eseoğlu - 8 yıl Önce

Ben sizin o sorunuzla alakasız olarak söyledim Fatma hanım, yoksa tabi ki tanımadığınız, dış görünüm bakımından 'yaşça büyük kimse'lere herkes 'amca' der. :)

banner8

banner19

banner20