50 yıldır yazan bir düşçınarı: Nurettin Durman

Nurettin Durman. Beylerbeyi’nde o ufak dükkânın önündeki ulu çınar gibi edebiyatımıza sırtını vermiş dev bir çınardır. Dile kolay tam elli (rakamla 50) yıldır yazan, soran, arayan, paylaşan bir kalem hem de. Adem Özbay yazdı.

50 yıldır yazan bir düşçınarı: Nurettin Durman

 

 

Şehri sevdik mi sevdik tabii sevdiğimiz gibi,

Bir yağmur ıslanması eski sokak çarpması,

Ne bileyim işte böylece geçip gidiyor derken,

Evet, geçip gidiyor kalbimizi yaralı bırakarak,

Çünkü böyledir hazırlanmaya doğru bir adımla,

Eyvallah dedim güzelleşecek sonunda hayat,

Eyvallah dedim öleceğiz nasıl olsa.

 

Böyle söyler Nurettin Durman. Ölümün elbet bir gün yeryüzündeki tüm canlıların yakasını yapışacağını söyler. Bunu biliriz ve iman ederiz zaten. Ankebut 57’de bu meseleye bir nokta konur zaten: “Her nefis ölümü tadacaktır.”

Sevdiğim bir dostumun da çok güzel bir sözü vardır: İnsan ölmeye doğar!

Netice de ölüm konusu hepimizin kafasında nettir. Net olmayan yaşamın kendisidir. Nasıl yaşamalıyız ki, bu dünyaya gelmiş olmanın hakkını verelim?

İşte bu soruya cevap bulmak isteyen niceleri olmuştur. Feylesoflar, düşünürler, bilgeler, elçiler hep bu mesele üzerine kafa yormuşlardır. Cevabı bulan olmuş mudur? Evet, bir sürü cevap var. Ama herkesin birleştiği bir cevap henüz bulunamadı.

Edebiyatın çınarı

Yaşam meselesi üzerine en çok kafa yoran da şairlerdir aslında. Şiirleri bir arayışın bir korkunun ve bir ümidin kelimeleridir. Bazıları vardır ki soruların altında ezilip kalmış ve son günü beklemeden çekip gitmişlerdir.

Alıp başını gitmek her zaman işin kolayıdır belki. Belki de zoru. Bilemiyoruz. Ama bunu yapmamış birini tanıyorum. İlk tanıdığım günden sonra üzerinden on beş yıl geçti ama hala o tanıdığım adam, sevdiğim şair.

Nurettin Durman. Beylerbeyi’nde o ufak dükkânın önündeki ulu çınar gibi edebiyatımıza sırtını vermiş dev bir çınardır. Dile kolay tam elli (rakamla 50) yıldır yazan, soran, arayan, paylaşan bir kalem hem de.

Vazifeli bir yürek

Dünya üzerinde nereden bir haksızlık varsa, nerede bir zalimin zulmü varsa Nurettin Durman kelimeleri ile karşı durmuştur. İyilik adına insanca kelimelerden kurduğu surda da asla delik açtırmamıştır. Her daim mazlumları kardeş bilmiş, iman coğrafyasının her bir santiminden kendi yüreğini vazifeli hissetmiştir.

Bakın şiiri şöyle sanatkârane, yazıları böyle edebi metinler gibi cümleler kurarak başlamadım yazıya. Zira zamana bırakalım şiirin ve yazının hakkını; biz bu dünyada yaşamanın hakkı verilmiş mi ona bakalım. Yoksa nice nice edebiyat dünyasında sanat âleminde devleşmiş isimler biliriz ki; ömrü boyunca iki kelimesini dahi hayırda hasenatta kullanmamıştır.

Taş niyetine kelimeler

Ama Nurettin Durman’ın hep bir sancısı olmuştur. Eline kalemi aldığı günden beri Filistin’in çocuklarına taş niyetine vermiştir kelimelerini. Irak’ın mazlum kadınlarında ağıttır cümleleri. Suriye’nin harabe şehirlerinde ise gözyaşıdır onun şiirleri.

Bir taraftan da keskin bir amonyak kokusu yayılır satırlarından. Kalkmanın, uyanmanın, dirilmenin zamanının geldiğini işaret edercesine sarsar okurunu naif bir eda ile. En sert sözünü de söyler, en haşin çığlıkları da basar. Yeter ki zulüm sonra ersin, yeter ki inananlar hakkıyla sahip çıksınlar coğrafyalarına.

Selamı gönülden alınır

Bazıları gibi kaypak zamanları olmamıştır. Hep bildiği yoldan gitmiş, hep istikametini korumuştur. Bundandır ki onun şiirini, sözünü eleştirenler dahi adamlığını hep takdir etmişlerdir. Kimseyi kırmamış, kimsenin sözünü hakir görmemiştir.

Dostluk halkasına dâhil olanların haddi hesabı yoktur. Gencinden yaşlısına, edebiyatseverinden müminseverine herkesin ajandasına kayıtlıdır. Adı anıldığında herkesin yüzünde güleç bir ifade yer alır. Selamı gönülden alınır, duası yürekten edilir.

İlk şiirini 1964’de yayınladı

Nurettin Durman ilk şiirini, tam tamına bundan elli yıl önce, 1964 yılının Ocak ayında “Sanat Dünyası" dergisinde yayınladı. Geçen yarım yüzyıl boyunca da yazmaya, yayınlamaya devam etti. Bunu yaparken de yukarıda anlatmaya çalıştığımız gibiydi hep. Biliyorum ki ömrünün son güne kadar da hep böyle devam edecek.

Yayınladığı dergilerin, kitapların haddi hesabı bilinmez ama kendisinin ne kadar güzel bir adam olduğunu bilir ve şahitlik ederiz.

Nurettin Durman’ın aşkla dolu geçen elli yılını tebrik ediyor, güzel kelimelerine Allah güç kuvvet versin duamızla sözü noktalıyoruz.

 

Adem Özbay yazdı

Güncelleme Tarihi: 02 Şubat 2014, 18:10
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13