15 yıl telefonun ucundaki insanlara kitap taşıdı

Hüseyin Kutlu, 30 yılı aşkın gazeteciliğin değerlerimizle yoğrulan kısmına hizmet etmiş, hayrının dokunduğu insan sayısı rakamla bilinmeyen ve sayıyla ifade edilemeyen salih bir büyüğümüzdür. Özge Sena Bigeç Çav yazdı.

15 yıl telefonun ucundaki insanlara kitap taşıdı

Hüseyin Kutlu Bey, 30 yılı aşkın gazeteciliğin değerlerimizle yoğrulan kısmına hizmet etmiş, hayrının dokunduğu insan sayısı rakamla bilinmeyen ve sayıyla ifade edilemeyen salih bir büyüğümüzdür.

Üsküdar’da Yedi Hilal Derneği’ne girdiğiniz anda kendinizi daha bir hayrın ve huzurun yollarında hissedersiniz. Giriş koridorunda sizi evvela fikir ve zikir büyüklerimizin kebir sözleri selamlar. Necip Fazıl Bey’i “Genç adam, at yorganı! Sana haram, uyuman!” derken bulursunuz. Mehmet Akif Bey, “Âtîyi karanlık görerek azmi bırakmak... Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak!” sözleri ile ruhunuza diriltici nefha sunmaktadır. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, “Namazda ruhun, kalbin, aklın büyük bir rahatı vardır.” tebliği ile namazın bâki sıhhatini hatırlatırken, Yugoslavya muhaciri, eğitime büyük katkılar sunan, hayatını bu yola vakfeden Sabahattin Zaim Bey ise "İnsan arabaya benzetildiğinde bilgisi, motoru; edebi ve ahlakı da direksiyonudur. Motor ne kadar güçlü olsa da, direksiyon olmayınca o bir işe yaramıyor. O yüzden edep ve ahlâkın bu toplumun fertlerine öğretilmesi gerekiyor" teşbihi ile edebin ve ahlakın önemine dikkat çeker.

Bu güzel tablolar eşliğinde merdivenlerden çıktıktan sonra ise, “Bismillahirrahmanirrahim” yazılı cam kapının ardında Hüseyin Kutlu Bey sizi karşılamaktadır. Çayının sıcaklığından önce uhuvvete yakışır saygısı, sevgisi ve hürmetiyle muhatabını hoşnut etmektedir. Yedi Hilal’e gelen tüm misafirlerin suallerine en güzel cevap ile mukabele etmektedir. Yedi Hilal’i tanımaya gelen herhangi biri kendisinin hürmet ve ikramıyla birlikte yetkili kişiye yönlendirilirken, üniversiteli genç erkek kardeşlerimiz de soluğu onun yanında alır. Yeri geldiğinde karınlarını doyuran, yeri geldiğinde latifeleriyle yüzlerini güldüren ağabeyleridir Hüseyin Kutlu Bey.

Onu her gördüğümde aynı güzel adam”

O muhterem gençlerden biri olan üniversitesi öğrencisi Mehmet Taşçı, Hüseyin Bey’i bize daha iyi tanıtacaktır: “Hüseyin Ağabeyle alakalı bir yazı kaleme alınacağı söylendiğinde 'iyi şey' dedim. Dedem böyle söylerdi nerde bir güzellik görse. Çok basit görünür ama samimiyet ve muhabbet dolu bir ifade olduğu hep anlaşılırdı. İnşallah burada da anlaşılmış olur. Neyi nasıl anlatsam bilemiyorum pek. Düşünmeklere sığmadığından yazmaklara hiç sığmaz. Koca bir adamdır Hüseyin ağabey. Arkadaşımdır önce çünkü genç adamlarla arkadaş olmayı kendine asla hakaret saymaz. Hal böyleyken hem çocukla çocuk olup hem de büyüklüğü elden bırakmaz.

Onun gibi kol kanat gerene ben pek rastlamadım. Kollamak eski işlerden oldu artık. Kimse birbirini kollamaktan yana değil. Bir fayda görmüşse işler değişebiliyor. Doğrusu benim Hüseyin ağabeye bir faydam dokunmuş değil. Dokunacak gibi de görünmüyor. Ama o ilk günkü halinden -burası da ayrı bir meseledir zira ilk tanışıklığında bile bütün bunları hissettirir- bir şey kaybetmiş değil. Onu her gördüğümde aynı güzel adam. O kadar çok yemeğini yemişizdir ki bu adam bizi Allah'ın izniyle doyurdu deriz. Nerde ne zaman ortaya lahmacun koyacağı belli olmaz. Ondan çay istemeye çekinir diye pek çoklarına şöyle şöyle çayımız var almaz mısınız derdi. Onunla hatıralar binleri geçer. Hemen hepsi de anlatmaya değer şeylerdir. Ama o kadarı da bizde kalsın isteriz. İnşallah bu yazı onu hakkıyla tanıtmaya güç yetirir. Ben Hüseyin ağabeyi tanıdığıma sevindim. Pek çok kimseler gibi...”

15 yıl telefonun ucundaki insanlara kitap taşımıştır

Hüseyin Bey’in dernekteki bu iyimser halleri aslında hayatının birçok alanında kendini gösteriyor. Öyle ki 30 küsur yıllık gazetecilik hayatı, hatır-şinas bir ahlak ile örülüdür. Sadece tanıdıklarına mı? Hayır. Tüm insanlara. 80’lerde açmış oldukları Tele Kitap ile telefonun ucunda tanımadıkları çocuklara ve ailelerine birkaç saatlik yola aldırmadan “tek bir kitap” dahi olsa götüren yine odur. Latif Salihoğlu Bey’le başladıkları bu hayırlı iş, 2 yıl içinde 27 kişinin hizmet ettiği saha olacaktır. Peki bu hizmet ne kadar sürüyor? Tam 15 yıl. Bu yönüyle dahi, 80’lerde sayıları çok az olan değerlerimize uygun kitapları, asrın insanıyla buluşturması takdire şayan.

Yaşar Kaplan nerede?

Müslümanlığın güzel hasletlerini tezyid eden bu değerli büyüğümüzle, Yedi Hilal Derneği’ni son ziyaret edişimde Şakir Kurtulmuş Bey’i de andık. Şakir Bey’in belli sebepler ile edebiyat dünyasına 26 yıl ara vermesi kendisini de derinden üzmüştü. “Şakir’in çok güzel şiirleri vardı. Edebiyat dergilerinde yayınlanırdı. Severek okurduk. Fakat, dünya meşgalesiyle sanırım unuttuk, kendisini arayamadık. Oysa çok severdik. Onun gibi bir isim daha var. Yaşar Kaplan. Kitaplar çıkarırdı, hepsini okurdum. Sonra haber alamaz olduk. Fatih Uğurlu’yu arayıp sordum. Almanya’ya taşındığını öğrendim. Ne oldu, niçin ara verdi bilemiyoruz.” dedi.

 

Özge Senâ Bigeç Çav saygıyla andı

Güncelleme Tarihi: 27 Ocak 2016, 11:25
banner12
YORUM EKLE

banner19