banner17

Yaşar Kemal'e Bir Soru!

Şair-müzik adamı Selçuk Küpçük bir süredir imzasını saklıyordu. Sebebini ortaya çıkardığı bir yazıyla anlamış olduk. Zehir zemberek bir yazı var karşımızda.

Yaşar Kemal'e Bir Soru!

KertenkeleOrdu’dan yayınını sürdüren edebiyat ve düşünce dergisi Kertenkele 17. sayısında birbirinden önemli metinlere yer vermiş. Bunlardan biri de şair-müzisyen Selçuk Küpçük’e ait. Yazı, Varlık dergisinde Ergenekon Davası çerçevesinde birtakım şair ve yazarlarla yapılan soruşturmanın sonuçlarından yola çıkarak kaleme getirilmiş. Baştan belirtmeliyiz ki uzun süredir bir edebiyat dergisinde bu kadar hararetli, sözünü esirgemeyen, malumun beyanını böylesine içten ve cesurca yapan başka bir yazı okumamıştık.  

Darbeder Şairler-Yazarlar Mevsimi Açıldı (Ergenekon Davası Bağlamında Konuşulacak Şeyler) başlıklı bu yazının kısaca kurgusundan, içeriğinden, yazıda anılan tarih ve yerlerden bahsedebiliriz. Zira dergi sayfasıyla ondört sayfadan oluşan yazının tamamına vakıf olmak isteyeceklere adres göstermiş olacağız.  

Selçuk Küpçük soruşturmaya katılan isimlerden Roni Margulies’in Taraf’ta soruşturma paralelinde yazdıklarından yola çıkarak Türk solunun içine düştüğü biçarelikten bahsediyor. Türk solunun ikiyüzlü, bir söylediğini başka bir anda inkâr eden, büyük bir kısmının ahlaksız ve darbe sever olduğunu düşünüyor Küpçük.  

 

Kertenkele“Türk Solu bu yazıyı defalarca okumalı!” 

Bu iddialarını da 27 Mayıs 1960’ta “halkın oyuyla iktidara gelen bir başbakanın” asılmasından alıp 28 Şubat ve Ergenekon Davası’na kadar getirdiği örneklerle, yer ve zaman göstererek ispatlamaya çalışıyor.  

Türk düşünce sistemi içinde sağ ve sol menşeli isimlerden alınan dipnotlarla yazısını zenginleştiriyor Küpçük. Bu alıntılardaki çeşitlilikten de anlaşılıyor ki müellifin meselesi sadece sol kesimle değil, daha çok ahlak problemi yaşayan tüm kesimlerle.  

İdris KüçükömerCemil MeriçNurettin Topçu gibi isimlerin aydın ve entelektüel kavramlarından yola çıkarak söylediklerini temel malzemesi yapan Selçuk Küpçük, bunlarla beraber onsekiz dipnot kullanmış. Türk Solu 1960, 1971, 1980, 28 Şubat darbeleri ve son olarak Ergenekon olaylarında solun kötü bir sınav verdi. Yazıda, Türk solunun darbe sınavlarından kötü not almayı özellikle istediği vurgulanıyor. Selçuk Küpçük, bu yazısını Türk Solu’nun defalarca okuması gerektiğini düşünüyor.  

Selçuk Küpçük
Selçuk Küpçük

“Bu ülkenin dinamizmini asla anlayamayacak olan” sol aydınların içine düştükleri zavallılığı Özdemir İnce üzerinden tam tadında anlatıyor Küpçük. İnce’nin Simyacı’daki “minare”yi “kule” olarak çevirdiği hatırlatılarak, bu tip aydınların hiçbir zaman bu toprakların mayasına karılamayacakları vurgulanıyor.  

Yıllar içinde sol aydının ağız değişikliğinde bulunduğunu da Yaşar Kemal üzerinden tartışıyor Selçuk Küpçük. Şu cümleler oldukça önemli; 

 

Yaşar Kemal’in cevaplaması gerekenler… 

“Uyduruk sebepler yüzünden sigaralar söndürülmüş bedeninin yağlı urganlarda sallandırıldığı bir başvekilin idamı karşısında göbek atan Cumhuriyet gazetesi için o günlerde röportaj yapan romancımız Yaşar Kemal acaba, Kürt Sorunu için söz aldığı kadar tarih ile yüzleşmek için de söz alacak mı?”  

Selçuk Küpçük’ün bu yazısı sadece solcularla değil, milliyetçilerle de hesaplaşma arzusu güdüyor. Türkleşme, Müslümanlık, Anadolu ruhu olgularıyla, Türkiye ve Müslümanlara saldıran, ABD ve İsrail işbirlikçisi zevatı savaşa çağırıyor. 

Yaşar Kemal
Yaşar Kemal

Kertenkele’nin Eylül-Ekim 2009 tarihli sayısında yer alan bu önemli yazının gündeme geleceği aşikâr. Bu ülkede şiir yazan, bu ülkenin ve Müslüman olmanın bilincine varmış bir sanatçının, gece göbek atıp gündüz ağıt yakan riyakâr kesimlere haykırdıkları olarak okunmalı bu yazı. Böylesine bir metne yer vererek büyük bir hizmette bulunmuş olan Kertenkele’yi de kutlamak gerekiyor.  

 

Dergide başka neler var?  

Kertenkele’nin daha önceki sayılarından haberdar olanları bile şaşırtacak bir kalite hâkim bu sayıya. Konu çeşitliliği, edebiyata taşradan bakıp da merkezdekilere taş çıkartan havası Kertenkele’yi daha cazip kılıyor. 

Günümüzün  çalışkan hikâyecisi Osman Koca derginin bu sayıdaki tek hikâyecisi. Serdar Akdağ efsanevi romancı Sadık Hidayet hakkında yazmış; Vatansız Bir Doğulu: Sadık Hidayet  

Bugünün Türk Şiiri Üzerine Konuşmalar–4 başlıklı bir yazı da derginin öne çıkan metinlerinden. C. Ali Ahmet imzasıyla yayımlanan bu yazı Bülent Keçeliİbrahim TenekeciYavuz Altınışık ve Hayriye Ünal’ın kitaplarından yola çıkarak şiirlerini ele alıyor.  

Bunları da Küpçük’ün yazısını ziyaret etmek için dergiyi alacak olanlar daha ayrıntılı okuma fırsatı bulabileceklerdir. Derginin fiyatı 5 TL. 98 sayfa. 

 

Yakup Öztürk bildirdi

ozturk.yakup(at)yahoo.com.tr

GYY’nin notu: C. Ali Ahmet imzalı şiir eleştiri yazıları, Edebiyat dergilerinde görmeye pek de alışık olmadığımız, özlediğimiz bir birikim ve dikkatin ürünü olduğunu hissettiriyor. Gerçek ismini merak ettiğimiz bu imzayı tebrik ediyor, böyle yazılar yazmayı ihmal etmemesini rica ediyoruz.

Güncelleme Tarihi: 06 Ekim 2009, 18:30
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
e
e - 10 yıl Önce

yazı üzerine dergiye ulaiştım. gerçekten son zamanlarda benim de okuduğum en sarsıcı yazı bu. okumanızı tavsiye ediyorum. selçuk küpçük kimsenin yazmaya yanaşmadığı, riske girmeyi üstlenmediği bir zamanda darbeci edebiyatçılara çok derin sorular sormuş

banner19

banner13

banner20