banner17

Vasati 40 çöp

Her toplumun %2’si, sıra dışı zekâlardan oluşur. Sorun, bu %2’ye ne yaptığına dairdir. Eğer onu olağanüstü eğitir, sıra dışılığını besler ve sıra dışı isler yapsın diye sıradanların yöneticisi yaparsan, vasat gelir tuzağından çıkarsın. Şeref Oğuz yazdı.

Vasati 40 çöp

Eski tiryakiler için bu başlık… Kibrit kutusunda bu ibareyi görürdünüz. 40 kibrit çöpü var içinde. Yaklaşık olarak… Ortalama… Daha demlenmiş ifadesiyle vasati… Tutup sayanımız da olurdu. Kibrite aşina olan hemen herkesin bir kez saymışlığı vardır elbet. Sahiden 40 çöp mü var diye… Gazeteciliğimin ilk yıllarında, kibrit fabrikasına dair okurdan şikâyet geldiğini hatırlıyorum; “Efendim müşteri mağdur, vasatı 40 çöp dediler, 35 çıktı.” diye…

Derdim sözü “vasat” kavramına getirmek ama kibritten başlayınca yol biraz uzadı. Vasat, ortamın, ortalamanın ifadesi… Ben dışındaki her şey… Üstün olmama hâli, düşük de değil. İdare eder demek. Kıt kanaat diyen de var, ifrat ile tefrit arasındaki durak diyen de… Benim ise vasat ile derdim var. Önce şu prensipte anlaşalım; sıradan işler yaparak sıra dışı olamazsınız. Peki, sıra dışı olmak mı gerekir? Eğer iddianız var ise evet… Değilse, vasatya ülkesinde, vasat gelir ekonomide, vasat hayat içinde belki rahat ama asla zafer üretmeyen hayatı yaşar, gidersiniz. Ömür denen o muazzam boşluğu doldurmak için takvim yapraklarını seyretmek size yetiyorsa, vasat vatandaşsınız. Rahat mı yaşamak istiyorsun? Sürüde kal ve sürü gibi davran… Vasat, iyi bir sürünün tanımıdır aynı zamanda.

Peki ya, Vasatya? Böyle bir kelime yok. Ben uydurdum. Meramım şu: Sıra dışı olmak adına sıradan işler yapanların beyhude uğraşıdır, olağanüstü başarılar yerine sıradanlıkla, vasatlıkla yetinenlerin egemenliğidir. Kısaca her şeyin vasat olduğu Vasatya ülkesi olmaktır. Pi sayısını vasati 3 alırsan, değil uzaya, lavaboya dahi gidemezsin. Yörüngeye oturmak için virgülden sonra 23 hane gerekir zira… Bilgi yerine kanaat ile yetinirsen, vasat kalır, kıt kanaat geçinirsin. Vasat öğretmenin vasat öğrencisi, vasat yöneticinin yanında ise başlayan vasat çalışan… Bireyleri vasatlardan oluşan bir şirket için vasatlık, bu yüzden kader olur. Her toplumun %2’si, sıra dışı zekâlardan oluşur. Sorun, bu %2’ye ne yaptığına dairdir. Eğer onu olağanüstü eğitir, sıra dışılığını besler ve sıra dışı isler yapsın diye sıradanların yöneticisi yaparsan, vasat gelir tuzağından çıkarsın. Ya da vasati 40 çöp ile yetinir, küresel rekabette kırık çöpü çeker, uygarlığı ıskalarsın.

Tekrar ediyorum, vasat; ortalama demek… Hem de ölümcül ortalama… İnsan başını eksi 25 derecede soğut, ayağını artı 100 derecede kaynat, göbeği ortalama 37,5’tur ama ölüdür. Çok iyileri, iyileri ayrıştırmadan, yeteneksiz ve kötülerle harmanlamak tam da budur. Ortalamayı tutturmuş, vasatı sağlamış ama olağanüstü başarıyı öldürmüşsündür. Kem alât ile kemalât (sıradanlıkla mükemmellik) olmayacağına göre ortalamanın üzerine çıkmak için her alandaki vasatlıklarımızla yüzleşmemiz ve Vasatya’dan çıkmamız şart. Çıkabilir miyiz? Ben bir yol biliyorum. Hatta bin yol biliyorum. Çıkabilecekleri gördüm, onlarla buluştum, dertleştim, onlardan öğrendim. Evet; vasatlıktan çıkış var. Yolu mu? Çıkanlara sormuşluğum vardır. Bundan 3 yıl önce İstanbul Sanayi Odası ile “vasatlıkla yüzleşme” kongresi düzenledik. Başarılı ve ünlü patronları bir araya getirdik. Benim yönettiğim panelde; bir holding patronuna şu soruyla başladım; “Seninle işe başlayanlar yerkürede Mars’a doğru gidiyor, sen bu kadar vasat olmaya utanmıyor musun?” Cevabı; hala kulaklarımdadır; “Evet utanıyorum, keşke sıradan işler yerine sıralısı alanları deneseydim. Günün ihtiyaçlarını dünün yöntemleriyle çözme gayreti yerine, yarının dünyasını inşa etseydim…” O patron bugün yaşamıyor. Nur içinde yatsın… Zira bu cevabı ile vasatlıktan çıkış yollarını bize ilham etmiş, bir sonraki kongreyi de bu yolları aramaya yönelik çalıştaylarla bezemiştik.

Uçurumları sevenin kanatları olmalı… İyi de bu kanatlar, vasatlık mumuyla şekillenemiyor. Zira güneşe yaklaşırken eriyorlar. Civciv de uçurumu aşabilir ancak bir kartalın pençesinde…

Vasati 40 çöp… Vasati 80 milyon… Vasati 800 milyar dolar… Vasati gelir tuzağı… Bunlara itirazım var. Dedim ya vasatı reddedenlerimiz var diye… Bunlardan en az 550 bini ile Teknofest’teydim. Paydası olduğum bu etkinlikte, ayakları yerden kestik, başkasının teknolojisiyle boynu aşağıya dönük dünyayı seyreden çocukların bakışını yukarıya çevirdik ve gördük ki vasatya bir kader değil, tutum imiş… Biliyorum ki vasatlıkla yüzleşip buradan çıkış yolu arayan herkes, daha iyi bir yarın uğruna, dünü geride bırakabilecektir. Ya da vasati 40 çöp kibrit kutusunda bir istatistik olarak kalacaktır. Tercih sizin…

Şeref Oğuz, “Vasati 40 Çöp”, Ekim-Kasım 2018, sayı 4.

Güncelleme Tarihi: 28 Aralık 2018, 02:38
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ersin Özarslan
Ersin Özarslan - 3 ay Önce

Benim çocukluğumda kibriti inhisarlar idaresi çıkarırdı. Sonra TEKEL oldu. Kibritte tekel kalktı. "Vasatî 50 çöp" yazardı ama elli çıkmazdı. umumiyetle 44 çıkardı. Sonra düşürdüler ve vasati 40 çöp oldu. Malazlar diye bir şirket çıkarırdı. Diğer kibrit şirketlerinin adını hatırlayamadım. İhtiyarlamışım.

banner19

banner13

banner20