Ulusalcının kafa nasıl çalışır?

Bizim kavramlarımızla yaşamamızın vakti geldi de geçiyor bile. Neden Gazali'ye bir Batılı gibi bakıyoruz? İki dertli insan cevaplıyor.

Ulusalcının kafa nasıl çalışır?

Dergah dergisinin Mayıs sayısında bir orta sayfa diyalogu dikkatimiz çekmişti. “Bütün meseleleri hayat tarzı üzerinden tartışıyoruz” üst başlıklı diyalogda Fatma Barbarosoğlu ile Nazife Şişman “dünyanın gündeminde ne olursa olsun bütün tartışmaları hayat tarzı üzerinden tartışıyoruz” diyerek olana yeni bir bakış kazandırmayı amaçlamışlar. Ülkenin etrafında bunca olay varken “günlük konuşma söylemi” bir ilahiyat profesörü ile bir aile danışmanı bir bayanın beyanatları üzerinden işliyor. Fatma Hanım’a göre bizde hayat tarzı üzerinden tartışmak, özellikle 2000’li yıllarda ivme kazandı.

Entarililer devrim yapamaz

Nazife Şişman, Arapların “Arap Baharı” diye nitelendirdiği isyanların Türk medyası tarafından ya da Türk kamuoyu tarafından nasıl algılandığı üzerinde duruyor. Nazife Şişman diyor ki: Türkler Arapların isyan edebileceklerini hiç düşünmediler ve isyanların arka planını ABD’ye bağladılar. Çünkü “Çöldeki  Arap” ya da  “uzun entarili Arap” imajı bizim Arapların isyan edebileceği varsayımını ortadan kaldırıyor. Ona göre hayat tarzı üzerinden tartışma o kadar yoğun ki toplumsal travmalarda bile ahlakilik ıskalanabiliyor.

Kimlik varsa ahlak yokturDergah Mayıs 2011

Barbarosoğlu kimlikçi yaklaşımın ahlaki duyarlılıkları öldürdüğünü belirtiyor. Ölüm ve öldürme birilerine yakıştırılan bir eylem oluyor. Seçim sürecinde Türkiye’de etnik temelli siyaset amacı güden anlayışların “öldürme, vurma, hesap sorma, kan” gibi olumsuzluğu imleyen ifadeler kimlikçi yaklaşımın getirdiği bir netice. İfadenin varlığı kadar bu ifadelerin okumuş beyaz yakalılar tarafından bile taraftar bulması hazin bir sonuç. Denebilir ki okumakla bizleri istedikleri standarta getirebiliyorlar. 

Ya buraya gelirseler…

Şişman hayat tarzını ya da kişiliği belirleyen unsurları şöyle açıklıyor: Beden giysileri, boş zaman kullanımı, yiyecek- içecek tercihleri, ev-otomobil ve tatil seçimleri. Barbarosoğlu bu ilintilerin sınıfsal bir yaklaşımla ortaya konduğunu söylüyor. Ortak görüşleri şu: Sınıfsal farkların varlığı biri diğerine taşınınca başlıyor ve “ya o buraya gelirse” tehlikesi ile karşı karşıya bırakılıyor insan. ABD’deki siyasal iktidar, halkına Afganistan, Irak ya da başka bir yerde neden var olduğunu bu cümleyle anlatıyor:  “Biz gitmezsek onlar gelirler…”

Uydurma bir kavram: Endişeli Modernler

Daha önce Nilüfer Göle’ye ilgili bir yazıda da denildiği gibi Göle’nin toplum literatürüne kazandırdığı kavramlardan biri de “endişeli modernler” kavramı. Diyalogun belli bir yeri bu kavrama ayrılmış. Hem Nazife Şişman hem de Barbarosoğlu bu kavramı kabullenerek bu kavramın ifade ettiği topluluğu Cumhuriyet elitleri ile irtibatlandırıyorlar.

Estetik incinme

Şehirleşme yeni kavram alanlarını da beraberinde getiriyor. Bugün “endişeli modernler”in “ötekiler”ini beğenmeme(!) sebebi, estetik kaygı(!) Buna mukabil “ötekiler”de estetik kaygı(!) yı gidermek için Başakşehir modelleri pazarlıyor. 

Devlet memuru isen dini ibadet olmaz  

Olay, Barbarosoğlu’nun anlatımıyla, Güneri Civaoğlu ile Bakan Ali Babacan arasında geçiyor. Civaoğlu Ali Babacan’a beş vakit namaz kılıp kılmadığını soruyor.  O da bir an tereddütle “evet” diyor ama Civaoğlu ekliyor:

-Hâlâ?

-Hâlâ derken…?

- Bu yoğunlukta nasıl vakit ayırıyorsunuz?

-Namaza her zaman vakit bulurum.

Barbarosoğlu konuşmadaki “hâlâ” sözcüğünü bir direnme olarak görüyor. Seküler olanlar direniyorlar, diyor. Ona göre bugün kamusal alanda hayat tarzı kavgasının sebebi aslında sekülerlerin bu bakış tarzı ve dindarların ibadet zamanına tahammülsüzlükleri.

Kendini üreten fikriyat lazım

Son cümleler Nazife Şişman’ın olsun: “İslami  camiada pek çok kişi, kendisine mahrumiyetten imkâna açılan bir hayat hikâyesi inşa etmeye çalışıyor haklı olarak. Fakat bu esnada farklı politikalarının caiz    gördüğü “hayat tarzı” ile “sünnet-i seniyye” arasındaki makasın açıldığını pek farkına varamıyor.”

Ahmet Topçu, olana bakar ve ah eder

 

Yayın Tarihi: 16 Haziran 2011 Perşembe 13:45 Güncelleme Tarihi: 20 Haziran 2011, 09:27
banner25
YORUM EKLE

banner26