Sınavlar çoğaldı, kütüphaneler dolup taştı!?

'Sosyal belediyecilik' adına birçok şehirde birçok kütüphane açıldı, halen de açılmaya devam ediyor. Fakat ters giden birşeyler var. Osman Alimpınar, çözüm önerileriyle birlikte, o sorunları sıraladı.

Sınavlar çoğaldı, kütüphaneler dolup taştı!?

Sosyal belediyecilik” adına birçok şehirde birçok kütüphane açıldı, halen de açılmaya devam ediyor. Bunda bir sıkıntı yok, aksine övülecek, desteklenecek bir şey. Belediye kütüphanelerinde internet bölümü var, çocuk bölümü, yetişkin bölümü. Hatta bazılarında kantin, mescit. Yazın sıcağına karşı klima, kışın soğuğuna karşı kombi var. Sessiz bir ortam. Harika! Açılışlarına gidiyoruz, gezip görüyoruz, ne kadar güzel bir hizmet deyip katkısı bulunanları tebrik ediyoruz. Açılıştan sonra bir hafta kadar kütüphanenin müdavimliğini yaptığımızda;

a) Belediye kütüphaneleri ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerine göre düzenlenmiş. Bu yüzden kitap çeşitliliği pek yok. “100 Temel Eser”de bile eksikler var. Yani alınacak kitapların listesi belli ki özenilerek hazırlanmamış. Ya da liste mükemmel ama, ihaleyi alan kitapçı listedeki kitapların hepsini bulamamış. Bulabildiklerini getirmiş, bulamadıklarını hesaptan düşmüş. Bilemiyoruz. Fakat şu bir gerçek: Türk edebiyatı, düşüncesi, tarihi, felsefesi, bilimine dair temel diyebileceğimiz eserlerin çoğuna bu kütüphanelerde ulaşamıyoruz.

Kütüphanelere, eserin kalitesine göre kitap seçilmeli

Bir kurul oluşturulmalı ve kitap listesi bu kurul tarafından belirlenmeli. Kurul belediyede çalışanlardan oluşturulmamalı. Kaliteli okur ve yazarlara teklif götürülmeli. Onlara çalışmaları karşılığında hak ettikleri telif takdim edilmeli. Beleşçi olmamak lazım her halükarda. Kendini topluma, iyiliğe adamış, vefakar, cefakar insanları da suiistimal etmemeli. Ondan sonra hazırlanan listedeki kitapların tamamı öyle veya böyle hatta sahaf sahaf gezilerek temin edilmeli.

Kurul tamamen özgür bırakılmalı. Mesela “şu şahsın veya bu yayınevinin bütün kitaplarını yazın” gibi dayatmalar yapılmamalı. Kurula güvenilmeli. Kurul şahsa, itibara, isme, bürokrasiye, siyasete göre değil, eserin kalitesine göre kitap seçmeli. Kitaptan korkmaya gerek yok. Kitap okuyup yoldan çıkmış, sapıtmış, azıtmış biriyle bugüne kadar karşılaşmadım. Öyle birini görürsem, saygı duyarım. O yüzden kitap konusunda ideolojik tepkilerimizi olabildiğince azaltmalıyız. Bilgiyle, düşünceyle uğraşmak bunu gerektirir. Bu yüzden kurulda farklı yönelimlere sahip okur ve yazarlar bulundurulmalı.

Belediye kütüphaneleri sadece çocuk kitapları konusunda uzmanlaşsa

b) Belediye kütüphanelerinden daha çok çocuklar kitap alış verişinde bulunuyor. Çocuk kitaplığı ise ne kadar zenginleştirilirse zenginleştirilsin yine de azdır. Bunlar her ay yenilenmeli. Yeni çıkan kitaplar takip edilmeli ve bekletilmeden alınmalı. Çünkü çocuklar kitap okuyor. Onlar öğrenmenin başında oldukları için öğretmenlerinin yönlendirmelerinden, tavsiyelerinden çok çabuk ve yoğun bir şekilde etkilenip soluğu kütüphanede alabiliyor. O an çocuğa en güzel kitabı uzatabilmeliyiz. Fakat maalesef güncelleme yapılmıyor, hatta haşat olmuş kitabı onarmadan başka bir çocuğa daha verebiliyorlar. Belediye kütüphaneleri sadece çocuk kitapları konusunda uzmanlaşsa, topluma büyük bir hizmette bulunmuş olur. Fakat belediye kütüphanelerinde uzmanlaşma yok. Her açıdan “birinci” olmak istiyorlar. Bu da her şeyde yüzeysel kalmayla sonuçlanıyor.

Sınavların çokluğu kütüphanelerin dolmasını sağladı!?

c) Belediye kütüphanelerinde (gezdiğim birkaç Kültür Bakanlığı'na bağlı kütüphanede de durum üç aşağı beş yukarı aynı) lise ve üniversite son sınıf öğrencileri test çözüyor. Sandalye ve masalar o kişiler tarafından dolduruluyor. Birkaç defa sandalye nedeniyle liselilerle üniversitelilerin tutuştuklarını gördüm. Başlarında o kadar çok sınav var ki üniversite okuyup bitirdikten sonra bile bundan kurtulamıyorlar. Sınavların çokluğu kütüphanelerin dolmasını sağladı. Fakat kitap okumakla ters orantılı bir gelişme bu. “Kitap okumaktan nefret ediyorum” diyen bir işletme mezunu her gün kütüphaneye saat sekizde gelip, akşam onda çıkabiliyor. Neden? Test çözecek, sınava hazırlanacak. Evde hazırlanmak pek mümkün değil. Orada dikkat dağıtıcı şeyler var. Televizyon, bilgisayar, uyku, yemek, kardeş gürültüsü, misafir gibi. Fakat kütüphanede kendisi gibi sınav sıkıntısı çeken, kaygılı, daha çok test çözmek için mücadele eden insanları görüyor. Kütüphane sınav sıkıntısı çekenler için bu şekilde bir çalışma atmosferinin oluşmasına imkan sağlıyor. Yani öğrenci motive oluyor. Çevresinde harıl harıl test çözen kişileri gördükçe kendisi de iştaha geliyor. Hem kütüphanede arkadaş edinme imkanı da doğuyor. Kütüphane, sınava girecekler için buluşma noktasına dönüşüyor.

Maalesef belediyelerimiz etüt merkezleri, derslikler, çalışma salonları kurmuyor. Bunların hepsini kütüphane başlığı altında toplamak, halletmek istiyor. Bu, uzmanlaşamamaktır. Fakat kütüphaneyle etüt merkezi veya dershane arasında dağlar kadar fark var. Bu farkı ortadan kaldırdığında, kitap okuyucularına zararın dokunur. Çünkü elime aldığım bir kitabı okumak için boş sandalye ve masa bulamadığım kütüphaneler oluyor. Bakıyorum gençler test çözüyor. Birbirine sokulmuş, fısır fısır ders çalışanlar, zannediyorlar ki çevreyi rahatsız etmiyoruz. Onlara hem üzülüyorum hem de çok kızıyorum, orası başka.

Dershane, etüt merkezi, çalışma salonu gibi kavramlarla kütüphaneyi birbirinden ayırmak gerekiyor. Çünkü son dört beş yıl içinde belediyelere veya Kültür Bakanlığı'na bağlı kütüphanelerin kitap, okumak, düşünmek ve kültürle bağları sanki biraz zayıflamış durumda. Maalesef kütüphaneler dershane veya özel okulların etüt salonlarını andırıyor. Geçen gün Gençlik Merkezi’ne gittim, oranın kütüphanesinde yaşananlar da hemen hemen aynı. Sınav stresiyle öğrenciler kalın test kitapları arasında kaybolmuşlar. Arkasında duran raftaki Cahit Zarifoğlu’nun Şiirler’inden habersizler.

 

Osman Alimpınar yazdı

Güncelleme Tarihi: 11 Kasım 2015, 13:20
YORUM EKLE
YORUMLAR
Yakup Öksüz
Yakup Öksüz - 3 yıl Önce

Üsküdar Belediyesi'nin hem TEOG sınavı için hem de Üniversite sınavları için etüt merkezleri bulunmaktadır, şuan 4.000 civarında öğrenci sınavlara hazırlık kurslarından faydalanmaktadır.Bilgi için: www.usgem.org

banner19