Şiir her an ter ü taze olanı hatırlatmalı

Celal Fedai’nin, Hece Dergisi’nin 200. Ekim sayısında yer alan, Kaf’la Yazılan İktidar yazısı, şiir ve düşünce ortamımızda hakikatin ne şekilde örtüldüğünü işaret ediyordu bizlere. Metin Erol, Fedai’nin yazısını sizleri için değerlendirdi.

Şiir her an ter ü taze olanı hatırlatmalı

Modern zamanlarla birlikte yeryüzünde, hakikati itibariyle darlaşan tüm gerçekliklerden en ziyadesiyle nasibini şairler aldı. Dünyada insan neslinin varlığını idame ettiriyor olmasının anlamını şiirle hatırlatmak, bu noktada onların kendilerine biçtikleri paylardan sadece biriydi. Oysa şiir, “hakikate” olan rabıtası itibariyle, hakikati diri tutmalıydı. Bunu yapmak elbette kolay değildi ancak şair bunu yapamıyorsa, hiç olmazsa, “her an ter ü taze olanın hatırlatıcısı olmalıydı.” Birer şiir okuyucusu olarak dıştan görünenin yanılgısına düşmemek elbette kaçınılmazdı. Bu sebeple, şiir ortamımızın iç manzaranın aslını hatırlatanlara ihtiyaç duyacaktık. Ancak bu hatırlatmayı yapanlar, “hakikatin hatırını gözeterek”, hakikat uğruna eli kalem tutan kişiler olmalıydı ki, okuyucu olarak bizler, maruz kaldığımız etkinin ne menem bir şey olduğunu kavrayabilelim. Celal Fedai’nin, Hece Dergisi’nin Ekim 2013 sayısında yer alan, “Kaf’la Yazılan İktidar” yazısı, tam da bahsini ettiğimiz noktaya uygun düşüyordu. Bu yazısıyla Fedai, şiir ve düşünce ortamımızda hakikatin ne şekilde örtüldüğünü işaret ediyordu bizlere.

Tekelleşme üzerinden yapılan ticaret: Çıkarları koruma

“Düşünce hayatımız, bilmiyorum ne zaman Marksizm’in terminolojisinden kurtulup özgürleşecek?” sorusuyla yazısına başlayan şair, Türkiye’de şiir, düşünce ve sanat alanındaki ana kaleleri elinde tutan sosyalist kesime; onların kendileri için hissettikleri ancak bir türlü dillendiremedikleri eleştirilerde bulunuyor. İdeolojik çerçeve içerisinde, düşünceyi ticaretin kâr getirici olan pazarlamaya alet eden bu kesim; bilhassa özgürlük–özgürleşme gibi pek çok kavramı bu yolla tekelleştiriyor. Bu tekelleşmeyle Marksizm, Sosyalizm, Anarşizm, Nihilizm gibi birçok kavramın asli çağrışımları örtülüyor. Böylece malum kesimler, kendi hazlarını ve çıkarlarını koruyabiliyorlar.

Bireyselleşmeden öte yığınlaşma

Bu tür bir tutum içinde sanat, siyaset ve düşünce dünyamızın herhangi bir mesafe kat edemediğinden yakınıyor Celal Fedai. “Andığım zümrelerin ele geçirdikleri ‘iktidar’ları altında sanatın, siyasetin, düşüncenin hep aynı yerinde dolanıp duruyoruz. Dolandığımız yer, Taksim Meydanı’ndan başka bir yer değildir… Burası iddia edildiğinin aksine bireyselleşmenin değil yığınlaşmanın mekânı haline gelmiştir.” Şairin rahatsızlığı, toplumun yönlendirici kesiminin, toplumla aynı vasatı paylaşmasında. Öyle ki, şairin işaret ettiği noktada, tüm hatlarıyla bir avamileşme ön planda.

Korkulan şey: İslami zümrenin avamileşmesi

Fedai bu manzara karşısında, İslami duyarlılığa sahip bir zümre olduğunu ve Türkiye’nin varlığını onlarda gördüğünü belirtiyor. Ancak Fedai, yazının başında bahsettiğimiz, “hakikatin hatırını gözetme” samimiyetini tüm imkanıyla göstererek, umutlu olduğu bu İslami zümrenin de, tıpkı sosyalistler gib,i avamileşme tehlikesine düşmesinden çekiniyor. Bu sebeple İslami zümreye, hem bir tavsiye hem de bir eleştiri getiriyor: “Seçkinlerini bu avamilik içinde yetiştirmeleri mümkün değil. Ayrıca böyle bir niyetleri yokmuş gibi görünüyorlar. Seçkinliği değil avamiliği önemsiyorlar ve vaktiyle Türkiyeli Marksistlerin düştüğü avamileşme tuzağına bu defa onlar, İslam’la beraber düşünülmeyecek tercihler yaparak düşüyorlar.”

Hakikatin hatırı uğruna Celal Fedai Hece Dergisi’nin 2013 Kasım sayısında ise, aynı eleştiriyi boyutlandırarak Evlatlarını Yiyen Satürn Müslüman Olabilir Mi? başlıklı yazısıyla, İslami zümre için yapacağını peşinen söyledi. Bu tavır dahi Fedai’nin, bir tarafın taraftarı olmadığını ancak hakikatin peşinden giden bir şair olduğunu bizlere gösteriyor.

Celal Fedai’nin Kaf’la Yazılan İktidar yazısının tamamını aşağıdaki linklerden okuyabiliriz: http://www.kaynakmetinler.com/?p=167

 

Metin Erol, hakikatin hatrına haber verdi

 

Güncelleme Tarihi: 22 Şubat 2016, 15:00
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13