banner17

Rasim Özdenören dunyabizim'e yazdı!

Rasim Özdenören, Mehmet Akif hakkındaki değerlendirmelerini saptıranlar, anlayamayanlar için dunyabizim'e yazdı.

Rasim Özdenören dunyabizim'e yazdı!

Rasim Özdenören Yumurtayı Hangi Ucundan Kırmalı

Mehmet Akif Ersoy üzerine olan bir yazım bazı mahfillerde bir anlayışsızlık duvarına çarptı. Benim, Akif’i küfürle itham ettiğim, ona karşı garazkâr bir tavır içinde bulunduğum iddia edildi.

Ben, Akif merhumun ölümünden 4 yıl sonra dünyaya gelmiş biriyim. Dolayısıyla Akif’in şahsıyla da ailesiyle de herhangi bir şahsî alıp vereceğim olamaz ve ona garez duymam için bir neden gösterilemez. Bilakis, Akif’in dürüst kişiliğine saygı duyarım. Bu iddia sahibinin ne dediğinin farkında olmadığını, abesle iştigal ettiğini düşünüyorum. Akif merhum hakkındaki görüşüm nettir. Birkaç madde halinde sıralayabilirim:

1. Akif tam bir iman sahibidir.

2. Akif milletini sever, sayar, esirger.

3. Ona kâfirlik isnadında bulunanın işbu bühtanı aynıyla kendisine döner.

4. Akif kişi olarak düzgün, dürüst, doğru, sağlam bir karakter yapısına sahiptir.

5. Akif bir âlim değildir, kendine mahsus telakkileri olan bir şahsiyettir.

6. İslam dünyasının ve Müslümanların içine düştüğü bunalımdan rahatsızdır.

7. sözü geçen bunalımın çaresini aramak üzere Batı (Avrupa) dünyasına bakar, çareyi orada bulmak ister.

8. Akif’in gözünde iki tür Avrupa vardır, biri emperyalist Avrupa (ki o, Akif’e “tek dişi kalmış canavar” olarak görünür), diğeri de ilmin neşvünema bulduğu Avrupa dünyasıdır.

9. Akif, işbu Avrupa’nın ilmine taliptir. “Onun ilmini alalım ahlakı kendine kalsın” der.

10. İşte sorun tam da bu noktada ortaya çıkar. Avrupa’nın ilmi onun ahlakından veya tersinden söylendikte onun ilmi ahlakından ayrı değildir. Biri diğerine yol verir: Avrupa’nın ilmini aldığında ahlakı veya ahlakını aldığında ilmi de diğerinin yedeğinde gelir. Olay, tecezzi kabul etmez bir zihinsel bütünlük halinde tecelli eder.

Rasim Özdenören Düşünsel Duruş11. Öte yandan “Doğrudan doğruya Kuran’dan alıp ilhamı/ Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı” beytinde dile getirilen telakki tarzı da, ilmi mutlak doğru kabul etmiş bir zihniyetin ürünüdür. Bu zihniyet Akif’e mahsus ve onunla mahdut ve mukayyet değildir. Bu anlayış tarzı o dönemin bütün Batıcı entelektüellerinin ortak vasfıdır. Onlardan da günümüze intikal etmiş ve Cumhuriyet döneminin temel belirleyicileri arasında yer almıştır.

12. Avrupa’nın ilmi veya onun ilmî zihniyeti denilen kavram, ilme bir mutlaklık izafe eder. Pozitivist ilim anlayışının ortaya koyduğu bu telakki tarzı dinin yerine geçme iddiasındadır. Akif, imanı icabı belki ilmin bu iddiasını kabul etmekten münezzehtir. Ancak ilmi mutlak değer olarak kabul ettiği anda, kendisi amaçlamamış da olsa, kabulü aynı sonucun doğmasına müncer olur.

13. Kimileri Akif’in ahlâkî dürüstlüğünü onun kanaatinin yanılmazlığına teminat olarak görüyor. Onun “Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı” mısraında dile getirdiği telakkiye kendince anlam yükleyerek deyim yerindeyse bu telakki tarzını beraat ettirme çabasına giriyor. Oysa bu telakki tarzı Akif’e özgü de değildir, zamanın genel geçer kanaati onun mısraında veciz biçimde dile getirilmiştir. Neticede bu bir telakki tarzıdır ve Akif’in imanına halel getirmez. Ancak bu telakki tarzı tashih edilmelidir. Çünkü onun uzantısı günümüzde hâlâ kafa karıştırıcı olmaya devam etmektedir.

Bu telakki tarzına göre ilim asıl kabul ediliyor. Mısra: “Asrın idrakini söyletmeliyiz İslam'a” demiyor; “Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı” diyor. Bu durumda da ister istemez, kim kimi tezkiye edecek sorusu karşımıza çıkıyor. Asrın idraki mi İslam’ı tezkiye edecek, yoksa asrın idrakini İslam mı tezkiye edecek?

14. Son cümle: Milyonlarca insanların arkasından gittiği büyük müçtehitlerin bile yanılabilirliği ortadayken ve onları kimse tekfir etmezken; son tahlilde belli bir kanaat sahibi olan merhum Akif’in değinilen kanaati de elbette onun imanını zedelemez. Ancak onu sevenlerin aynı kanaati izlemesi de gerekmez. Çünkü içinde bulunduğumuz dönemde bu kanaat çoğu Müslümanın kafasını karıştırmaya; hayatına çekidüzen verme sadedinde dini değil, fakat ilmi esas almaya sürüklemektedir. Bu itibarla o kanaatin üzerinde durmaya ve düzeltmeye ihtiyaç vardır. Vesselam.

 

Rasim Özdenören yazdıHece Mehmet Akif Özel Sayısı

GYY notu: Değerli büyüğümüz Rasim Özdenören'in Hece dergisinin “Mehmed Akif Özel Sayısı”nda yayınlanan yazısı üzerinde -aradan dört yıl geçtikten sonra- bir kısım tartışmalar yaşandı. Söz konusu yazı, derginin aşırı ısrarı üzerine, fakat yazarın vaktinin olmaması gerekçesine istinaden derginin kendisine gönderdiği bir asistana dikte edildi. Biz, konuyla ilgili durumu bizzat Rasim Özdenören'in kendisine sorduk. Bize, dikte esnasında asistanın: 'Din kaydını kaldıralım zira o bela / Bütün esbabı terakkimize engel hâlâ’ beytini hatırlatması üzerine bu beytin şiir içinde bir kahramandan alıntı olduğunun farkına varmadan ve fakat gene de Akif'i temize çıkartmak isteyen bir yaklaşımla yorumlamaya çalıştığını söyledi ve ekledi: "O yazı benimdir ve sorumluluğu da bana aittir; oradaki zühul metnin tümüne şamil olan görüşü zedelemez.”

Bu metne mal bulmuş mağribi gibi saldıranların Rasim Özdenören Bey’in merhum M. Akif ile alakalı yaklaşımını sitemize gönderdiği bu değerli ufuk açıcı yazıdan öğrenmeleri, görmeleri mümkündür. Arzu edenlerin konu ile alakalı Yumurtayı Hangi Ucundan Kırmalı ile Düşünsel Duruş kitaplarına bakmalarını bilhassa tavsiye etmek isteriz.

Güncelleme Tarihi: 04 Nisan 2012, 11:10
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Murat Kapkıner
Murat Kapkıner - 7 yıl Önce

Bu kadar muktesit bir yazıda Akif ancak bu kadar doğru, handiyse eksiksiz anlatılabilir.Bazı usçu olduklarını iddia etmelerine karşın az düşünen kimseler Akif'i kendileri gibi göstermek istiyor. Halbuki O'nun 'safha'larının başlangıcında İbn i Arabî'de bile görülmeyecek kadar Vahdet i Vücud var. Onun modernist olduğu doğrudur ama alt yapısı sağlam, maneviyatı güçlü bir üstadımız olduğu unutulmamalıdır.

Fatih YAVUZ
Fatih YAVUZ - 7 yıl Önce

Bu yaptıkları Taassup Akif de insan Yanlış yapar insanımız Akife (ismet sıfatı) yüklemeye çalışıyor.bu konuda sadece RASİM ÖZDENÖRENi değil KADİR MISIROĞLUnuda eleştiriyorlar düşünmeden hayasızca.Eleştirmeden önce acaba neden böyle bir şey söyleniyor diye düşünmüyorlar.bende soruyorum bu yazarlarımızı eleştiren insanlar neden neden neden.............. (editöryal not: Kadir Bey, bilinir ki eleştirirken hakaret de eder. Rasim Beyin eleştirileri Büyük Akif'imizin şahsına yönelik bir saldırı değildir. Edebi sanatları "Molla Kasımca" yorumlamak değildir. Karıştırılmamasını rica ederiz.)

Mustafa Everdi
Mustafa Everdi - 7 yıl Önce

Mehmet Akif de dokunulmazlar listesine mi girdi? Rasim abi çok objektif çok net bir yorum getiriyor. Ben daha ilerisini söylüyorum. Mehmet Akif teşkilat-ı mahsusa ve ittihat ve terakki mensubu olması nedeniyle sultan II. Abdülhamid'e savaş açmıştır. Safahattaki Acem Şahı şiiri Abdülhamit için yazılmıştır. Benzer bir şiiri M. Kemal için yaz(a)mamıştır. Millî şair olup İstiklal Marşı böyle hüsn-ü kabul bulmuştur. Bu marşda ezan dışında "İslam'a ait bir atıf yoktur.

ibrahim can baylan
ibrahim can baylan - 7 yıl Önce

Burada Rasim abi akif hocamıza kötü birşey demek istememiş AKif hocamızda bir insandır oda hata yapa bilir.Hatasız kul olmaz.Her insan hata yapar

ibrahim can baylan
ibrahim can baylan - 7 yıl Önce

Akif bir yanlış yapmış olabilir herkez hata yapar.unutmayalım li hatasız kul olmaz herkez hata yapabilir.

banner19

banner13

banner20