Ne birlikte ne de ayrı ayrı!

Açık bir sistem olan birey, varlığını devam ettirmek için diğer sistemlerle sürekli bir ilişki içerisindedir ve bu ilişkinin getirileri ile götürüleri vardır. Aliye Nur Arapoğlu yazdı.

Ne birlikte ne de ayrı ayrı!

Sistem kelimesi; Latince “Birleşme”, “Oluşma”, “Bir araya gelme” anlamını taşıyan “Systema” kelimesinden; “Systema” ise Yunanca aynı anlamlara gelen “Sustema” kelimesinden türemiştir. Bu yazıda ele alacağımız konu ise tanımını yaptığım bu kelime üzerine inşa edilmiş olacak. Sosyal bilimlerin konusu olan “Sosyal Sistem Kuramı”nı gelin yakından tanıyalım.

Bir sosyal sistem içinde yaşıyoruz. Farkında olmasak da bu sosyal sistemin işleyişine etki ediyor ve onun işleyişi tarafından etkileniyoruz. Peki, “Sosyal Sistem”i biraz daha açacak olursak nelerden söz etmemiz gerekir?

Sosyal sistem

Öncelikle birey olarak çeşitli rol ve sorumluluklarla sistemin içinde bulunduğumuzu bilmemiz gerekir. Sistemin işleyişinin devam etmesi için ihtiyaç duyduğu her ögeyi birey olarak ona sunarız. Kirst-Ashman ve Hull’un daha basit tanımıyla anlamak istersek sistem: “Bir bütün teşkil eden sistemli ve birbiriyle ilişkili bir grup unsurdur.” Buckley’in daha karmaşık tanımıyla, unsurların veya bileşenlerin karışımı doğrudan ya da dolaylı olarak nedensel ağ ile ilişkilidir. Öyle ki her bileşen hiç değilse başkalarının belirli zaman dilimi içerisinde sabit durumda daha az ya da daha fazla olması ile ilişkilidir.

Sistem ve ögeleri

Bu tanımlardan da anlayacağımız üzere sistemler tek bir ögeden değil, birkaç unsurun bir araya gelmesiyle oluşurlar. Bir sistem daima kendinden küçük olan alt sistemlere ayrılır ve o alt sistem ise kendinden küçük olan bir başka alt sisteme ayrılır. Her ne kadar birlikten kuvvet doğsa da bu alt sistemlerin tek başlarına hareket edemediği anlamına gelmez. Alt sistemlerin bizzat kendisi de başlıca dinamik bir yapıya sahiptir. Çünkü sistemler birbiri ile ilişki içindedir ve birbirini etkileme potansiyelindedir.

Her sistem bu anlamda kendi içinde bir sınıra sahiptir. Bu sınır, bir sistemi diğerinden ayırma yetisini verir. Sınırlar, sistem tarafından belirlendiğinden ne ölçüde geçirgen oldukları yine o sisteme bağlıdır. Bir sistemin geçirgenliği ve esnek yapısı yine o sistemin açık ya da kapalı olmasıyla ilişkilidir.

Açık sistemler istediğimiz ölçüde esnekliğe sahip, iletişim kurma gücü yüksek, çevreye etki eden ve çevreden etkilenebilen sistemlerken; kapalı sistemler açık sistemlerin aksine iletişim kurulamaz, çevre tarafından etkilenemez ve çevreye etki edemez durumdadırlar.

Denge, her konuda olduğu gibi burada da hayatî bir öneme sahiptir. Sistemlerin iç dengesine homoestasi denir. Homoestasi sistem içerisinde değişim olsa da sistemin iç dinamiğini sabit bir dengede sürdürebilme becerisidir.

Sistemler

Sistemin ne olduğuna, nasıl işlediğine dair genel bilgiye sahip olduktan sonra gelelim Sosyal Bilimler’in konusu olan Sosyal Sistem Kuramı’nın neden önemli olduğuna.

İnsan, biyo-psiko-sosyal bir varlıktır. Yani biyolojik bir yazılımı ve ruhî bir yanı olan, toplum içinde sosyalleşerek yaşayan bir varlıktır. Bu anlamda içinde bulunduğumuz sistemlerde üçe ayrılır. Bunlar:

1. Doğal Sistemler: Aile, arkadaşlık vb.

2. Formal Sistemler: Meslek örgütleri, odalar birliği vb. 

3. Toplum Sistemleri: Okullar, hastaneler, kamu örgütleri vb.

Sosyal Sistem Kuramı’na göre birey çevresini değiştirebilme potansiyeline sahiptir ve yine çevresindeki sistemler tarafından kolayca etkilenebilmektedir. Çünkü bir ilişkinin söz konusu olduğu tüm bağlamlar kendi içerisinde bir sistemi barındırır. Bireyin her yönden gelişimi ve değişimi, içinde bulunduğu sisteme bağlıdır. Sistemin içindeki herhangi bir ögede meydana gelen değişim sistemin bir diğer parçasını etkileyecek ve bu da değişime sebep olacaktır. Bu değişim elbette olumlu ya da olumsuz olma potansiyeline sahiptir. Dolayısıyla sistem, içerisindeki öge ve unsurları ayrı değerlendirmek yerine bireyi etkileyen tüm sistemleri bir bütün olarak görüp bu bütüne yönelik müdahalede bulunmayı tercih etmektedir. Açık bir sistem olan birey, varlığını devam ettirmek için diğer sistemlerle sürekli bir ilişki içerisindedir ve bu ilişkinin bireye getirileri götürüleri vardır. Sistem kuramı bireye yönelik yapılacak her müdahalede bunu göz önüne alarak uygulama geliştirir.

İnsanın biyo-psiko-sosyal bir varlık olması açısından, Sistem Kuramı’nın bireyle kurulacak etkileşimde bütüncül bir yaklaşım sergilemeye nasıl imkân verdiği daha rahat görülebilir. Bizler de birey olarak yaşadığımız sistemin bir alt sistemi olduğunu fark etmeliyiz. Bizlerinde alt sistem olarak rolleri, sorumlulukları ve ihtiyaçları var. Ancak toplum ile iş birliği içerisinde olabilirsek sistem kendini sürdürebilir ve iç denge sağlanabilir. Diğer türlü sistem çöker ve beraberinde kaos getirir. Birey olarak toplum olma yönelimindeyiz.

Herkesin topluma bir fayda sunduğu, bir başkasının sunduğu katkıdan faydalandığı bir durum içindeyiz. Dolayısıyla çarkın nasıl işlediğini bilmek yaşadığımız sistemi anlamlandırmaya olanak sağlayacaktır. Anlaşılan o ki insan, canlı ya da cansız her unsura görünmez iplerle bağlıdır. Bu görünmez iplerin yaşamımıza tesiri büyük olduğu da aşikâr. Bu ipler görünmez olsa da onların orada olduğunu bilmeli ve buna göre davranabilmeyiz. Tabii ki her ögenin bir etki alanı olduğu gerçeğini unutmadan.

Aliye Nur Arapoğlu

Yayın Tarihi: 16 Mayıs 2021 Pazar 18:30 Güncelleme Tarihi: 16 Mayıs 2021, 18:39
banner25
YORUM EKLE

banner26