banner17

Mısır Filistin özgürlüğü denk!

Batının değerleri Müslümanların elini güçlü kılıyor mu, nasıl güçlü kılıyor, Kerem Abadi sorguluyor

Mısır Filistin özgürlüğü denk!

Ortadoğu’da milyonlarca insan özgürlük için sokaklara döküldü. Tıpkı bir zamanlar Doğu Avrupa’da olduğu gibi. O zamanlar Batı dünyası söz konusu özgürlük olduğunda örnek olarak alınıyordu, şimdi ise batı değerlerini iyice ortaya koyuyor ve böylelikle düşmanın yani “İslamcı”ların elini güçlü kılıyor.

Mavi Marmara baskın anı
Mavi Marmara baskın anı

Bush’un ağzından Amerika’nın dünyaya maliyeti

“60 yıl boyunca batı dünyası Uzakdoğu’daki özgürlüksüzlüğe bahaneler buldu ve tutumunu buna göre şekillendirdi. Bu strateji bize artık güvenlik sağlamıyor. Uzun vadede istikrar sağlamak özgürlük pahasına elde edilemiyor.”

George W. Bush’un bu sözleri güzel sözler değil, bu sözler akıl dolu sözler de değil. Bu sözlerde bir devlet başkanının vurgulaması gereken şeyler eksik, bu sözlerin tuzu/biberi değil ruhu/inancı, “kendi değerlerim” diye ortaya koyacağı “varlık” bilinci eksik.

Batı dünyasının bu “suni ahlak” anlayışını maalesef kendi topraklarında görmüyoruz. Ya “size demokrasi getirdim” dediği kendine ait olmayan topraklarda yahutta dengesizliğin ve zulmün sürmesi gerektiğine stratejik olarak inandığı topraklarda rastlaşıyoruz. Başka bir deyişle ABD sınırları içinde yer almayan her toprak parçasında “özgürlük”ü ABD’nin fırça darbeleriyle oluşmuş bir resim veya hayal olarak görüyoruz.

Tahrir meydanı
Tahrir meydanı

Özgürlük sandığımız şey aslında ne?

Gazze içine hapsedilmiş Filistinlilerin de özgürlük anlayışı artık bu resmin bir parçası. Elektronik medya kullanma kabiliyetinde olan dünyanın yarısı Filistinlileri haklı davalarında desteklemeye başladı. Sonra bu destek bilgisayar ekranlarının dışına taştı. Milyonlarca insan maddi destek sağladı, on binlerce insan özgürlük filolarına destek sağladı, binlerce insan filolara katıldı. On binlerce insan destek olmak maksadıyla tiyatro oyunları sergilediler, müzik albümleri oluşturdular ve milyonlarca insana sundular. Bazısı katarsis etkisinde kaldı bazısı ise bunu hayatına yansıttı.

Filistinde duvara çizilen özgürlük
Filistinde duvara çizilen özgürlük

Filistin’de ne değişti Mısır’da ne değişecek?

FilistinÖrneğin Rachel Corrie için ABD’de altmışın üzerinde şarkı yazıldı. Düzinelerce halk müziği sanatçısı (Country Music) duygu dolu şarkılar seslendirdiler. Birçok Amerikalının burun kıvırdığı Hıristiyan kolejleri ve Hıristiyan üniversitelerinde bile Rachel Corrie etkinlikleri yapıldı.

Fakat Filistinliler ölmeye devam etti. İsrail özgürlük filolarına saldırdı, şehitler verildi. İsrail yine kendi özgürlüğünü ve güvenliğini sağladığını savunup öldürdü, kendini haklı çıkarttı. ABD, İsrail’in Mavi Marmara raporunu tarafsız ve doğru buldu, İsrail’i haklı çıkardı.

Zamanında George W. Bush’un pot kırıp “Uzun vadede istikrar sağlamayı özgürlük pahasına elde ettikleri” gerçeği değişmemiş aynı şekliyle devam ediyor. Bahaneler bulunuyor, sürümceme süreleri sonsuza değin hesaplanıyor, analiz ediliyor.

Bugün “özgürlük” anlayışı, yani özgürlük kelimesinden anladıklarımız ne? Bir Filistinlinin anladığı ne? Ona destek veren bir Türk’ün anladığı ne? Ya bir İrlandalının? Veya bugün Kahire’de Tahrir Meydanı’ndaki Mısırlının anladığı ne? Cevap: Tam olarak ABD’nin ve onun emperyal zihniyetine hizmet eden devlet adamları, sanatçılar ve gazetecilerin topluma empoze ettikleri özgürlük anlayışı.

bush washington
Bush, Washington

Amerika bu eski kafalılığında neden diretiyor?

Sanayisinin %75’i köhne ve eski moda olan; sırf bu sebepten dolayı Kyoto sözleşmesinin altına imza atmayan, yenilenme masrafları ülkeyi ekonomik krize sokacak olan ve bırakın dünya ticaretini kendi iç ticareti bile çökecek olan ABD şiddet kullanmayı ve şiddeti yönlendirme konusundaki yobazlığını da aynı şekilde sürdürüyor. Çünkü ancak bu şekilde her an bir vakum patlaması gibi içeri çökebilecek olan ekonomisini bir volkan patlaması gibi yükseltebiliyor.

Batı dünyasının Ortadoğu’da gözettiği sadece bir tek şey var: İslam. Bunun ismi özgürlüğü sağlamak da olsa özgürlüğü kısıtlamak da olsa, insanları özgürlüğe davet etmek de olsa, milyonları sokağa döküp halk devrimi yapmak da olsa; asıl konu: Kendi resmettikleri özgürlük anlayışını gökyüzünde ister mavi isterse kanlı bir bayrak olarak dalgalandırmak.

Böylelikle ABD en çok maddi desteği sağladığı iki ülke olan İsrail ve Mısır sayesinde İslamın önüne Süveş kanalıyla sağladığı barajı korumaya devam edecek. Filistin asla özgür olmayacak, Hiçbir Arap ülkesi hak ettiği yönetime, İslam’a ve özgürlüğe kavuşmayacak. Fakat herkes özgürleştiğini veya özgürlük yolunda adım adım ilerlediğini düşünecek: ABD çökeceği yerde büyüyüp devleşmeye devam edecek.

 

Kerem Abadi özgürlük ne ki dedi tartıştı

Güncelleme Tarihi: 09 Şubat 2011, 18:14
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Engin Demir
Engin Demir - 8 yıl Önce

Devletlerin, özellikle başını ABD'nin çektiği özgür(-süz)leştirme stratejisini kendi menfaatlerini gözeterek yapması insanlık adına kabul edilemeyecek bir çalışma. Yazarın, devlet stratejisini (-ki bu da önemli) değil, özgürlük için sokağa dökülen halkın ve aktivistlerin neden/sonuç denklemini açıklamasını beklerdim. Ve devamında, sivil toplum örgütlerinin hangi demokrasiye ya da hangi özgürlüğe hizmet ettiğini açıklamasını bekliyorum...

adım soyadm
adım soyadm - 8 yıl Önce

Cumhuriyet tarihinde hep suçu Batı’ya attılar. Siyonistler şöyle yaptı, böyle yaptı diye. Sen ne yaptın? Gardını alsana. Sen adam değil misin? Senin gardın düşmüş, o geldi vurdu, bu geldi vurdu.

Solcular da ki laiklik paranoyası ne ise islamcılar da ki siyonist, Amerika paranoyası da aynı..

Onlar şeriat geliyor diye korkuyor İslamcılar ise her olayın altında Amerika'yı ve İsrail'i arıyor...

YaHuu bırakın artık bunları düşünmeyi kardeşim şu yazı bile insanın içine korku salmaya birebir

banner8

banner19

banner20