banner17

Mimarlarımız namaz kılmaz mı?!

'Mimar Sinan Anısına Cami Mimarîsi Üzerine Fikir Yarışması'na birçok öneri geldi, lakin önerilen ürünlerin cami olup olmadığı tartışma konusu.

Mimarlarımız namaz kılmaz mı?!

Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından Mart ayında düzenlenen “Mimar Sinan Anısına Cami Mimarisi Üzerine Fikir Yarışması”, ulusal bir yarışma olmasının yanında son yıllarda en çok katılımın olduğu yarışmalardan biriydi.

Aynı formda cami, fabrika, kilise

İki yüzden fazla proje yarışma jürisine gönderildi. Yarışma jürisi 6 eşdeğer ödüle birincilik verdi. Ödül alan projelerde de, ödül alamayan projelerde de görülen ortak sıkıntı projelerin fikrî anlamda zengin olmasına karşın caminin İslam’ı simgeleyen bir yapı olduğunun unutulması; yani caminin bir fabrika, bir kilise yapısından farksız formlarda değerlendirilmiş olmasıydı.

Fikir var, cami yok
Fikir var, cami yok
Fikir var, cami yok
Fikir var, cami yok
Fikir var, cami yok
Resimleri büyütmek için üzerini tıklayınız

Elbette bu bir fikir yarışması ve daha önce düşünülmemiş ve önerilmemiş fikirler getirmek gerekiyor; ancak önerilen fikirlerde caminin her şeyden önce bir mabet olduğunu ve bu mabede dair bir mimarî fikrin, nüfusunun büyük kesiminin müslüman olduğu bir ülkede önerildiğini unutmamak gerekiyor.

Hat sanatının kullanılması bir mekânı camileştirmez

Cami fikir yarışmasına gönderilen birçok projede Lafzatullah ve diğer lafzların hatlarının oldukça büyük boyutlarda ve çoğu yapıların dış kısmında kullanıldığı fark ediliyor.

Elbette başta Bursa Ulu cami olmak üzere tarihî camilerimizde de hat sanatının nadide örnekleri var. Ancak hat sanatı, bir yapının cami olduğunu simgelemez. Ve dış mekânda kullanılmaları onların, dinî anlamlarından ziyade her hangi bir sokak sanatı eseri (grafiti ve benzeri) veya resim gibi algılanmasına sebep oluyor.

Ayrıca her fırsatta Türkçe ezan, Türkçe sureler gibi tartışmaların sıkça yaşandığı ve mimarların bu konularda başı çekmese de başlarda olduğu bir ülkede bu tür çelişen öneriler olması mimarların da neyi niçin savunduğunun çok da farkında olmadığını ispatlar nitelikte.

Kubbe mihrap minber minare hak getire

Tarihî camilerin olmazsa olmazı diyebileceğimiz kubbe, mihrap, minber ve minare gibi öğeler, işlevlerine ve simgeledikleri özelliklere vakıf olmadan, birçok projede hiç konulmamış, bir kısmında da oldukça rastgele kullanılmışlar.

Mihrabın yerini alan şelaleler, pencereler, kapılar, ağaçlar imamlara oldukça renkli dakikalar geçirebileceği öneriler getirse de cami veya mabet ruhuna aykırıdır. Kubbe diye kurulan -tabiri caizse- çadırların yerlere kapanması bilge mimar Turgut Cansever’in bu konudaki çalışmalarının fikirlerinin hiç okunmadığını gösteriyor.

Fabrika bacası mı bayrak direği mi diye tahmin ettiğiniz şeyler aslında bir mimarın minare metaforu olabilmektedir. Hal böyle olunca anlaşılıyor ki mimarlarımız hiç camide namaz kılmıyor maalesef.

Not: Resimler www.kolokyum.com sitesinden alınmıştır.

 

Sami Yaylalı, “namaz kılmayan cami yapmasın” diyor

Güncelleme Tarihi: 27 Haziran 2010, 22:45
YORUM EKLE
YORUMLAR
orhan doğru
orhan doğru - 8 yıl Önce

Tevbe suresi ayet 9. Meali: "Allah'a secde edilen yerleri, ancak ve ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namaz kılan, zekat veren ve Allah'tan başka kimseden korkmayanlar imar eder. İşte doğru yolu bulmaları umulanlar da onlardır."

Ahmet Şamilov
Ahmet Şamilov - 8 yıl Önce

Ama ben de bir şey tasarlasaydım camii yapmazdım, Mimar Sinan cami'nin hasını yapmış zaten, öyle değil mi?

asya akyıldız
asya akyıldız - 8 yıl Önce

cami dediğiniz şey nedir tekrardan düşünün ve onun üzerine yorumlarınızı ekleyin, her toplum kendine göre yorumlamıştır camiyi, türk mimarisinde ki cami örneğine diğer islam topluluklarının mimarisiyle ortak unsurları vardır fakat bir caminin olmazsa olmazları yoktur. bir yer inşa eder ve beş vakit ezan okunuyorsa bir de imam eşliğinde namazlar kılınıyorsa camidir. minaresi, minberi vs. vs süstür :)

büşra
büşra - 8 yıl Önce

İslamda Şehir ve Mimari, Kubbeyi Yere Koymamak, İstanbulu anlamak üstadın ihtimamla okunulması gereken kitaplarıdır diye düşünüyorum. Sokaklarımız, evlerimiz ve dahi balkon(!)larımız yaşadığımız soyut ''kavram karmaşası'' ile tamamiyle -somut- Batıya meyyal bir görüntü almaya başladı. Camiiler de artık bu eğilimin içine girmeye başladıysa, bilmiyorum bunu nasıl değerlendirmeli. Hangi değerleri baz almalı, değerlendirme yaparken.

büşra
büşra - 8 yıl Önce

Düşüncelerimiz ve yaşantımız arasındaki derin tenakuz birçok yere sirayet etmiş gözüküyor. Camii projelerine bile!

Sami abi, Pazar günü LYS'ye giriyorum, sizi her ne kadar sadece GENÇ'ten tanıyor olsam da dualarınızı bekliyorum. Çünkü ben mimar olmak istiyorm yaa! :) [İnşallah]

Selamlar...

Orhan Doğru
Orhan Doğru - 8 yıl Önce

http://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/europe/germany/2645403/Controversial-mosque-gets-go-ahead-in-Germany.html
avrupada yapılmış bir cami yarışmasını kazanan proje. evet bu bir fikir yarışması değil ama mimarın kubbeye minareye mihraba olan hassasiyeti ortada ve fikrini de koymuş açık açık.

...
... - 8 yıl Önce

Ahh bir mimar olsam.

neda
neda - 8 yıl Önce

mimari açıdan ihtiyaç programını karşılıyorsa,işlevselse,kütlesel uyumu mevcutsa ve taşıyıcısındada problem yoksa sorun yoktur.Bence "biz" dini mekanlar ile ilgili fazla duygusal yaklaşıyoruz ve babamızdan nasıl gördüysek öle olmalı diyoruz.bizansdada kubbe vardı , eğerki kubbe islami bir öğe diyorsak bence durup düşümeliyiz...önmli olan cemaat bütünlüğünü bozmaycak geniş mekanlar elde etmektir, osmanlı zamanında çelik yapılarda kullanılabiliyor olsaydı acaba ne olurdu ?bu düşünülebilinir mese


banner8

banner19

banner20