Medyanın İsrailperestleri!

Dün Posta ve Hürriyet gazeleteri Türk halkına yol gösteren, tavsiyelerde bulunan köşe yazıları ile doluydu..

Medyanın İsrailperestleri!

Özdemir İnce nereden konuşuyor?

Özdemir İnceMeğer Özdemir İnce aynı zamanda bir Fıkıh âlimiymiş. Bugünki köşe yazsının başlığı: “İslamcı hassasiyet”. İlk cümlesi: “İslamcı hassasiyet ulusal çıkarlara dâhil değildir!” Cümlenin sonundaki ünlem işaretini açtığımızda vurgusuna sebep olan İslami kaynakları gösteren dipnotlar bulmamız mümkün değil. Hakeza yazının bitiminde de dipnotlardan oluşan bir bölüm gözlemleyemedim.

O halde cümlenin bu vurgusu ısmarlama bir yazının 'Sipariş No.'su olsa gerek, diye düşünmekten kendimi alamadım. Kendimi alamadığım ve bir türlü hak veremediğim nokta ise söz konusu Doğan Yayın Grubu olunca yıllardır süregelen İsrail sözcülüğünü yapan bu kurumun “Filistini sattılar” diyerek kendisinin Türk öz kültürünü satmalarına ne buyrulur? Sorusuna cevap bile aramamam.

“İş”imize geldiği gibi

Kaybolmuşluk, öz kültürüne ve öz tarihine düşman edilmişlik varsa yoksa İsrail’in basın elçiliği konumundaki bu grubun paralel izdüşümünde Atatürkçülüğü desteklemesi fakat fark yaratan bükümlerde/parabollerde İsrail sözcülüğünü anında unutup elde avuçta ne varsa parlatma çabaları da gözden kaçmıyor değil. Ramazan Müslümanlıkları da öyle..Necip Fazıl Kısakürek

Belirsizlik ve hedefsizliklerini özgürleşen ve gelişime açık olan Türkiye’de “çağdaş”, “modern”, “demokrasi”, “laiklik” ve “hukuk devleti” kavramlarını bir marangoz gibi yonta yonta, gerekiyorsa sivrilte sivrilte gerekiyorsa ise ovalleştire ovalleştire belli bir okur grubuna ulaştırdılar. Çizdikleri bol parabollü yayın ilkesi kendilerine bol para kazandırdı. Bol para ve bol okur “istediğimi söyler istediğimi yazarım” düşüncesine itmiş bu kişileri. Öyle ki kendi basınlarını “kutsal” görmüş ve kutsal kabul ettirmişler. Üstad Necip Fazıl bu gazeteleri tirajlarıyla yüce makamda görenlere: “Milyonların girip çıktığı tuvaletleri kimse kutsal saymaz.”, dememiş miydi?

İHHÖzdemir İnce, zulüm gören Müslümanların yardımına koşulmaması gerektiğinin, umursanmaması gerektiğinin altını İsrailli dostunun İsrail’den başka gidecek yeri olmadığıyla çiziyor. İsrail devletini Arap devletleri resmen tanımıyor, Filistin desteklenmeye devam ederse İsrailliler İsrail’i terk edecek demeye mi getiriyor? Ne kadar tutarlı ve ne kadar gerçekçi (!) Koskoca yılların köşe yazarı?

İsrail’li yok etmek istiyorlar!

İHH ve Bülent Yıldırım; on yıl içinde İsrail’i abluka altına almak niyetinde olduklarını da gizlememişler, Özdemir İnce’ye göre. Bu ve yukarıda söylemek istedikleri İsrail İstihbarat Subayının sorguda tekme tokat bilgi almaya çalışırken söylediği cümlelerin Türkçe’ye dökülmüşü sadece.

Evet, Özdemir İnce’yi dinleyelim. Filistin’e kılımız kıpırdamasın. Hele ki devlet olarak asla! Özdemir İnce kimleri dinliyorsa onları dinlemeye devam edelim. Öyle mi?

Mehmet Ali BirandFotoğrafçımız: Mehmet Ali Birand

Mehmet Ali Birand ise "Washington'da Türk kazanı kaynıyor" başlıklı yazısında tıpkı Özdemir İnce gibi “milli çıkarlar” kartını oynamış. Yalnız İnce’nin alelacele yazamadıklarını yazabilmiş, açıklamalarda bulunmuş. Ben sadece fotoğraf çekiyorum, gördüklerimi yazıyorum, diyen Birand pek kendi fikrini söylememiş gibi yapmış.

Özdemir İnce'nin yazısında sert bir uslüp kendini gizlemişken Birand'ın yazısında yaşlıca bir amca var; sevimli ama tehlikeye dikkat çekiyor: cık cık, evladım öyle yapma sonra sonu çok kötü olur, diyor.

Sonuçta, yandaki resimdeki gibi yüzümüze gülen bir Birand yazının içinden bizlere el sallasa da dedikleri değişmiyor:

Filistin’le gönül birliği kurduğumuz müddetçe ABD’de bulunan İsrail lobisi canımıza okuyacak, bizleri kıyma makinesinden geçirecekler, mahvolacağız rüzgârını estirmekte.

Yılların gazetecisi bunu böyle der mi? - Demez. Fakat M. Ali Birand biz okurlarına samimi yüzünü gösteriyor.

İnce, İsrail gözüyle Birand ise ABD’deki İsrail gözüyle okurlarına ciddi tavsiyeler veriyor. Şöyle bir ayrıntı var ki; Artık ABD'de bulunan yahudi lobisinin de İsrail hükümetini destekleyenler ve desteklemeyenler olarak ikiye ayrıldığını biliyoruz. Bunu en azından New York'ta gerçekleşen protesto gösterilerinde gördük. Birand buna değinmemeyi bütünü bozmaması adına uygun görmüş olmalı. Bütünlük ise şu: İsrail'e dokunmayın, cız!

Türk milletinin aciz duruma düşeceğinden korktuklarını dile getiriyorlar. Birand ABD’de bulunan çok mühim isimsiz kişilerden alıntılar yapıyor. Sadece Bülent Arınç'ın ve Fethullah Gülen’in isimlerini açık ederek yazısını tavsiye niteliğinde şöyle sonlandırıyor:

“Zorlamayın.

Abartmayın.

Yapacağınızı yaptınız. Aferin, bravo. Ancak yeter. Yeni gemiler yollamayın. İsrail’i zorlamanın da bir sınırı vardır. Yine böyle bir konvoy yapar ve aynı tepkiyle karşılaşırsanız, buna yanıt veremeyebiliriz. Ülkeyi böyle bir zora sokmayın...”

 

 

 

Cüneyt Çelik, Filistin’e özgürlük diledi

Yayın Tarihi: 08 Haziran 2010 Salı 16:19 Güncelleme Tarihi: 16 Ağustos 2010, 13:31
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet Emir
Mehmet Emir - 11 yıl Önce

içimden size küfür etmek geliyor.
eğer uğraşırsam size 3 sayfa dolusu küfür yazar, ağzıma geleni söylerdim.

ama inanın siz buna da değmezsiniz. size sadece dua ederim.

Allah sizi baykal emsalleriniz gibi rezil ve rüsva duruma düşürsün..
helak etsin!

unable
unable - 11 yıl Önce

Doğruyla eğriyi bu kadar karıştırabilirmi bir insan?Yada bunlar nasıl insan?İnşaALLAH,bizden uzakta-başlarına filistindeki zulmün aynısını yaşarlar,ki başka türlüde doğruyu göremezler.Belkide görmek istemezler,kalpleri yahudi-beyinleri siyonist zalimler."İnsanları tanıdıkça,hayvanları dah çok seviyorum"

Gülnihal Bimahal
Gülnihal Bimahal - 11 yıl Önce

İki ihtiyar palyaço gösteri yapıyor. Bu şaklabanlar gazeteci olarak ciddiye bile alınmamalı.

banner26