banner17

Mahmut Erol Kılıç '7+7+7+7+7+7+7 olmalı' diyor

Mahmut Erol Kılıç farklı ve metafizikle irtibatlı yeni bir eğitim kurgusundan bahsediyor. Ve bu durumu ömür denilen, insana emanet olarak yüklenen sürece yayıyor

Mahmut Erol Kılıç '7+7+7+7+7+7+7 olmalı' diyor

 

Son günlerde eğitimde bir değişim rüzgârı esmeye başladı. Başbakan’ın telkiniyle iktidar milletvekillerinin “4+4+4 Yasası” çıkana kadar Ankara’da olmaları istendi. Hatta muhalefet de Ankara’da gövde gösterisine(!) hazırlanıyor. Kimsenin kavgasına ortak olmaya niyetimiz yok. Kimseyle derdimiz de yok. Derdimiz kendimizle, kendi insanımızla. Herkesin ittifak ettiği konulardan biri de eğitim sisteminin bir açmaz halinde olduğu. Ortak olunmayan nokta ise bu sorunun çözümünde düğümleniyor. Herkes kendince bir çözüm öneriyor. Hele hele bu tartışmanın yine “kızlar” üzerinden yürütülmesini hiçbir şekilde açıklamak mümkün değil.

Lise eğitimi bir değer üreten nesiller yetiştirmekten uzak

Bütün liselerini yabancı dille eğitim veren liselere çevirmeye çalışan bir Milli Eğitim. Bu ülkenin, insanların cebinden hazırlık sınıfı İngilizcesi için nice para kazanan rant sahipleri oldu. Yetmedi Türk Dili ve Edebiyatı dersleri en alt seviyeye, her sene aynı konuyu anlatma düzeyine indirildi. (Bir öğrencimin “derste konuyu bilerek başarılı sayılmaktan bıktık, bir de sanat konuşsa bu edebiyat öğretmenleri” demesi ümidimi kamçıladı.)

Hele hele “hazırlık dershaneleri” adı altında hem öğretmenleri hem öğrencileri hem de velileri sömüren sistemsizliğe ne demeli? Bu sistemin tıkanmasında, çarkın bozulmasında ‘biz’den olanların yapıp etmelerinin etkisi yok mu?Mahmut Erol Kılıç

Bugün herkes şişirme notlar, sınıfta kalma ihtimalinin geçmekten daha zor olduğu bir sistemin içinde. Okulların hali ortada. Lise eğitimi bir değer üreten nesiller yetiştirmekten uzak. Bugün hangi genç,  “lisem üniversitemdi” cümlesini kurabiliyor?

Farklı ve metafizikle irtibatlı yeni bir eğitim kurgusundan bahsediyor

Sezai Karakoç’u sevme sebeplerimden biri de Türkiye’de söylenilmeyen bazı gerçekleri net bir üslupla dile getirmesi. Sezai Bey her oluşan sosyal yapıyı metafizik bir temelle irtibatlandırarak açıklıyor. “Metafizik bir ürperti”den bahsediyor. Metafizik bir ürperti, somut olanın soyut gerçeklikle ilişkilendirilmesi.

Türkiye’nin özgün seslerinden biri olan Mahmut Erol Kılıç Hoca da gündemdeki eğitim meselesine farklı bir perspektif getirdi. Hoca Zaman Pazar ekindeki söyleşide diyor ki: “Geleneksel eğitim anlayışı 7 ve katları olarak giden eğitim anlayışıdır. Yani 7 x 7 = 49 sene devam eden bir eğitim var. 1 -7 yaş arası, 7 -14 yaş arası ila ahir. Her bir 7 senede insan değişir ve dönüşür. 49 ise kemal yaşıdır.”

Mahmut Erol Kılıç farklı ve metafizikle irtibatlı yeni bir kurgudan bahsediyor. Ve bu durumu ömür denilen, insana emanet olarak yüklenen başı ve sonu belirsiz bir sürece yayıyor. Mahmut Erol Hoca, “Türkiye'de bugün tartışılan eğitim sistemi formel yani resmî eğitim içindir. Benim kastettiğim eğitim anlayışı ise bir hayat programıdır ve beşikten mezara kadar izlenecek bir süreçtir. Liselerde ve

üniversite sınavı

50 yılda ne değişti; sürekli 'tedrisatta değişiklik' yapmaktan

ve sürekli umut etmekten başka...

üniversitelerde alınan eğitim bunun ancak bir tarafını teşkil eder. Eğitim bir bütündür. Bugün biz herkesi üniversite mezunu yapmak gayretindeyiz. Çünkü Avrupa Birliği öyle istiyor. Ama hayat karşısında çok cahil üniversite mezunlarımız olabilmekte.” diyor yine aynı söyleşide.

İleri toplumlarda fizik, kimya, edebiyat, felsefe vs. hepsi metafizik ile irtibatlı olarak anlatılır

Başarıyı dersi iyi öğretmek ve dersi iyi anlamak olarak algılayan bir sistemin içindeyiz. Öğretmen ve öğrenci başarısı rakamlara ve netlere endeksli. Sınavlar ve üniversiteler modern insanın put haneleri. Velilerin çocuklarının üniversite hazırlıkta yaşadıkları sıkıntıdan pek çoğumuz haberdarız. Bu durumdan kurtulmak zorundayız. Mahmut Erol Hoca da “Yaygın eğitimi önemsememiz gerek”tiğini düşünenlerden. Hatta “sadece liselerde din dersini mecbur tutarak dindar bir nesil yetişeceğini de zannetmiyorum. Dini sadece mecburi din dersinde anlatılan şeklî şeylerle sınırlamak yanlıştır. İleri toplumlarda fizik, kimya, edebiyat, felsefe vs. hepsi metafizik ile irtibatlı olarak anlatılır.” diye düşünüyor Hoca. Hocanın sözlerine kulak vermek zorundayız. Eğitim bir bütündür ve bunu parçalamak mümkün değildir.

Eğitimin sancılı günlerinde eğitim dertlilerinin metafizikle irtibatlı düşüncelere kapı aralaması gerektiğini düşünüyorum. Metafizikle irtibatlı olmayan her düşünce yok olmaya mahkumdur. Dünya tarihi buna şahittir.

 

Zeki Dursun icraatın içinden yazdı

Güncelleme Tarihi: 28 Mart 2012, 09:32
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner20