banner17

Kur'an manipülasyon unsuru olmasın!

Basına yansıyan bilgilere göre müfredat hem okuma hem meal okuma şeklinde gerçekleşecekmiş. Doğru bir seçim olur bu..

Kur'an manipülasyon unsuru olmasın!

Kur'an dersi

Dört dörtlük eğitim sisteminin seçmeli Kur’an-ı Kerim Dersi hakkında bir şey söylemeyecek misin diyenlerin hatırı kalmasın. Elbette Kur’an dersi hakkında söyleyeceklerimiz de var. Öncelikle müfredattan bahsetmeliyiz.

Basına yansıyan bilgilere göre müfredat  hem okuma hem meal okuma şeklinde gerçekleşecekmiş. Doğru bir seçim olur bu. Çünkü bu zamana kadar Kur’an eğitimine karşı çıkanlar, “Anlamını bilmediğiniz bir metni niye okuyor, niye ezberliyorsunuz?” diyorlardı. Böylece Kur’an eğitimi özüne uygun verilmiş olacak. Mehmet Akif merhumun, “İnmemiştir hele Kur’an bunu hakkıyla bilin/ Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için” uyarısı dikkate alınmış olur böylece.

Kur’an dersi nasıl yapılmalı?

Daha önce Siyer dersinin içeriğinde olduğu gibi, bu konuda da söyleyeceklerimiz şunlar: İki saatlik Kur’an dersinden biri; Kur’an Tarihi’ne (inzal süreci, vahiy, mushaf haline gelmesi, çoğaltılması), hafızlık, Kur’an ilimleri, Kur’an okumanın faziletleri, kıraat çeşitleri, hafızlardan örnek okumalar vs.ye ayrılmalıdır. İkinci derste yüzünden okumaya geçilmelidir. Diyelim ki birinci dönemde Kur’an’ı yüzünden okumayı öğrenen öğrencinin okumada serilik kazanması ve tecvidli okuması için temrinler yapılırken; ikinci ders, meal okumaya ayrılmalıdır. Bu konuda ilk tercih “Namaz Sureleri” olarak bilinen kısa sureler ile namazda okunan diğer duaların mealleri başlangıç için iyi bir tercihtir.

Kur'an dersiMeal okuma nüzul sırasına göre olmalı

Konu ile ilgili diğer bir teklifimiz; Meal okuma nüzul sırasına göre yapılmalıdır. Böylece öğrenciler Müslüman toplumun gelişim sürecini, sorunları, vahyin hayata katılışını da görmüş olacaktır. Ancak günümüz Kur’an meallerinin Türkçesi de problemdir, içerik olarak ayetlere verilen mânâlar da. Bu konuda hiçbir kafa karışıklığına meydan vermeyecek şekilde metinler hazırlanmalıdır ki Talim Terbiye Kurulu’nun tek başına bu meseleyi halletmesi mümkün görünmemektedir. Bunun için hem Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan hem ilahiyat fakültelerinde görev yapan hocalardan yardım alınmalıdır.

Ayrıca Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, pedogojik olarak Kur’an okumanın nasıl kolay öğrenileceği/öğretileceği konusunda destek sağlamalıdır. Günümüz teknolojisine uygun olarak “Kolay Kur’an Öğrenme” paketlerinden yararlanılabilir bu konuda.

Kur’an-ı Kerim, kendi ifadesiyle “Mü’minin imanını, kâfirin küfrünü artırır.” İnsanlar tarih boyunca,  mızrakların ucuna geçirmek dâhil, Kur’an-ı Kerim’i kendi ideallerini gerçekleştirmek, kendi çıkarlarını korumak, tezlerini desteklemek için kullanmışlardır, kullanıyorlar. Arapça bilmediğini söyleyen kişilerin Kur’an şifresi çözmeye kalkıştığı, “19 Mucizesi” adı altında ayetlerin kodlanmış olduğu, Batı’daki bilimsel araştırmalar duyulduktan sonra o bilimin Kur’an’da da bulunduğu gibi aktüel ve temelsiz tartışmalara çekilmemelidir öğretmenler, öğrenciler ve de Bakanlık.Kur'an dersi

Dünyaca ünlü hafızlardan örnek okuyuşlar öğrencilere dinlettirilmeli

Meal verme, anlama ve anlamlandırma konusunda, kapsamlı bir içerik, tartışmasız bir içerik olmalıdır. Prof. Dr. İlhami Güler ve Prof. Dr. Ömer Özsoy’un Konularına Göre Kur’an kitabı, içerik ve sistem; Hasan Basri Çantay’ın Kur’an-ı Hakim ve Meal-i Kerim’i dil ve anlamlandırma bakımından başvuru kaynağı olarak alınabilir. Meal ve anlamlandırma konusunda Muhammed İkbal’in uyarısı sanırım yetkililer için ufuk açıcı olacaktır. Şöyle diyor İkbal: “Cebrail o kadar feryad ve figan ediyordu ki kıyamet kopuyor sandım. Sordum Cebrail’e, nedir bu feryadın sebebi diye. Cebrail bana şöyle dedi: “Müslümanların Kur’an’a verdikleri mânâyı, tefsirleri gördüm de ondan feryad ediyorum. Vallahi ben böyle bir Kur’an getirmedim, Billahi ben böyle bir Kur’an getirmedim.”

Kur’an-ı Kerim için “Mekke’de nazil oldu, Mısır’da okundu, İstanbul’da yazıldı.” denir. Bakanlığın tableti bu hususları içerecek şekilde düzenlenmelidir. Kur’an ilimleri içinde hat sanatına ve Türklerin hat sanatına verdikleri hizmetlere de değinilmeli, dünyaca ünlü hafızlardan örnek okuyuşlar kaydedilerek öğrencilere örnek okumalar sunulmalıdır.

Siyasiler eğitime Kur’an ve Siyer’i dâhil ederek büyük bir adım atmış oldu. Biz de kendimizce böyle tekliflerle hizmet etmek istiyoruz. İnşallah yararı olur.

 

Kâmil Yeşil önerdi

Güncelleme Tarihi: 05 Nisan 2012, 10:15
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner20