İslamî moda dergilerinin amacı ne?

Bugün sözde “İslamî” moda dergileri, dindar kadını kime güzel gösterme hizmetine soyundu?

İslamî moda dergilerinin amacı ne?

Prof. Kenan Gürsoy’dan duymuştum; “İnsanın kendi egoizmine meşruiyet kazandırmak için Allah’ı referans göstermesi şirktir!” demişti. Sanırım bir mümin olarak dünya imtihanımızın en kritik eşiği bu… Yani “neyi”  “niçin?” yapıyor olduğumuz… Rıza-yı İlahi için mi, yoksa nefsin rızası için mi?

Meşrulaştırma girişimi de burada devreye giriyor zaten. Takva zannıyla günaha girmeler, nafile uğruna farzı incitmeler yahut ilahi emirleri zaaflarımızla yoğurup günahlarımıza muhkem kaleler örme aymazlıkları… Nefsin türlü ayak oyunlarıyla en meşru şeyi bile necis edebiliyoruz!

Asr-ı Saadet’te iyi ve kötü ya da karayla ak çok net biçimde ayrılmıştı. Tabir yerindeyse “kıvırmak”  pek mümkün değildi. Ama bugün öyle değil… Öylesine iç içe ki her şey, bâtılı haktan ayırmak için çok dikkatli ve uyanık olmak gerekiyor.  Nice hak, bâtılın tozlu söylemleri arasında flulaşıyor, hatta görünmüyor. Ve nice bâtıl, hak peçesine bürünmüş, peşinden koşturuyor. Ve biz Kur’an ve hadisin ruhuna muhalif nice şeyleri, üzerindeki süslü söylemlere kanıp kabulleniyor ve bunu din adına yaparak meşrulaştırıyoruz!

Tesettürün hakikati “setr”edildi

Tesettür gizle(n)mektir. Kılık, kıyafet ve tavırlarıyla “Ben buradayım!” diyenin başında tesettürden çok tereddütler vardır. Tesettür, kadının sığınağıdır; şehvetin ve gayr-i meşru nazarların zehirli oklarından korur. Tesettür, vücut mülkünü Malik-ül Mülk’e teslim etmiş ve tasarruf hakkını onun mutlak iradesine bırakmış bir kadının kulluk şiarıdır. Tesettür,  kadın ruhunun, dünyanın sahte ışıltısına çektiği perdedir. Tesettür, sahteliğin sanal prangalarından kurtulmuş özgür kadının şükrüdür. Hâsılı, tesettür kulluktur.

Ama kulluk bedel ister. Allah insanı iddiasıyla imtihan eder derler. İman ve kulluk bir iddiadır: “Nefis ve şeytanın rağmına, emanet ettiğin mülkü, senin için muhafaza etmeye ant içtim Allahım! Mülk senindir. İrademi iradene, nefsimi emrine teslim ettim!” demektir. Bu iddia ispatı gerektirir.

İşte tesettür böylesine bir kulluk şuurunun ispatıdır. O bir fantezi değildir. Her iki tarafı da razı etmenin aracı hiç değil! İnsan ya Allah'a aittir ya da onun dışındaki şeylere... Kendisini Allah'a ait hisseden, başkasının kendi üzerinde –O’nun rızası dışında- tasarruf etmesine razı olmaz.

Sözde “İslamî” moda dergilerinin hal-i pür melali ortada

Bugün sözde “İslamî” moda dergileri, dindar kadını kime güzel gösterme hizmetine soyundu? Kadının kendisine mi? O zaman başkasının görmesine ne gerek var? Kocasına mı? Başkasının görmesine yine gerek yok! Allah’a mı? Panter desenli, ışıl ışıl eşarplarla öyle mi? Resulüne mi? “Chanel Allure” parfüm ile hem de!

Kim kaldı geriye? Toplum... Yani dışarıdaki insanlar… Bu da haramdı bildiğim kadarıyla…

Yapılan işler hiç de “âlâ” değil

Müslümanların “best of”larını, kapitalizmin değer atfederek belirginleştirdiği ve saygınlaştırdığı  değerler değil, aidiyetini belirlediği inancının ortaya koyduğu  değerler oluşturur. Müslüman en iyisini giymek, en iyisini yemek, en iyisine binmek yerine, en doğruyu konuşmak, en iyi yardımı yapmak, en güzelini giydirmek ve en iyisini yedirmekle mükelleftir.

Yani, söz konusu dergilerin yaptığı tam bir felaket! İtibara alınmayacağımın farkındayım ama bir görev addettiğim için yine de söylüyorum: Gelin kadınlarımızı dünyevî ve nefsanî olanların “best of”larına değil, rıza-yı İlahi’ye matuf “best of”lara yönlendirin.

Hz. Fatıma ve Hz. Aişe annelerimiz, bu kıyafetlerinizle sahabe arasında dolaşmanıza izin verirler miydi?! Rasulullah (s.a.v), o sıktığınız parfümlerle, o bir kilometre ötelerden gözüken kıyafetlerinizle sahabe arasında bulunmanıza razı gelir miydi? Panter desenli örtülerde, “Gucci” parfümlerin refakatinde, bu gidiş nereye Allah aşkına?!

Bu dergilerin ve saf gönülleriyle onlara uyanların yaptıkları hiç de âlâ değil… Farkında değiller ama böyle yaparak hem dünyada hem de ahirette kendilerine çok a'da kazandırırlar!

Osman Sertuğ değindi

Güncelleme Tarihi: 20 Nisan 2019, 09:56
YORUM EKLE
YORUMLAR
sitare yıldız
sitare yıldız - 7 yıl Önce

Bediüzzaman hazretleri tesettür(çarşaf)için,kadının siperi ve kalesi der.Günümüzdeki bazı şık tesettür hanımlar ise,itici olunmamalı,tesettürü hoş ve sevimli göstermeliyiz diyerek kendilerince bir hizmet(!)gayesine matuf,tefsirlerdeki hükümlerin ve tesettür tariflerine zıt bir profil çizmekteler.Acaba diyorum bu stil tesettürle o hanımlar kendilerinin ve nazarını muhafaza edemeyen bazı erkeklerin nefislerine mi hizmet ediyorlar?Allahümmahfzna!

Emre ŞENER
Emre ŞENER - 7 yıl Önce

Hakan ALBAYRAK geldi aklıma. Dengeler adına oldu ne olduysa! dengeler adına aldılar aklımızı başımızdan

elif yıldız
elif yıldız - 7 yıl Önce

kaleminize sağlık.Ağaca demişler neden direnmiyorsun seni kesen baltaya.Ah demiş,baltanın sapı benden ne fayda.Esef esef binlerce esef bu çığrı açanlara.....

ortunmeyle ilgili bir blog
ortunmeyle ilgili bir blog - 7 yıl Önce

güzel bir yazı Allah razı olsun, örtünme ve islami moda!yla ilgili reddiye niteliğinde yazıların olduğu bir blogaa rastladım,güzel bir duruşu var http://korbirkavimeogut.wordpress.com/

Osman DOST
Osman DOST - 7 yıl Önce

Tesettür ışıltılı bez parçalarına yenilmesin.

elif
elif - 7 yıl Önce

modası yerine anlamına anlamına yoğunlaştıracak etkinlikler düzenlense oysa..bu yazı için teşekkürler ayrıca osman sertuğ beye..

Filiz
Filiz - 7 yıl Önce

Bir dakika uyumak, bir ucurum kadar uzaklik hissi veriyor.. Mumin UYUMAZ,UYUMAMALI,HEMEN UYANMALI!

sami taşdelen
sami taşdelen - 7 yıl Önce

Bir şeyin müslümanalar tarafından yapılması onu islami kılmaz. İslamiliğin ölçüsü müslüamanlar değil, Allah'tır. Dolayısıyla moda dergisinin islami olmaz. Moda dergileri mahza şeytanidir!


banner19

banner13