Hayat eve sığabiliyorken biz neden sığamıyoruz?

Krediyle, borç-harçla aldığımız, uğruna bir ömür harcadığımız evlerimiz şu günlerde bize dar geliyor. Sıkılıyoruz, şikâyet ediyoruz. Peki neden? Eksik olan nedir? Yazarlarımızdan Turgut Akça bu sorunun peşine düştü.

Hayat eve sığabiliyorken biz neden sığamıyoruz?

Bütün dünyayı etkisi altına alan gözle görülmez, akıl sır erdirilmez bir virüs bizi yeni bir imtihanla karşı karşıya bıraktı: “Evde kalma imtihanı”.

Belki de dünyalılar olarak ilk defa iletişim kanallarının bu denli gelişmesiyle küçülen dünyamızın gündemi aynılaşıyor ve hep bir ağızdan diyoruz ki; “evde kal” sağlıcakla kal. Evinde kaldığında hayatını sürdürme konusunda bir zorlukla karşılaşmayacak olanlarımız için bile bir problem haline geldi evde olmak. İnsanlar canları pahasına kendilerini dışarı atmak istiyor. Tamam mevsim bahar, bulutların arkasından güneş bize göz kırpıyor. Papatyalar, menekşeler, sümbüller ve boğazda erguvanlar bizi kendine çekiyor bunu anlamak zor değil.

Ama neden insan bir ömür çalışıp didinip sahip olduğu evinde kalmayı eve kapanmak ya da mahpus olmak olarak görür? Evlerimiz neden dar gelir bize?

Kendi içimize sığamadığımız için evlerimize sığamıyor olabilir miyiz?

Evlerimiz neden içimize sinmez? Biz içimize sinmediğimiz için evlerimiz içimize sinmiyor olabilir mi?

Akşam olunca el ayağın çekilmediği zamanlarda yaşıyoruz. Dışarıdan evlerimize dönüp, yorgun bedenlerimizi kapıdan içeri atıp üzerimize kapıyı kapattığımızda daha evin yüzünü göremeden uçup gitmesi için ruhumuza, kalbimize, zihnimize açılan kapıların, pencerelerin ne kadar farkındayız?

Kendimizi gecenin karanlığından, soğuktan, tipiden korumak için evlerimize atarken ruhumuz, zihnimiz hangi karanlık sokaklarda sabahlıyor bunun fevkinde miyiz?

Evlerimize taşıdığımız ‘kendimiz’ nelerden meydana geliyor, ne kadar kendimiziz?

Dış etkenlere karşı perdelerimizi kapatırken kalbimizi nerelere açıyoruz?  Belki de bunu idrak etmeliyiz bu süreçte. Gökhan Özcan soruyor: “Neden kendi evimizden, yani kendi hayatımızdan, yani kendimizden kaçmak için bu kadar çırpınıyoruz. Kitap okumak güzel, film izlemek de öyle... Ama bunlarda dışarıya kaçmak için bulduğumuz çareler değil mi? Neden her şey dışarıda kaldığında içeride bir hayat yok?”

Modern tabirle evlerimiz çekim merkezi olmaktan neden uzaklaştı? Konut olarak sahip olduğumuz evlerimize bir türlü yuva kuramamış olmamız mıdır sebep?

“İki gönül bir olunca samanlık seyran olur” diye bir atasözümüz var. Gönüller bir ve beraber olunca samanlık bile saray gibidir; gönüller bir ve beraber olamadıktan sonra evler saray olsa ne yazar. Şimdilerde saraylar olmayınca gönüller bir olmuyor. Sarayların birleştirdiği gönüller de adliye saraylarında son buluyor. Bir de “gönüller bir olsun” deriz bedenen uzaktaki eş-dost için. Gönüllerin bir ve beraber olmasına hiç olmadığı kadar ihtiyacımız var…

Evlerde hoşça vakit geçiremememizin bir diğer nedeni de hazıra alışıklığımız olabilir mi? Kendi söküğümüzü kendimizin dikememesi, her hizmeti hazır paketler halinde alıp tüketmemiz midir?

Nasıl da insanlar evlerinde kalınca hamarat olmaya başladılar. Herkes yaptığı ekmekleri, çörekleri, börekleri sosyal medyadan servis etmeye başladı. Yani diyeceğim o ki; bu hazır hizmet alma, tüketim anlayışı bizim el becerilerimizi dumura uğrattı. El becerilerimizle beraber sevme, katlanma, sabretme gibi gönül becerilerimiz de gönlümüzden kayıp gitti. Belki de bu süreçte bir yuvamızın olduğunun ve yuvamızın eksiğini gediğini, ihmallerini daha yakından hissederiz.

Bol soru işaretli bir yazı olduğunun farkındayım, herkes kendi eksiğine, gediğine kendi ihtiyacına göre cevabını bulur… Yeter ki; “gönüller bir olsun”.

Şiirle bitirelim:

Sağ çıkıp günlük savaştan

Evin yolunu tutmuşum

Yemek yedik, çocuklarım uyudu

İniyor üstüme yavaştan

Allah’ın bembeyaz bulutu

Kederlerimi unutmuşum.

Behçet Necatigil

Dolandım dolaştım boşandı yağmur

Saçım ıslak kunduram çamur

Eve döndüm yağmur getirdim

Ev yeşerdi ben yeşerdim.

Necati Cumalı

Turgut Akça

Güncelleme Tarihi: 01 Nisan 2020, 15:38
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26