Güvercinler konmasın aman bu kitap fuarına

Güvercinler konmasın aman Londra Kitap Fuarı’na... Çünkü güvercinler, zinhar, insan sağlığını riske atar. Ne riski? Neyin olacak, tabi ki hastalık ve ölüm riski. Hüseyin Alican yazdı..

Güvercinler konmasın aman bu kitap fuarına

Hayli zamanlardır, bilirsiniz, hayatlarımız bir risk ekonomisiyle yönetiliyor. Aslında hayat da dememek lazım, doğru kelimeyi kullanalım: Yaşam. Kendi kelime dağarcığını üreten bu mantık, 'hayat'ın yerine 'yaşam'ı ikame etti. Ölüm peyderpey ters yüz edilip yaşamın uzatılması ve 'dinozorlaştırılmış insan' formuna intikal ettirildi. Yaşam sigortasından anti-aging ilaçlarına, botokstan sağlıklı ve uzun yaşamanın altın kurallarına değişen bir yelpazede birçok örneğini görebiliriz bunun. İnsan yaşamı belirli bir forma kavuşadursun, diğer canlı türleri de insanlaşabildiği ölçüde bu formun içinde yer alabildi. İnsanlaşabilenleri evlere girdi, kimisi sirklere nakledildi, beceriksizleri de sokaklardan tard edildi.

Gelin görün ki “hayvanlar alemi”nin uçanlarına bir hâl çaresi bulabilmek o kadar kolay olmadı. Karadan gelebilecek tehlikeler kapan, ağ veya kurban bayramlarında sıkça gördüğümüz uyuşturucu iğnelerle bertaraf edilebilir; fakat havadaki tehlike? Hava sahası kontrolü belli ki 11 Eylül hadiselerinden sonra daha da tedirgin edici bir havaya bürünmüş. Bir zamanlar uçakların modeli olan kuşlar, şimdi ancak berhava olmaya layık.

Berhava? Fakat kelimelerimizi revize etme zamanı geldi; berhava edemezsin, çünkü ancak havaya doğru bir hareket serbestiyetisinin olduğu yerde herhangi bir şey berhava edilebilir. Hane berduşluk, en çok, salyangozlarla kuşların mesleğidir. Hercailik, herhalde insana salyangoz ve kuşlardan bulaşmıştır. Berhava edebilmek, hercailiğin alâmetidir. Kuşlar sokağına konmasın isteyen, hercailiği toptan rafa kaldırmış olsa gerek. Başına, şu hayatta, en azından bir kez sıçmamış kuştan habersiz yaşayan insanlar kuşlarla hercai olma rüyası görmekten artık vazgeçiyorlar. Yazık!

Finans kapitali yumuşaktır, hırgüre gelmez

Neden bahsediyorum? Londra Kitap Fuarı yolunda gördüğüm bir tabeladan. Londra’yı görmemiş olanlarınız için aktaralım: Londra’da trafik tabelalarına benzer tabelalar, üzerinde bir kuş sureti bulunmak suretiyle, kaldırımlarda arz-ı endam ediyor. Bu tabelalardan birisi de, yazının üstünde bulunan resimde gördüğünüz gibi. Şöyle deniyor: “Lütfen Güvercinleri Beslemeyiniz. Güvercin beslemek haşaratlara davetiyedir, binalara zarar verebilir ve insan sağlığı için bir risktir”

Bir tehlikenin varlığını haber veren bu tabelada uyarı, sonunu siz düşünün der gibi noktasız bir cümleyle bitiyor. Tehlikelere karşı dikkatli olmak lazım gelir, zira bir finans kapitali olan Londra’da kimsenin kendini rahatsız hissetmemesi gerekir. Finans kapitali yumuşaktır, hırgüre gelmez, hele ki sağlığa ve “yaşam”a zarar gelebilecek bir yer hiç olamaz. O sebeple henüz memleketinizden yola çıkmadan, adına vize merkezi denen öncü karakollarda, yüzünüze bakmadan ‘10 saniye kameraya bakın’ diyen görevliler tarafından retinanız taranıp parmak iziniz alınır. Çünkü kapitali ürkütmemek gerekir. Kapital yabancıyı sevmez. Tanıdığı, bildiği, gözlerinin rengini ve dokusunu, parmaklarının izlerini tanıdığı insana varır. Gerçekten de kapital arsızdır. Sevgilisinin her şeyini kaydetmiştir. Seni kendinde eritmek isteyen tutkulu bir sevgilidir.

Çok iş bir arada döner burada

Bir finans merkezinde kitap fuarı nasıl olur peki? Müsaadenizle kısaca anlatayım. Büyük büyük kitap fabrikalarının yöneticileri gelir. Bu kitap fabrikaları bir senede, mesela, 6000 kitap basabilir. Bu kadar basamasa bile, 2000 basar, 3000 basar, 4000 basar. Ne kadar çok kitap basıyorsa, fuarda o kadar geniş bir yer kiralayabilir.

Buralara kitap almak için değil, dağıtımcılarla veya binlerce kitabın datasını satabilecek cinfikirli tüccarlarla tanışmak için gidilir. Kartlar verilir, kartlar alınır; 'business' yapılır. Telif ajansları da gelir; bu fabrikalarla görüşür, anlaşır, temsilcisi olur. Sonra, efendime söyleyeyim, “ifade özgürlüğü” başlıklı bir konferans vardır yan salonda. Ya da o senenin kültür misafiri olan ülke için etkinlikler, konuşmalar, ödüller olur.

Hasılı kelam, çok iş bir arada döner burada. Bunca işin döndüğü bir kitap fuarında sizin başınız döner mi bilemem, bendenizin döndü.

 

Hüseyin Alican yazdı

Güncelleme Tarihi: 09 Mayıs 2014, 11:47

Eslem Nilay Bozdemir

banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26