Gerçek isyanın ne olduğunu Akif'le anlar

Ahmet Kabaklı, Akif'i okumak yerine Akif'e kendi düşüncesini okutmuş gibi duruyor bu “Mehmed Akif” adlı kitabında..

Gerçek isyanın ne olduğunu Akif'le anlar

 

Bugün sağ/muhafazakâr edebiyat dendiğinde akla gelen yerlerin başında Türk Edebiyatı dergisi gelir. Türk Edebiyatı Vakfı ve Ahmet Kabaklı, bu anlayışın sembol isimlerinden biridir. Mehmed Akif okumaları sırasında okumam gereken, üzerinde düşünmem gereken isimlerden biri de Ahmet Kabaklı merhum oldu şüphesiz. Şeyhulmuharririn olarak bilinen merhum ile eserleri dışında herhangi bir irtibatım olmadı. Benim için farklı tecrübelerden biri de Ahmet Kabaklı merhumun gözlerinden/hissiyatından Akif merhuma bakmak oldu.

Kabaklı, Mehmed Akif adlı kitabı üç bölüm halinde tasarlamış. Bölümlerin başına da bu kitabı niçin yazdığına dair 10 sayfalık bir risale koymuş. Birinci bölümde Akif’le ilgili bildik anlatılar, Kabaklı sıralaması ile okura sunulmuş. İkinci bölümde fikrî yönüyle Akif okuması yapılmış. Üçüncü bölümse Kabaklı’nın tezlerini destekler mahiyetteki Akif eserlerinden oluşturulmuş.

Bir kitap niçin yazılır?

Kabaklı’ya göre Akif’in vefatının üzerinden epey zaman geçmesine rağmen Türkiye Müslümanlarının çoğu, “dinimizin hareket, haksızlığa baş kaldırma, merhamet ve gayret esaslarında” Akif’in seviyesinden çok uzaktalar. Sadece Müslümanları Akif’in gerisinde görmeyen Kabaklı, “ilerici”leri de Akif’İn çok gerisinde görmektedir. Haksızlığa isyan edenler için Akif merhum iyi bir örnektir.Ahmet Kabaklı, Mehmed Akif

Haksızlığa isyan ettiğini söyleyenleri samimi bulmayan Kabaklı, gerçek isyanın ne olduğunu Akif’le anlar ancak. Çünkü Akif kenar mahallenin maddi sıkıntılarını, eğitimdeki fırsat eşitsizliğini, sarhoş kocalar elindeki perişan kadınları, çalışmadan yiyenleri anlatır sürekli.

Kabaklı için Akif, ölümünden 63 yıl geçmesine rağmen tamamıyla aktüel bir öncüdür. Günümüz meselelerine çözüm bulan ışıklı bir şairdir o. Akif’in çağdaşları içinde hiçbir isim Akif kadar güncel meseleleri irdelememiştir Kabakçı’ya göre.

Kabaklı’nın değerleriyle Akif

Çalışkan, bilgili ve bilhassa bildikleriyle yaşayan bir insandır Akif. Türk-Müslüman orta halli bir çevrede doğup yetişmiştir. Muhiti ona çok şey katmıştır. Mehmed Akif şiirinde isyancılık, milliyetçilik, İslam ve sosyal bütünlük vardır. Safahat’ın alt yapısını Sarıgüzel Mahallesinde yaşananlar oluşturur Kabaklı’ya göre. Onun eserlerinde ve üslubunda kültür çevresi, alışkanlıkları, tanıştığı kişiler, öğretmenleri, okuduğu eserler var. Akif’i anlamak için Akif’in hasta yatağında yazdırdığı notları önemsediğini söyler Kabaklı.

Kabaklı için Sebilürreşad dergisi Türk kurtuluş şuurunun alevli bir organıdır. Akif, yurtsever şairdir. Akif, Türk-İslam şairidir. “Mev’ize” adlı metin, İstiklal Savaşı’nın  pek önemli belgelerindendir Kabaklı’ya göre. Akif, istikbale inancı olan ve halkın manevi nabızlarından beslenen bir vatan şairidir. Kabaklı’ya göre Anadolu zaferi, gayesine ulaşan şairin son ve sonsuz saadetidir.

Akif, fazilete dayalı çağdaşlaşma ve ilmîleşme fikrinin öncüsü, hislerine son derece hakim bir insandır. Milli mücadelemizin manevi lideridir. Çanakkale ve İstiklal Savaşlarının sesidir. Mehmet Akif, Kur’an’dan aldığı ilhamla ümitsizlik, yeis ve karanlığı kınamaktadır. Daima iç içe ve doğruyu arayan Akif, şiirlerinin de ilerisinde bir karakter anıtı, halis yaratılış ve fazilet adamıdır.

Aksiyon kavramı Mehmet Akif’te dinin yarısı gibi bir şeydir. Hareket, fazilet, ilim ve ülkü Müslümanıdır.  Türk tarihinde tanınmış en büyük hoşgörücüdür, Kabaklı’ya göre. Kabaklı, Akif’i anlamak isteyenlere Mithat Cemal, Emin Erişirgil, H. Basri Çantay ve Eşref Edip okumalarını tavsiye eder.

Türk milletini İslamlığın öncüsü ve kurtarıcısı olarak benimser. Kabaklı’ya göre Akif için, ümmetçi terimi yetmez. O, milliyetçiliğe değil, ırkçılık ve Turancılığa karşıdır. Akif’in sevdiği kavramları “çalışma”, “gayret”, “azim” ve “umut” olarak belirleyen Kabaklı, sevmediği kavramların da “tembellik”, “azimsizlik” ve “karamsarlık” olduğunu söyler. Akif bir siyaset Müslümanı olmaktan çok bir Kur’an ve ilim Müslümanıdır.

Ahmet Kabaklı, Akif'i okumak yerine Akif'e kendi düşüncesini okutmuş gibi duruyor bu kitabında. Akif algılamasına farklı bir cepheden bakmak için anlamlı bir eser.

 

Zeki Dursun, Akif okumaya devam ediyor

Yayın Tarihi: 01 Nisan 2013 Pazartesi 16:40 Güncelleme Tarihi: 01 Nisan 2013, 16:47
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
abbas yolcu
abbas yolcu - 8 yıl Önce

selam tabi olana....Ahmet kabaklı nın Mehmet akif adlı eseri 1970 yılında Toker yayınlarından çıktı.baskı kötü ama olsun..belki faydası olur diye .Mehmet akif okumaları yapan dostlara..sezai karakoc 1968 de akif üzerine bir kitap yazdı.ali nihat tarlan nida yayınlarından 1971 de bir kitap çıkardı."Mehmet akif ve safahat "faruk kadri Timurtaş yağmur yayınlarından 1962 yılında Mehmet akif ve cemiyetimiz, nurettin topçu hareket yayınlarından 1970 Mehmet akif adlı kitabı çıkardı.selam..

murtaza yılmaz
murtaza yılmaz - 8 yıl Önce

Kitabı okumadım ama kitabın içeriği sadece bu yazıda anlatıldığı gibi ise "Ahmet Kabaklı'nın Mehmet Akif'e kendi düşüncelerini isnat ettiği" ifadesi sadece haksız bir itham olmuş. Yazının hem başlangıcında, hem sonuç bölümünde bu ifade öylesine vurgulanmış ki, yazıyı okuyan birisi Kabaklı'nın Akif'te olmayan özellikleri ona isnat ettiği kanaatine kapılabilir.Makale yazarı bu vurguyu yapıyorsa, Kabaklının kitabında yer aldığı halde, Akif'de bulunmadığını düşündüğü özellikleri zikretmeli.

Fatih Çelebi
Fatih Çelebi - 8 yıl Önce

Zeki Abi, Âkif okumalarınızın neticesinde kaleme aldığınız yazıları ilgiyle takip ediyorum. Okumalar tamamlandığında, yazıları bir kitapta bir araya getirme fikri üzerinde düşünmenizi rica edeceğim. Kolaylıklar dilerim..

banner26