En güzel ödül benimki!?

Bu ülkede “ödül” zihniyeti bir an evvel değişmeli! Geçen Cumartesi olduğu gibi, bir günde 64 kişiye birden ödül verilmemeli!

En güzel ödül benimki!?

 

Aslında birtakım kurumların birtakım kişilere verdiği birtakım ödüller üzerine düşünmeyi vakit kaybı olarak görüyordum. Ta ki TYB Ödülleri'nin verildiğini duyup, bu ödüllerin yıllardır kimlere verildiğini merak edip de “geçtiğimiz senelerde bakalım ödüller kimlere verilmiş” diye bir girişimde bulunana dek… Bunun için yapmanız gereken şey basit: Buradan gelmiş geçmiş tüm TYB ödüllerini görebiliyorsunuz. Yani sene sene hangi ödüle kim layık görülmüş, bunu öğrenebiliyorsunuz.

Bugünden geriye giderek bir tarama yapmaya niyetlendim. Ancak 2005’e kadar dayanabildim. Dayanabildim diyorum çünkü rezil, pespaye bir durum söz konusu. İçinde zerre ciddiyet bulunmayan bu tür ödül şeysilerine karşı soğukluğum bir kat daha arttı. Taradığım 2011, 2010, 2009, 2008, 2007, 2006 ve 2005 TYB ödül listelerinden çıkardığım bazı sonuçlar şunlar…TYB

İşte “kıran giren” ödüller

Birincisi çok ödül vermek, bedavadan herkese ödül dağıtmak matah bir şeymiş gibi duruyor günümüzde. Bunu düşünenler halt ediyorlar. “Nerde çokluk…” misali nerden tutsan elinde kalacak hatalar da yapılabiliyor. Mesela ödül verilen bazı dallara bazı senelerde “kıran” girmiş. “Kıran girmek” deyimi Anadolu’da tavuklar, bazen çeşitli hastalıklardan dolayı topluca telef olunca kullanılan bir deyim; bunu da ek bilgi olarak vereyim. İncelediğim son beş sene içinde mesela “hikâye” dalında 2006 yılına kıran girmiş. Bu demek oluyor ki, yayınevleri 2006’da hiç hikaye kitabı basmadı!?

Ya da yine mesela 2006’da “geleneksel sanatlar” dalında ödül verilmiş ama baktığım diğer altı sene içinde o dalın esamisi okunmuyor. Keza, 2007’de “basın yönetim” diye ilginç bir ödül dalı icat edilmiş ama ne öncesinde ne de sonraki yıllarda o dalı ara ki bulasın!? Hakeza, 2005, 2006, 2007, 2008, 2010 ve 2011 yıllarında “fikir” dalında (“basın/fikir” dalından bahsetmiyorum) ödül verilmişken 2009 yılında yurt sathında “fikir”sizlikten öldüğümüzü de belirtmek isterim.

Ödüllerin “basın”a dair dalları ise evlere şenlik. 2011 ve 2010’da “basın fikir”, “basın fıkra”, “basın röportaj” dalları var. Fakat 2009’da “basın”, “basın/fikir”, “basın/fıkra” ve “basın/karikatür” var iken 2008’de bu “basın/kültür”, “basın/fikir”, “basın/karikatür”, “basın/haber” dallarına, 2007’de ise sadece “basın/fikir” ve “basın/fıkra” dallarına evrilmiş. İnsan soruyor, neden “karikatür”ün, “haber”in, “kültür”ün yüzüne böyle arasıra bakılıyor, önemsiz (!) oldukları için mi? “TV”ye dair verilen ödüllerde de aynen “basın”a dair ödüllerde olduğu gibi bir çapraşıklık, bir gizemli durum söz konusu ki çözebilene aşk olsun!?

TYB 2012 Ödül TöreniSon yedi senede iki yıl “özel ödül” diye bir şey icat edilmiş. Bu özel ödüller ise bazı belediyelere gitmiş. İlginç bir durum…

Bayram değil seyran değil, niye ödül aldım şimdi!?

Böyle bir sürü “nereden tutsan elinde kalacak” ilginçlik. Neye üzüleceğimi bilemedim, kaybettiğim vakte mi yanayım yoksa böylesi güzide bir kurumun düştüğü duruma mı? TYB, şu ödüllere çekidüzen veremeyecek kadar aciz mi?

Misal, 10, bilemedin 15 tane sabit ödül dalı belirlenir, bu kategoriler de hiç değişmez demin saydıklarımız gibi, bir kategori kaybolup ertesi yıl yeni bir kategori icat olunmaz böylece... Bu 15 ödül dalında her sene 15 kişiye ödül vermek zorunda değilsin. Mesela “roman” dalında ödül verecek kimseyi bulamadın, dersin ki “bu sene roman ödülüne layık görülen kimse bulunamadı.” Olur biter.

Buradan şuna geleceğim. Ödül verilen kişilere de niye ödül verdiğini gerekçelendir, açıkla. O kişinin kitabı çok mu sattı, verimli bir tartışma ortamına mı vesile oldu, edebiyatta çığır mı açtı, “bu adamda ışık var” mı dendi, ne oldu? Niye o ödül o kişiye verildi. Açıklayın bunu bir zahmet. Yoksa herkes ödül veriyor, okullar bile. Hem de onlarca dalda!? Hiç mi farkın yok Allah aşkına.

Bu ülkede bir an evvel “ödül” mantığı değişmeli, devlet mi el atıyor yoksa buna özel bir denetleme kurumu mu olmalı bilmiyorum ama bir an önce bu sakat zihin yapısı değişmeli. Yoksa ödül alanlar bir süre sonra aldıkları ödülleri koyacak vitrin bulamayacak evlerinde. Ve bir de süreç içerisinde bu ödülleri kimse “takmamaya” başlar, ödül alanlar da dahil… Sırf bu ciddiyetsizlikten dolayı, sırf ciddiyetsiz bir kurumun onlarca dalda gerekçelendirmeden ödül dağıtmasından dolayı… Nitekim bu sene yaşadı bunu TYB. Onur Ünlü’ye ödül verdiler ama adam isyan etti “bu nerden çıktı şimdi” diye…

Bir de, 21 Nisan 2012'nin sanırım bir özelliği de, hem TYB'nin hem Eskader'in ödül töreninin olması idi. Neyi yarıştırıyorsunuz Allah aşkına?! Eskader 36, TYB 28 kişi ve kuruma ödül vermiş. Bana da verin, ben de istiyorum ödül.. Kimse yanlış anlamasın, ödül verilenlerin hak edip etmediklerine getirmiyorum sözü. Elbette tartışılır martışılır ama hak edenler vardır, olacaktır. Ödül verenlere sesleniyorum: Lütfen daha bir ciddi olun!

 

Bünyamin Yıldız isyan etti

Güncelleme Tarihi: 24 Mayıs 2012, 17:08
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
2006 Hikaye Ödülü
2006 Hikaye Ödülü - 7 yıl Önce

2006 yılında hikâye dalında ödül verilmemesi, önemli bir ismin gözardı edilmiş olduğunu gösteriyor: Ömer Faruk Dönmez. Usta hikayecinin Hep Aynı Hikaye'si, Hece Yayınları'ndan 2006 yılında çıktı. O(n) yılın en iyi hikaye kitaplarından biridir kuşkusuz.

Galip Kapusuz
Galip Kapusuz - 7 yıl Önce

Kıymetli bir büyüğümüz, "Ödül" kelimesi "ödemekten" gelir. En bilinen ödeme aracı ise paradır. Övülecek bir meziyeti kurumsal bir metotla taltif ediyorken manevi değeri olan plaket, berat, kupa vb. şeylerin yanında para/altın şeyler verilmiyorsa bu eksik bir ödüllendirme olur" demişti.

Cengiz
Cengiz - 7 yıl Önce

Para verilecek olsa o kadar adama ödül verilir mi, yuhh..Öyle olsa ödül verilecek kişi sayısını az tutarlardı. Hem, kıymetli büyükleri pek dinlemeyiz biz. Üstelik cebimizde akrep vardır bizim.

Y. T. Günaydın
Y. T. Günaydın - 7 yıl Önce

2006'da öykü dalında Nazan Bekiroğlu'nun Cam Irmağı Taş Gemi adlı kitabı ödül almış.

banner19

banner13