Eğitimliler daha mı az dindar?

İşadamlarının çoğu kendini dindar olarak tanımlamakta fakat alkol almakta sakınca görmemekte.

Eğitimliler daha mı az dindar?

Günümüzün kaotik ortamında yaşamak zorunda kalan Müslümanlar, aynı zamanda bir sürü sorunla yüzleşmek ve bu sorunlara kalplerini mutmain kılacak cevaplar da bulmanın çabası içindeler. Sorunlar her gün değişip arttığı için bu noktada sıkıntılar devam etmekte ama bir yandan da sorunları anlayıp çözüm arama çabaları devam etmekte…

Prof. Dr. Abdurrahman Kurt bu konuya kafa yoran akademisyenlerden biri. UÜ İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi öğretim üyesi olan Prof. Dr. Abdurrahman Kurt, yaptığı araştırmalardan çıkardığı sonuçları, Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin cuma sohbetlerinde dinleyicilerle paylaştı.

Dindarlık ne, sekülarizm ne?

Önce kavramların içini doldurdu Prof. Dr. Abdurrahman Kurt. Batılı sosyal bilimcilere göre dindarlığın, “İnsanların belirli bir dine mensup olmaları.” şeklinde anlaşıldığını söyledi. Dindarlığın bizdeki algısının ise “Dinin kurallarının insan hayatına nüfuz etme derecesi.” olarak tanımlandığını ifade ettikten sonra yine de dindarlığın göreceli bir kavram olup “kime göre, neye göre dindar” sorusunun da belirleyici olacağını ekledi.

Kimler kendini dindar olarak görüyor?

Günümüz dünyasında dindarlık kavramının da kişilere göre değiştiğinin altını çizen Prof. Dr. Abdurrahman Kurt, sözgelimi ara sıra oruç tutup diğer ibadetleri yapmayan birisinin bile, bazen kendisi bazen de çevresi tarafından “dindar” olarak tanımlanabildiğini söyledi.

Dindarlığın ölçüsü ne?

Prof. Dr. Abdurrahman Kurt, dinin öngördüğü anlamda dindarlığın anlaşılması için bazı kıstasların olabileceğini söyleyerek bunlardan bazılarının şunlar olduğunu ekledi:

1. Dini bilgi düzeyi,

2. Bilgiyi hayata aktarma,

3. Yaşantı,

4. Dini normları uygulama ve içselleştirme.

Sekülarizme gelirsek…

Sekülarizmin ne olduğu sorusuna cevap arayan Prof. Dr. Abdurrahman Kurt, sekülarizmin dinsizlik olarak anlaşılmasının çok da doğru olmayacağını söyleyerek sekülarizmi “Dinin sosyal hayattan uzaklaşması, dinin ve dini normların öneminin kaybolmaya başlaması.” olarak tanımladı.

İşadamları ne kadar dindar?

Dinimizin mal ve mülkiyet düşmanı olmadığının altını özellikle çizen Prof. Dr. Abdurrahman Kurt, mal ve mülke ait yaklaşımın, “onu edinmek ama ona kapılmamak” şeklinde olması gerektiğini söyledi. Dinimizin mal ve mülkü bir imtihan aracı olarak gördüğünü belirten Prof. Dr. Abdurrahman Kurt, bu yaklaşımın diğer dinlerde de olduğunu vurguladı. Kişilerin bulundukları toplumsal sınıf, ekonomik durum, yetişme tarzı, eğitim gibi özelliklerin kişilerin din anlayışları ve dini yaşantılarını etkileyeceğini vurgulayarak çeşitli örnekler verdi.

Araştırmalara göre işadamları dindar mı?

İşadamlarının dinle ilişkileri konusunda çeşitli işadamları örgütleriyle ilgili araştırma yaptığını ve bu araştırmalardan da ilginç sonuçlar elde ettiğini belirten Prof. Dr. Abdurrahman Kurt, bu araştırmanın çarpıcı sonuçlarından birkaçını şöyle özetledi: İşadamlarının çoğu kendini dindar olarak tanımlamakta. Ama diğer yandan kendilerini dindar olarak tanımlayan bu insanların büyük çoğunluğu alkol almakta sakınca görmemektedirler. Eğitim ve gelir düzeyi arttıkça sekülerlik de artmaktadır.

Müslüman işadamları ne yapmalı?

Sekülerliğin mal ve makam sahibi olanları bir şekilde mutlaka etkilediğine değinen Prof. Dr. Abdurrahman Kurt, bundan uzak durmak isteyen Müslümanların aile hayatlarına dikkat etmelerini, Allah’a bol bol şükretmelerini, dost ve aile meclislerinde sohbete katılmalarını ve zaaflarını frenleme konusunda çaba göstermelerini önerdi.

 

 

Ahmet Serin yazdı

Yayın Tarihi: 30 Nisan 2011 Cumartesi 15:15 Güncelleme Tarihi: 06 Mayıs 2011, 22:15
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Rüstem Budak
Rüstem Budak - 11 yıl Önce

selam,
bu bahiste bir yazı... http://www.tyb.org.tr/rustem-budak/entellektuellik-ve-dindarlik

banner26