Çocuk kitaplarına dair kafamızdaki deli sorular

Çocuklarımıza okutacağımız kitapları önce kendimiz okumadan alan bir toplum olarak 'Kitaplar ön denetimden geçirilsin' kampanyası başlatıldı. Sebep ne? Bazı kitaplarda tasvip edilmeyen unsurların tespit edilmesi. Meryem Uçar bu konuya dair yazdı.

Çocuk kitaplarına dair kafamızdaki deli sorular

Sıkıcı çocuk kitaplarının özellikleri nelerdir? Bu soruya benim cevabım şöyle:

*Çocuklara mutlaka bir ders, bir öğüt vermeli. Mesela “Oyuncaklarını paylaşmalısın, arkadaşına vurmamalısın, akşam erken yatmalısın, ıspanak yemelisin” vb. demeli.

*Edebi bir anlatım yerine yalın ve kuru bir dili olmalı.

*Çizimleri estetikten uzak ve resimler de öğüt vermeli.

*Metnin mesajı, anlamayan çocuklar olabilir diye kitabın sonunda tekrar vurgulanmalı. Hatta kitabın içinde ya da sonunda sorularla/etkinliklerle öğretilmek istenen çocuğun gözüne sokulmalı.

*Çocuklara ne yapmaları gerektiğini söylemek dışında, yapması gereken şeyi yapmazsa başına neler gelebileceği de örneklerle gösterilmeli.

Yetişkinlerin (anne-baba-öğretmen vb.) okumaktan değil ama okutmaktan zevk aldığı, çocukların ise sıkıcı bulduğu bu kitapların özelliklerine daha fazla madde ekleyebilirim ama sanırım yeterli.

Yetişkinler kendi kriterlerine göre çocuklarına kitap alıyor

Sıkıcı çocuk kitaplarından piyasada çok miktarda var ve çok da satar bu kitaplar. Çünkü ülkemizde çocuk kitaplarının alıcıları çoğunlukla yetişkinler. Çocukları için en öğreticiyi(!) seçme konusunda çok titiz(!) olan yetişkinlere kitap satmak çok zor olmasa gerek. “Bu kitap, çocuğunuzu daha başarılı, daha kendine güvenli, değerlerine bağlı vb. yapar. Kitabın sonundaki etkinlik/sorular da öğrendiklerini pekiştirir.” gibi cümleler kuran bir satıcı kitabı satar.

Yetişkin, eğer bir satıcı ile muhatap değilse kitap seçerken önce adına bakar. “Erken yatıyorum, adaletli oluyorum, kıskanmıyorum” gibi mesajları doğrudan adında taşıyan kitaplar ilk tercihi olur. Adından pek bir şey anlaşılmıyorsa arka kapağına bakar. Eğitici ve öğretici olduğuna dair bilgiler varsa işte aradığı kitabı bulmuştur. Bir çocuk kitabı, en fazla kaç sayfa olabilir? Bir yetişkin neden kitabı okuyarak seçmeyi tercih etmez?

Yetişkinin alırken kendi kriterlerine göre seçtiği kitapta tasvip etmeyeceği bir şey varsa suç, kesinlikle o kitabı yayınlayan yayınevinindir.

Çocuklar için kitap seçenler hem çocuğun kitabı okuduğundan emin olmak için hem de okuduğunu anlayıp anlamadığını kontrol etmek için yayınevinin hazırladığı ve cevaplarının da mutlaka bulunduğu sorularla sınav etmek isterler. Soruların cevapları olmazsa çocuğun cevapları neye göre kontrol edilecek? Kitabın içeriğini bilinmiyor ki!

Çocuğun bir kitabı, sınav olacağı için okuması

Bundan 3-4 yıl önceydi. Çalıştığım yayınevini bir veli aramıştı. Kitaplarımızdan birinden öğretmen çocuğunu sınav yapmış; çocuk, soruların tamamını doğru cevapladığı halde tam not alamamış. Çünkü sorulardan birinin cevabı kitapta yanlıştır ve öğretmen yanlışlığı bir türlü kabul etmez. Kontrol ettik. Gerçekten sorunun cevabı kitapta yanlış yer alıyordu. (İnsanız, hata yaparız. Bir sonraki baskıda düzeltiriz.) Öğretmen, metne bakıp cevabı kontrol etme ihtiyacı hissetmez. Veli, mağduriyetinin giderilmesi için doğru cevabın yer aldığı dilekçe tarzında bir faks göndermemizi istemişti bizden.

Öğretmen, kitabı okuyarak, çocuklar üzerindeki etkisinin ne olabileceğini düşünüp karar vererek alsa... Çocuklar kitabı okuduktan sonra da bir sohbet ortamında, öğrencilerinin zevkle okumalarını ve hatırlamalarını sağlayacak sorularını sorsa daha doğru olmaz mı? Çocuğun bir kitabı, sınav olacağı için okuması ona okumayı sevdirir mi?

“Kitaplar ön denetimden geçirilsin” mi?

Bütün bunları neden yazdım? Kitabı okumadan alan bir toplum olarak (Okuyarak alanları tenzih ederim.) “kitaplar ön denetimden geçirilsin” kampanyası başlatıldı. Sebep ne? Bazı kitaplarda tasvip edilmeyen unsurların tespit edilmesi.

Yine çalıştığım yayınevinde psikologlara danışarak yayınladığımız birkaç kitabımız, veliler tarafından tepki aldı. Demek ki kitapların psikologların denetiminden geçmesi de çözüm değil.

Sözde herkes sansüre karşı. Peki nedir sansür? TDK’ya göre “Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin, yayınının ve gösterilmesinin izne bağlı olması, sıkı denetim” demek. Bu tanıma göre “ön denetim” sansür demek değil mi? Sansürün sonunun nereye gideceğini nasıl bilebiliriz?

Hangi ülkede ya da ülkelerde kitaplar basılmadan önce sansürden geçer acaba? Doğru olan kitaplar basıldıktan sonra birilerinin almayı ve okumayı tercih etmesi ya da etmemesi değil midir?

Beğenmediğimiz kitabı çocuğumuza okutmayalım

Çocuğunuza kitap seçerken ön denetimi önce biz yetişkinler yapsak, beğenmediklerimizi okutmasak daha iyi olmaz mı? Ön denetim zorunluluğu gelirse denetimi kimin yapacağı hiç belli olmaz.

Hazır giyim, hazır gıda gibi “hazır”lı tüketimlere fazlasıyla alıştık. Hazır mama steril olabilir ama doğal mı? Duruma bir de bu yönden bakın lütfen!

Meryem Uçar

Yayın Tarihi: 14 Ağustos 2020 Cuma 09:00 Güncelleme Tarihi: 14 Ağustos 2020, 07:22
banner25
YORUM EKLE

banner26