Çarşaf giymek isteyen?

Ben sana bi baş kaparım, diyen Marihuana abla işi çözmüş: 'Hangi açıdan çizerseniz çizin, çarşaflı kadın resmi hep aynıdır'

Çarşaf giymek isteyen?

Marihuana ablaBaşörtü tartışmaları  bir parlayıp bir sönse de son zamanlarda gündemimizi en çok işgal eden konulardan biri. Bir yandan başörtülülerin hak ve özgürlükleri, kılık kıyafetleriyle okulda okuma ve çalışma serbestlikleri tartışılırken diğer yandan İslami camia kendi içinde tesettürün bir yozlaşmaya maruz kaldığını konuşuyor.

Allah rızası  için mi örtünüyoruz?

Örtünmenin artık dini bir vecibeden çok kültürel olarak algılandığı ve yeni nesille birlikte bunun daha da belirgin olacağı açık. Anneler başörtüsünü sadece saçlarını ve güzelliklerini örtmek için kullanırken aynı annelerin kızları örtünmenin yanında şık olmayı, yakıştırmayı, modaya uymayı, trendleri takip etmeyi ve bunun gibi onlarca şeyi zihinlerinin bir köşesinde tutuyorlar. Bir annenin bildiği şey saçını göstermemekken, kızı onlarca marka ve başörtü bağlama şekli arasında seçim yapabilecek bir kültürel düzeydedir. Bu durum bize örtünmenin dinsel algıdan çok kültürel itkilere dayandığını yeterince gösterse gerek. Örtünmede bir moda ve trend olmadığını düşünüyorsanız, neden bu sene tesettürlü kızların yüzde sekseninin lacivert pardösü edindiğini açıklamanız da mümkün olmaz.

Çarşaf

Tabi mesele bu safhayı  aşalı çok oldu. Hatta tesettürde modanın iyi ve doğru olup olmadığı da az da olsa tartışıldı. Benim asıl merak ettiğim konu, tesettürde bir yozlaşmanın olduğu, Vakko’nun bile başörtüsü ürettiği, mendil gibi eşarpların peyda olduğu, markaların sektörü işgal ettiği bu zamanlarda neden “çarşaf”ın hala gündeme gelmediğidir. Öyle ya, en harbi tesettür çarşaf değil midir? Zaman gelir de çarşaf da başörtüsü gibi kapitalizmin oyuncağı olur mu bilemeyiz ama şimdi öyle bir tehlike yok en azından. İbrahim Tenekeci’nin deyimiyle “çarşaf, kapitalizmin kapısına bırakılmış siyah çelenktir.”

Çarşafı kabul edebilir miyiz?

Bu demir leblebiyi kapitalizm yutabilir mi sorusunu boş verip bunu biz yutar mıyız, kabul edebilir miyiz bunu düşünmemiz gerek. Şık görünmekten, tarz sahibi olmaktan, Armani’den vaz geçebilir miyiz? Ya da tüm bunlar umurumuzda değilse bile daha iyi bir tesettür gündemimize girebilir mi?

ÇarşafSizi boşuna yormayacağım, cevap: Hayır! Çünkü çarşaf dindarlar tarafından tam olarak kabullenilebilmiş bir şey değildir. Kötü bir örnek olmasına rağmen, CHP’nin o gerzek çarşaf açılımı bile, çarşaf üzerinde tesettür bağlamında bir tartışmayı tetikleyemedi. Bırakın Kemalistleri ve laikleri dindarlar, muhafazakarlar için bile çarşaf bir aşırılıktır. Başörtülüler, dindarlar bir yandan kendi tesettürleri için hak ararken, birçok platformda Kemalist zihniyetle çarpışırken öte yandan çarşafı aşırılık olarak görmeye devam edecekler, “o kadarına da gerek yok canım” diyecekler.

Hayrunnisa hanım, ilkokulda örtünmeyi aşırı bulmadı mı mesela? Devlet erkanının eşlerinden bir tanesi çarşaflı mı, sorusu bizi aynı kapıya götürür: çarşaf kabullenilmemiştir. Tabii bunu anlamanın kızlar için basit bir yöntemi var: Akşam eve gidince “anne ben çarşaf giymeye karar verdim” deyin ve izleyin kopan gürültüyü.

Tesettürün yozlaşmasını  engellemek mümkün mü?

Oysa çarşaf şuan tesettürün yozlaşmasına dair dert edindiğimiz şeylerden bizi kurtarır. Kapitalizmin suratına tükürdüğü gibi evden çıkarken ayna karşısında harcadığımız süreyi de oldukça kısaltır. Doğal bir haremlik selamlık halidir üstelik. Hangi başörtüyü hangi tuniğe, hangi ayakkabıyı hangi feraceye yakıştıracağımız zahmetinden ve çilesinden bizi kurtaran bu yobaz icat bir hanımın güzelliğini yabancı gözlerden en iyi saklayan (tabii hala böyle bir şeyin gerekliliğine inanıyorsanız) örtünme biçimidir. Dindar camianın hanım yazarlarının çoğu tesettür ve benzeri konularda her şeyi konuştukları halde, modernizmden kapitalizmden yozlaşmadan ve bunların zararlarından tonlarca laf ettikleri halde bir türlü çarşaftan bahis açamıyorlar. Allah İbrahim Tenekeci gibilere ilham vermese entelektüel dünyada “çarşaf” kelimesine neredeyse rastlamak mümkün olmayacak. (gyy burada arkadaşa katılmıyor, evet, çarşaftan bahseden azdır ama o kadar da az değil!)

Çarşafın siyasete ettikleri

Burada, çarşaf kabullenilmemiştir, deyip bırakmak, iyi bir insaf örneği olur. Bunu sorgulamamız gerek, modern dindarlığın, narin, kırılgan, makyajlı suratının bunu kaldırmadığını anlamamız gerek.Çarşaf

Supaneke okuyan başörtülü kız

Müslümanlar üzerindeki modernizm baskısı o kadar kuvvetli ve tazyikli ki zaman zaman vurgun yiyoruz. Bu suratımıza gülümseme ve makyaj olarak yansıyor bazen, ılımlı ılımlı sırıtıyoruz. “hey dostum şekle şemale takılıp kalma” diyoruz, “bırak bu şekilci ayakları” diyoruz, bir fırt daha modernizm çekiyoruz, kafayı buluyoruz. Kafayı bulmuş çocuklar İhl Sözlük’te başörtüsü ile alakalı yüzlerce başlık açmışlar: hamburger yiyen başörtülü, nenesini öpen başörtülü, converce giyen başörtülü, süpaneke okuyan başörtülü, cart başörtülü, curt başörtülü… Onlara kızmamak gerek, sadece başörtülülerle ilgileniyorlar, bu bile iyi sayılır.

İslamdan koşarcasına kaçma çabasındaki muhafazakar camiada sanatın,  estetiğin hazla ve ancak sınıf atlama imkanı getirdiği müddetçe revaçta olduğu bir dönemde, Müslüman çocuklar artık kierkegaard, wittgenstein okumaya başlamışken, bir yandan da CRR’den konserleri takip edip caz ustalarının isimlerini ezberlemeye çalışırken, çarşaftan konu açmak kimsenin estetik zevkine uygun değil, biliyorum. Yeni yeni sanat galerilerini gezip ressamların tablolarını incelerken, sinemada Kieslowski, Tarantino, Dagur kari’den falan “işte estetik efendim” diye bahsederken çarşafı gündeme getirmek ayıp telakki edilir, elbette biliyorum.

Her neyse bir dahaki sefere çarşaflı kızlar neden okullarda okuyamıyoru bile değil, erkekler de bu zihin kirletici okulları neden ‘boykot edilmelidir’i konuşuruz. Bugün bu kadar yobazlık yeter. Zaten siz bile oldukça kızmış görünüyorsunuz.

 

 

Abdullah Kibritçi gericiliğe övgüde bulundu

Güncelleme Tarihi: 23 Aralık 2010, 09:42
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Hüseyin
Hüseyin - 10 yıl Önce

değerli Abdullah Kibritçi, klasik bir yorum cümlesi gibi algılanacak ama: hakikaten elinize,yüreğinize sağlık. sizin de ifade buyurduğunuz gibi çarşaf, modernizmin tokadını yemiş/yemekte olan günümüz müslümanlarının ciddi anlamda gözardı ettiği bir mesele. CHP, çarşaf kelimesini belki en sıklıkla telaffuz eden kurum. fakat lüzümsuz yere çarşafa nişan alıyorlar. bilmiyorlar ki çarşaf çoktandır bizim semtimize uğramıyor. (elbette ki genelleme yapmıyorum, hatta güzel gelişmeler de yok değil)

elif tümer
elif tümer - 10 yıl Önce

sonuna kadar katılıyorum!!pardesülüyüm ama kendimi muhafaza ettiğimi sanmıyorum..çarşafın peçenin ayrı bir tadı var muhakkak.keşke bu bilinçte öğrenmiş olsaydım dinimi

Esra
Esra - 10 yıl Önce

Nadir de olsa çarşaflarını parlak taşlı gümüş broşlarla tutturan hanımlar türedi son zamanlarda.Yaldızlı ve desenli kumaştan çarşaflar imal ediliyor artık.Çarşaf için de tehlike çanları çalmaya başladı galiba...

tesettürist
tesettürist - 10 yıl Önce

çarşaf konuşulmuyor evet
çarşafa da evet!
ancak sözümona müslüman erkeklerin evlenirken seçtikteki tesettürlü kızlar(!) kimler acaba! bir de bunları yazsanız... müslüman erkekler niye boya fıçısına girmiş, dapdar ve modern giyinen kızları seçiyor!-istisnalardan bahsetmiyoruz madem genel konuşuyoruz işte madalyanın diğer iğrenç yüzü!
bu yüzden onlarca kızın makyaj yaptığını bilirim ve de görüştüğü kızdan süslenmesini bekleyeni de...

Nidayi SEVİM
Nidayi SEVİM - 10 yıl Önce

Bilek ve yürek bir araya gelmiş,
dört üstü dört bir yazı olmuş.
Tebrik ve teşekkürlerimle...
Nidayi SEVİM

ayşe
ayşe - 10 yıl Önce

çok güzel bir konuya değinilmiş ve tespitler muhteşem,,,
yazarında dediği gibi çarşafa kıymet verenler çok az,, kıymet verenlerdende Allah razı olsun

Melek Demir
Melek Demir - 10 yıl Önce

kime sorsak, herkes Müslüman. Başı açıklara karşı inanılmaz bir hoşgörü, iyi niyet dilekleri havalarda uçuşurken, zaten her kesimden ablukaya alınmıştesettürlü kadının giyinmesi yüzünden, kim ne gibi sonuçlarçııkarır. Ülkede milyon çeşit aile, onlarca sosyal sınıf ve onların evladı var. Erzurum'lu çarşaf giyer, küçük kızı rengarenk. anne örtülüdür, kızı açık. Ya tesettür savunuculuğ yapan annelerin kızları. Ayşe Böhürler'in kızı neden tesettürsüz. Bir de onları sorgulayın.

abdullah
abdullah - 10 yıl Önce

muhterem metin karabaşoğlunun bir kavramı vardı, başörtülü kapitalizm diye. onu hatırlattı yazınız bana. mesele çarşaf veya mendil gibi örtü meselesi değil, siz de öyle diyorsunuz anladığım kadarıyla. bir zihniyet meselesi. zihniyetin ve hayat tarzının dönüşümü...


banner19

banner13

banner26