Bir edebiyat ortamında tutunabilmenin on beş yolu

Yazmaya yeni başlayanlar için edebi bir muhite dahil olmanın yolları ya da kabul görmenin şartları nelerdir? Hüseyin Akın cevapladı.

Bir edebiyat ortamında tutunabilmenin on beş yolu

Edebiyat ortamlarına girmek sanıldığı gibi öyle kolay bir şey değildir. En azından edebiyatçı olmanız lazımdır. Bir süre okuyucu olarak ortama ilişebilirsiniz. Hayran modunda sevdiğiniz yazara yakın bir mesafede konuşlanabilirsiniz de. Bunların hepsi uzun ve meşakkatli bir yolculuktur. Kıyısından köşesinden işin içinde olmanız lazımdır. Hiç olmazsa dergi dağıtıcısı olarak işe başlayabilirsiniz. Şair ve yazar muhibbi ya da muhibbesi olarak kürsüye yakın oturmanız da mümkün. Elinizdeki muhatapsız karalama metinlerle ümitsiz bekleyişinizi nasıl sonlandırabilirsiniz?

Bir: Postadan değil, ürünü elden teslim edin. E-mail ya da mektup yoluyla gönderilen ürünlerde yazan kişinin serüveni tam anlaşılmayabilir. Hele tek bir ürünle kendinizi hiç anlatamazsınız. İyisi mi dergi editörünü yerinde ziyaret edin. Ürün ancak ürünü veren kişi ile birlikte dikkate alındığında gerçek değerine kavuşur.

İki: Karaladığınız şiirlerden vefa görmediyseniz şansınızı düzyazıda deneyin. Ürün göndereceğiniz editöre ait bir kitaba değerlendirme yazısı yazarsanız bu daha etkili olabilir. Hafızada kalırlık oranınız artar.

Üç: Yayın kurulundan en az bir kişiyle tanışık olmaya çalışın. Sosyal medyada takipçi de olabilirsiniz.

Dört: Yeni çıkmış iddiasız dergilere ürün göndererek matbu sayfalarda ürün yayımlatmanın hazzını yaşayın, bu da sizi tatmin etmediyse şayet kendi derginizi kendiniz çıkarın.

Beş: Derginizin asgari ölçüde kale alınabilmesi için edebiyat piyasasında az çok isim yapmış kalemlerden bir iki tanesinden ne yapıp edip ürün isteyin. Şayet vermiyorlarsa yayınlanmış ürünlerini derginizde iktibas etmek için izin koparın.

Altı: Gerçek anlamda editörlük havasına girebilmek için size yapılanı yaparak gönderilen ürünleri dişe dokunur olsa bile yayınlamayın. Kimsenin e-mailine ya da mektubuna cevap vermeyin. Böylelikle ne denli ciddi bir derginin başında olduğunuza kendinizi inandırmış olursunuz.

Yedi: Bir derginin sahibi ya da genel yayın yönetmeni olmanın nimetlerini unutma. Bu dergide sadece bir tek sen kalacaksın bunu da aklından çıkarma. Buradan bir yerlere doğru uzanacaksın. Bu sayede başka dergiler ve yayınlar görüşüne başvuracak, görüntülü medyada falan arzı endam edeceksin. Bu yüzden sık sık dergiyle aidiyetini dile getirmeli hemen kartvizit bastırıp dağıtmalısın.

Sekiz: Her sayı şiirin olmalı, ilk kitabını çıkarmış olacaksın ona göre yazdıklarını çoğalt. Bir an önce şiir kitabın çıkmalı. Hem böylelikle şairliğin de bir nevi tescil olacaktır. Şiir programlarında seni görmezden gelenler kitabının yüzü suyu hürmetine seni de şiir festivallerine çağırmak zorunda kalacaklar. Şayet kadınsan öyküye doğru yaklaş. Kadın olarak şiir yazmaya başlarsan bir müddet sonra bu alanı parsellemiş olan er kişiler seni sınır dışı edebilir. İyisi mi yol yakınken öyküye dön. Hem öykücülerin dayanışması şairlere göre daha sağlam olur.

Dokuz: Kitabınız çıktığına göre artık çevrenizde iyi organize edilmiş okuyucular ve de yazıcılar grubu oluşturabilirsiniz. Unutmayın ki bu piyasada bir kişiye kırk gün yazar dersen ya da kırk tane kitabını kırk kişiye aldırırsan yazar olur.

On: Mademki artık tescillenmiş yazarsın, edebiyatçı triplerini rahatlıkla sergileyebilirsin, tütün sarmayı öğrenip derinden dumanı içine çekip helezonik kıvrımlarla boşluğa üfleyebilirsin. Ha bir de saçına sakalına, yakana paçana şekil yapma zamanın geldi. Hem senin saçın kimin saçından eksik?

On bir: Kendi derginde bildik şairlerle söyleşi yap ki seninle de yeni çıkan kitabına dair hiç olmazsa onların bir iki tanesi söyleşi yapsınlar. Hem artık merkezi dergilere rahat rahat ürün gönderebilirsin, birinden biri illa ki yayınlayacaktır onları.

On iki: Twitter’da takipçi sayını yükseltmelisin. Dikkat et sakın takip ettiklerin fazla olmasın. Tanındıkça takip ettiğin kişilerin sayısı sıfıra ulaşacak. Önemli insansın ki sosyal ortamlarda adam seçiyorsun.

On üç: Tanınınmış isimlerle fotoğraf çekilmeyi ihmal etme. Onları paylaş ki cümle âlem senin kollarının nereye kadar uzandığını görsün.

On dört: Daha önce tanıdığın yol arkadaşlarını tanısan bile tanımazlıktan gel. Bil ki tanımazlıktan gelmek seni gözlerde büyütüp devleştirir. Her devleşme aynı zamanda bir devletleşmedir. Devletleşirsen devlet sanatçısı gibi devlet yazarı bile olursun.

On beş: Edebiyatçılığına bir mit oluştur, efsane üret. Nevzuhur olduğun çakılmasın, köklerinin çok derinlerde olduğuna herkes inansın.

Haydi, git evladım uğurlar ola, gazan mübarek olsun!

Hüseyin Akın

Güncelleme Tarihi: 06 Şubat 2019, 07:35
banner12
YORUM EKLE

banner19