Başörtüsü bu kültürün ürünü!

"Bence Türkiye'deki Müslümanlar zihinsel açıdan gerçekten çok tıkandılar" diyor Melek Paşalı. Ali Yaşkın konuştu.

Başörtüsü bu kültürün ürünü!

Değerli öykücümüz Melek Paşalı söyleşisinde önemli şeyler dile getiriyor. Tespitlerine katılmakla beraber genellemeci ifadelerinin bulunduğu yerlere katılamadığımız söyleşimizi sizlere sunuyoruz.

Batının dili ile olur mu?

Müslümanlar epeydir, Müslümanca yaşamaya dair özgürlük taleplerini, Batı'nın ''insan hak ve özgürlükleri'' çerçevesinde dillendirmeye başladı. Siz de eğitiminizi Batı'da devam ettirdiniz. Batı'nın özgürlük anlayışını yakından görme imkanına sahip oldunuz. Batı üniversitelerinde başörtüsüyle okuyabilmek, Batı'nın insan hakları anlayışını sorgulamamamız için yeter sebep mi?

Melek PaşalıBence Türkiye'deki Müslümanlar zihinsel açıdan gerçekten çok tıkandılar. Çünkü, Türkiye'deki İslamcılığın ortaya çıkışı, ilerleme süreci, pratiği, İslam'ın geleneksel kodlarını hep küçümseme ve açma motivasyonuyla yürüdü. Türkiye'deki Müslümanlar kendi kökleriyle aralarına kalın perdeler çektiler. Yeni ve esaslı kavramlar üreteceklerini düşündüler. Fakat bunun öyle kültürsüz, geçmişsiz, geleneksiz olamayacağını zaman gösterdi. Genel geçer olan kavramları alıp, onlara İslami içerikler yerleştirerek, günü kurtarmaya yönelik hazır bir düşünme ve ifade etme kalıbına sokuyor Müslümanlar kendilerini.

Başörtüsü olayını bile Türkiye'de Müslümanlar kendi geçmişlerine bağlayarak ifade edemediler. Bu çok korkunç bir kopukluk. Batı üzerinden başörtüsü meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Oysa başörtüsü zaten bu kültürün ürünü. Eğer kültürün ürettiği şeyi, o dinin, o kültürün kavramlarıyla savunamayacaksak, başka kavramlarla zaten savunamazsın. Böyle bir çöküşün içindeyiz. Başörtülü hanımlar da başörtüsünden dolayı kaybettikleri ya da kaybetme riski içinde oldukları haklarını, feminizm kavramları üzerinden elde etmeye çalışıyorlar. Aslında başörtüsü takan bir insanın kendisine sorması gereken temelli, esaslı soruların altlandığı anlamına geliyor bu. Türkiye’deki başörtülü kadınlar babaannelerinin yolundan gittiklerini söyleseler bence çok daha inandırıcı birşey olurdu.

Siyasi simge öyle kolay boşa çıkar mı?

Böylece siyasi simge mi değil mi tartışması da boşa çıkmış olacaktı belki. Ama başörtülüler başından beri anneleriyle, babaanneleriyle kendi aralarına mesafe koydular. Aynılığın değil farklılığın altını çizdiler. ( GYY burda kızdı: Ali Yaşkın, sen bari genelleme kardeşim! Günah, günah, hakka giriyorsun!)

Maalesef öyle, Türkiye'de Müslüman kadınların kamusal alanda varoluş serüveninde kendi farklılıklarının altını çizdiler. Bu süreç zaten gelenekten, anneanneden, babaanneden kopuşla yaşandı. Şimdi dönüp babaanneni referans olarak gösterdiğinde aslında sen kendi içinde de çelişmiş olacaksın. Öyle bir handikap var. Fakat bu ayrım beni hep rahatsız etmiştir. Anadolu'daki kadının bilinçsiz örttüğünü nereden biliyoruz biz?

Onun başından başörtüsünü asla alamazsın.

O canını verir belki onun için. Ama modern hayatta biz mücadelesini verdiğimiz başörtüsünden aynı zamanda vazgeçebiliyoruz. Şunları tartışıyorduk düşünsenize: Onların saçı gözüküyormuş, iğne taksalarmış ya falan. Nerdeyse başörtüsünden saymayacaktık o örtünme biçimlerini. Hayır o kadın için başörtüsü namusudur. O kadar bitişiktir yani. Ondan ayrılamaz.

Vakit ayırıp sorularımıza cevap verdiğiniz için çok teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim.

 

Ali Yaşkın sordu

Güncelleme Tarihi: 19 Şubat 2011, 17:28
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
sevda
sevda - 10 yıl Önce

salt siyaset,asıl manayı unutturup sekülerleştiriyor..öyle enteresan gocunmalarımız varki ne olduğumuzu başkalarına göstermeyi bırak,kendi kendimize unutturduk.Dini ve Onun emirlerinin,dünyevi tercihlerin öncesinde olmaması mı düşen oldu payımıza! Allah Kitabında açıkladı ve O şüphesiz doğruyu söyler...

derda
derda - 10 yıl Önce

Bu konuda hepimizin farklı öyküsü var.Mücadele ettik,kapılarda bekledik,açmadık ;evlerimizde oturduk,açtık ;imanımızın zedelenmesine izin verdik,başı açık olmaya hergün biraz daha alıştık,açınca açmayı,kapanınca kapanmayı savunduk,bizim yaptığımızı yapmayanı ötekiledik.Yurt dışına çıkabilen kurtardı(!) kendini,çerde kalan kara kara düşündü geleceğini.Biz hepsini yaşadık ve hepsi de acı oldu bize.Hepimizin bu konuda farklı öyküleri varken ,evet,kimse bizi yargılamasın.

banner19

banner13

banner26