banner17

Ayraç'tan açıklama!

İntihal tartışmalarına bir Ayraç!

Ayraç'tan açıklama!

İntihal tartışmalarına bir Ayraç!

İbrahim Tüzer - Reşit Güngör KalkanAyraç Dergisi’nin 14. sayısında Selçuk Atay imzasıyla yayımlanan yazı kendisini şöyle özetliyordu: “İlk bölümde eseri, bölümlerine ayırmak suretiyle kısaca okuyucuya tanıtmaya çalışacak; ikinci kısımda ise yazarın “Önsöz Yerine”nin son cümlesinde “kitap boyunca göze çarpabilecek hataların, bilgi yanlışlarının tüm iyi niyetlere karşın eleştiri düzeyi göz önünde bulundurularak değerlendirileceğini umuyorum.” dediği gibi, görebildiğim hataların üzerinde durmaya çalışacağım.”

Yazının medyada ele alınış biçiminde de bu şekilde bir incelik olmasını beklerdik. Ancak Reşit Güngör Kalkan’la ilgili ‘intihal iddiası’ Selçuk Atay’ın yazısının içeriğini sildi süpürdü adeta. İsmet Özel üzerine yazılmış ‘portre’ kapsamındaki kitapların karşılaştırılması kadar doğal bir şey olamaz, edebiyat dünyasında. Üstelik bu, oldukça iyi bir şeydir. Kitapların birbiriyle kıyaslanması, yazarın ve yazılanların değerini ortaya çıkarır, eleştirinin temelidir. 

Ne yazık ki, edebiyat camiamızda konuşulan konulara, yorumlara, farklı bakış açılarına baktığımızda, Selçuk Atay’ın yazısının çoğunlukla okunmadığına, bilakis Ayraç Dergisi, İbrahim Tüzer ve Selçuk Atay arasında bağlar kurulmaya çalışıldığına şahit oluyoruz. Sanki Ayraç, İbrahim Tüzer’in sahibi olduğu bir dergi; Selçuk Atay da Tüzer’in tetikçisiymiş gibi bir hava oluştu.

Dergi yönetiminin böyle bir irtibatın varlığına ya da yokluğuna  bir dahli olmamıştır.

Reşit Güngör Kalkan’ın kitabıyla ilgili “intihal” ifadesi Ayraç Dergisi tarafından kabul edilmemiş ve yazının başlığından çıkarılmıştır. Atay’ın yazısı okunursa, neden “intihal” kadar ağır bir ifade kullanıldığı da kabul edilmese bile anlaşılacaktır. Dahası, Ayraç’ın 15. sayısında Reşit Güngör Kalkan’ın cevabî yazısı okunduğunda, bu benzerliklerin neden kuşku uyandırdığı daha açık bir şekilde ortaya çıkacaktır. 

Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi

Ayraç Dergisi’nin “Danışma Kurulu” adını verdiği platform, derginin içeriğine karışmamakla birlikte, yalnızca bazı özel sayılar için oluşturulmuş ve “Ayraç Dergisi bir okul olabilir mi?” sorusu etrafında şekillenmiş bir mecradır. Selçuk Atay’ın yazısı da, Ayraç’ta bugüne kadar “dışarıdan gelen” kategorisinde yayınlanmış yazılardan birisidir. 

Meseleyi “intihal”  ve “etkilenme/esinlenme” çerçevesinde tartışırken, bunun iki yazar arasında düzeyli bir tartışma olacağını düşünüyorduk. Konu, muhtemelen Reşit Güngör Kalkan’ın cevabî yazısıyla birlikte Ayraç sınırları içerisinde kapanacaktır. Ayraç’ın yayın politikasında, herhangi birine karşı ‘tetikçilik yapmak’ ya da ‘itibarsızlaştırmak’ olmadı ve olmayacaktır. Eleştiriye karşı daha hoşgörülü olmayı öneriyoruz. 

Ayraç  Editörleri 
 

Ayraç  Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi editörleri tavzihte bulundu

 

Güncelleme Tarihi: 03 Ocak 2011, 20:55
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mücteba Karlı
Mücteba Karlı - 8 yıl Önce

Ayraç editörlerinin açıklama metninde "Reşit Güngör Kalkan’ın cevabî yazısı okunduğunda, bu benzerliklerin neden kuşku uyandırdığı daha açık bir şekilde ortaya çıkacaktır." diye bir cümle var. Demek ki neymiş, "kuşku uyandır"makmış. Şu halde herkes kuşkusunu bilimsel yave olarak ortaya yuvarlasın. İspat nerede ey Ayraç editör takımı, ispat göster ispat! Delil göster, şüpheyi, kuşkuyu delillendir. Açıklamanız sizi kurtarmaz...

Halil Bakır
Halil Bakır - 8 yıl Önce

Ayraç dergisi editörünün Reşit Güngör Kalkan'ın cevabi yazısını beğenmeyip yeniden yazmasını istediğini e-mail paylaşımlarından öğrendim. Üstelik editör Yunus Emre Tozal, Reşit Güngör Kalkan'a hitaben 'itiraf et kardeşim intihal yapmışsın işte, onlar akademisyen yalan mı söyleyecekler yani' türünden sıkıştırmalarını okudum ve çok üzüldüm. Yunus Emre Tozal burada taraftır ve doğru beyanlarda bulunmamaktadır. Reşit Güngör Kalkan büyük bir komplo ile karşı karşıyadır. Gerçekten üzüldüm.

Kenan Subaşı
Kenan Subaşı - 8 yıl Önce

ismet özele göre kadınlar neden inektir duygu hanım.hani sizin kadınlık damarınız bazen şişiyor ya,o yüzden sordum.

duygu deryaoğlu
duygu deryaoğlu - 8 yıl Önce

aşkar dergisinin 16. sayısına reşit güngör kalkan, çıkarttığı portre kitabı vesilesiyle bir röportaj vermişti. orada hayli iddialı bir ifadesi vardı: "ismet özel'le ilgili yazılabilecek en iyi kitabı yazdım."

mustafa aydoğan'ın edebiyat ortamı'nda yazdığı "yeni moda: ismet özel'e yergi, turgut uyar'a övgü"nün tam tersine ismet özel hâlâ edebiyat tartışmalarının göbeğinde galiba.

Yasir
Yasir - 8 yıl Önce

duygu hanım, ismet özel -söyledikleri bir kenara- kitap olarak hâlâ türkiyede en önemli kitaplarının yazarı olarak bir üstattır. o yüzden hani TV de söylediklerine şuna buna bakmadan, Taşları Yemek Yasak, Vel Asr, Üç Mesele gibi kitapları aşan ve İsmet Özel gibi üstatlığını hem sağ hem sol camiaya kabul ettirmiş, şairliğiyle şairlerin en önlerind ebulunan 2. bir isim var mı?... bence yok, o yüzden İsmet Özel, İsmet Özel yani... son cümlem komik oldu farkındayım ama anladınız değil mi :) (G e n e l Y a y ı n Y ö n e t m e ni n i n n o t u : Bir insanı dünyada, Türkiye'de tek olarak görüp onun dışında başka kayda değer kimsenin olmadığını iddia eden anlayışın dışavurumu olan bu yorumu ibret olsun diye onaylıyoruz! Bu yorumcumuz gene mütevazi söylemiş :))

duygu deryaoğlu
duygu deryaoğlu - 8 yıl Önce

ismet özel, kadınlara inek demiyor beyefendi. erkekler öküz olmadıkça kadınlara inek derim diyor.

ben de bağdat'ta çıplak dolaşan rabia'tül adviye misali soruyorum: "hani boğalar?"

ismet özel'in o lafının erkekleri daha çok ırgalayacağını düşünmüştüm ama demek ki beyinleri de iğdiş edilmiş.

hay allah!

A.B.
A.B. - 8 yıl Önce

Bu ne szeviyesiz bir yaklaşım ya hu, ne demek kadınlık damarınız şişiyor ve ben bunu tetiklemek için cümleler kullanıyorum. gyy sanırım yine ibret için onaylamış bu yorumu.

vita brevis
vita brevis - 8 yıl Önce

Yahu İsmet Özel'in adının geçtiği her yerde bir polemik olmak zorunda mı?.. Neyedir bu öfke, nedendir? Adam şair gibi şair ya da adam gibi şair işte, daha ne!


banner8

banner19

banner20