banner17

Anlamsız bir uygulama mı?

Samet Akten yılbaşı meselesini farklı açılardan ele aldı. Sitemizde yılbaşına karşı çıkmalıyız modunda değerlendirmeler yayınlamayı düşünmedik..

Anlamsız bir uygulama mı?

Yılbaşı anlamsız bir uygulama mı?

Samet Akten yılbaşı meselesini farklı açılardan ele aldı. Sitemizde yılbaşına karşı çıkmalıyız modunda değerlendirmeler yayınlamayı düşünmedik. Normalde sadece takdir ettiğimiz Müslümanlardan haberler, beyaz haberler taşımak için varız ve buradayız!

Fakat Samet Akten'in tam da karşı çıktığı noktalardan tabiat olayları, aylar günler üzerinden insanlar çeşitli kutlamalar yapamaz mı diye de sormadan edemiyoruz? Acaba kutlamaya karşı çıkmak yerine bu kutlamaların mahiyeti mi tartışılmalı? Ufuk açıcı farklı değerlendirmelere dunyabizim.com açık.

TaksimBelirli Günler ve Haftalar kitabına göre yaşayan insanlar

Doğacak günlerini belirli günler ve haftalar kitabına göre eylemlere adayan bir toplumun, tam da ortasında yaşadığımızı bilerek ve kabul ederek dökülen satırlardır bunlar.  Her doğan güne mutlak ve hakiki manasından taşan anlamlar yükleyip rengârenk ışıklarla gündüzü ve geceyi fetheden insanlar için yeni bir geceden farklı bir sabaha uyanacaklarının garip hayali var son günlerde ülkemizde. Miladi takvime göre; Hz. İsa’nın doğumunun başlangıç kabul edildiği ve evrensel takvim olarak kabul gören bu tamamen insani zaman algısının, kutlamalara sahne olacağı günleri yaşıyoruz ülke olarak. Daha düne kadar feri sönmekte olan sokak lambalarının bulunduğu memleketimin, bu hafta itibariyle Londra veya Paris caddelerini andıracak vaziyette ışıklardan oluşan renk cümbüşüyle donatılmasını şaşkın gözlerle izliyorum.

Yılbaşı gecesi programıMedyanı kültüre etkisi

Medyanın kültürü ters yüz eden teşviklerine eleştiriler yağdırıp sonra da o medya organlarını zengin eden insanlarda aramak gerekir bu şaşkın vaziyetimizin sebebini.  Sevinçlerde kadeh tokuşturulan, hüzünlerde içkinin su gibi akıp gittiği televizyon ekranlarına abone olmuş çocuklarına bile söz geçiremeyen eleştiri otoritesi ailelere de sormak gerekir vaziyetin sebebini. Üstelik ülkemizde Noel Bayramı ile taşkınlıkların yapıldığı (Silvester günü) yılbaşı kutlamaları birlikte kültürümüze işleniyor. Televizyon dizilerinde gençlik diye tasvir edilen karakterler grubunun en önemli uzuvlarından biri olan gitarlarıyla partilerde eğlenceyi, pikniği, aile sohbetlerini içki sofralarıyla özdeşleştirmelerinin tesirlerini gelecekte çok ağır bir biçimde görmek zorunda kalacağız. Küçük yaşlardan beri çizgi filmlerde Noel Baba’dan oyuncak bekleyenlerin büyüdüklerinde yeni yıla dilek tutmaları, çam ağaçlarına taparcasına evlerinin ulu orta bir yerine rengârenk süslerle yerleştirmeleri yozlaşmanın ilerlemiş halini oluşturmakta. Çocuklarına Noel Baba figürleri armağan edip bir şeylerin yapılmasına ve kendisinden dilenmesine gücü olan mecra olarak beyan edilen noktanın Allah’tan başkası olamayacağı bilincini unutanların akşamıdır bu.

Noel Baba neyimiz olur?

M.S. 336 yılından itibaren Hz. İsa'nın doğum günü olarak 25 Aralık kabul edilir. Hıristiyanların kutlu doğum günü olan bugünün bazı ülkelerin dilinde Niklas günü veya Noel günü olarak bilinir. Bunun sebebi ise Aziz Nikolaus (Niklas) gününde aile içi hediyeleşmelerin olması. 1536 yılında Martin Luther çocuklarda Hıristiyanlık sevgisini aşılamak üzere hediyeleşmeyi kutsal doğum gününde yapılmasını salık verdi. Noel bayramı böylelikle Hıristiyanlıktaki bid’at gelişimini devam ettirdi. 11. yy’da Noel’e oyunları eklenmiş, 15. yy’da çam ağacı eklenmiş, 19. Y.y.da Noel çelengi ve 20.y.y.'da ise kırmızı elbiseli, çizmeli Noel Baba Hıristiyan kültürüne adapte olmuş. Adapte çünkü Noel Baba karakterinin bu şekliyle seçilmesinin tek sebebi M.S. 9. yy’da henüz Hıristiyanlıkla tanışmamış Pagan inanışlarına sahip kuzey kabilelerine Tanrı Odin betimlemelerine benzer bir Hıristiyan karakter sunmaktı. Bunu korkutmadan sağlamak için Aziz Nikolaus'un saçı sakalı beyazlatılıp tıpkı Odin gibi dağınık ve kıvırcıklaştırıldı, başındaki başrahip giyisisi ise kukuletalı bir kuzey beresiyle değiştirildi. Bir başka boyut ise Noel’de ve yılbaşında aile içi hediyeleşmenin aslen Hint, Fars ve Pagan kültürlerinden gelmesi.

Kısaca Noel Baba’nın misyonu Hıristiyanlaştırmaktır. Bizim misyonerimiz olur kendisi.

Noel Babalar

Şehrin göbeğine, evin orta yerine çam ağaçları dikip Noel Baba kılığına girmek İslam’a göre de caiz değildir. Gittikçe meşru kabul edilen yılbaşı kutlamaları, aleyhimize gelişen kültür emperyalizmine büyük hizmet etmektedir. Sorulduğunda Müslüman olmakla gurur duyduğunu ifade edenlerin bazıları Noel’i kabul etmeyip yeni bir yıla geçişin kutlanılabilir olduğunu söylemekteler.

Medyanın lafazanlığını başarılı bir biçimde sürdürdüğü kampanyalar neticesinde, Müslümanlarca yapılması uygun görülmeyen işler dahi esnek halde sunulup yapılabilir gösteriliyor. Hatta geçtiğimiz yıllarda Kutlu Doğum Haftası’nda rengârenk balonlarla, ışıklarla anma ve kutlama eylemlerine girişen Müslümanlar olmuştu. Çok şükür ki daha sonra bu tür etkinliklerin bizim maksadımıza aykırı olduğu fark edildi. Yarın sabaha da Müslüman olarak uyanmak hayalinin dışına taşan sapkın fikirler Müslüman muhitlere uğramamalı ve eleştiriler de hoşgörü içerisinde yapılmalıdır.

Dünya’nın kendi etrafında 365 kere dönmesine neden seviniyorsunuz?

Nişantaşı süslemeleriİçerisinde bulunduğumuz âlem bir düzen içerisinde kusursuzca hareket etmekte. Dünya’nın güneş etrafında tam bir tur; kendi etrafındaysa 365 kez dönmesiyle bir yıl meydana geliyor. İnsanların Dünya’nın kendi etrafında 365 kez dönmesini coşkuyla kutlamalarına anlam vermek mümkün değil. İnanç ve kültür sistemlerinde olmayan eylemlerde bulunup Dünya kendi etrafında 365 kez döndü diye sevinen insanların psikolojilerini daha yakından incelemek gerekir. Yılbaşı eğlenceleri için yılın ilk gününün tatil ilân edilmesini sorgulamak gerekir. Kurban Bayramı’nda ayağa kalkıp hayvan sever geçinenlerin yılbaşındaki hindi kıyımına bugüne dek bir eleştirileri dahi olmamıştır. Hayvan severliği ideolojik temellerde gerçekleştirenlerin samimiyetsiz halleri bugün daha açık bir biçimde gözler önüne seriliyor. Yılbaşına iki hafta kadar bir süre varken şehirlerin birçok yerinde belediyeler tarafından tertip edilen ışık sistemlerinden kaybedilen enerji ve bu israf, çok duyarlı çağdaş vatandaşlarımız tarafından nedense hep göz ardı edilmektedir.

Yılbaşı, kapitalist piyasanın hortladığı gece

31 Aralık gecesi ülkenin sarhoş bedenlerine tanıklık edilen gece olarak bilinebilir. Havanın kararmasıyla tüketilmeye başlanan alkolün etkisiyle nereye bastığını bilmeyenlerin tarihle nasıl bir ilişki kurup mutlu olacaklarını anlamak mümkün değildir. Bir sürü kepazeliğe sahne olan ortamlara yürüyen kalabalıkların kimlerden oluştuğuna da vurgu yapmak gerekiyor. Özgürlük için, emperyalizme karşı savaşmak için kampüs kapılarında slogan atanların, kapitalist sistemlere karşı çıkanların, kendilerini sol atfedenlerin yılbaşı gecesinde emperyalizmin göbeğinde oturuyor olmaları kavramların anlamlarıyla eyleme dönüşen hareketlerin çelişkisini bir kez daha göstermektedir. Emperyalizme savaş açanların, kültür emperyalizmine doğrudan doğruya kucak açmaları savundukları görüşlerdeki samimiyetsizliği ön plana çıkarmaktadır. Çağdaşlaşmanın zorunlu tutulduğu ve batılılaşmakla aynı anlamda kullanıldığı bir sistemde ondan geriye doğru sayarak birbirlerine kalıplaşmış yeni yıl mesajları savurmayanlar ertesi günün işlerini yürütecek olanlardır. Yılbaşı ağacının dibinde yeni yıldan dileklerde bulunanlar, maalesef umutlarını kapitalizmin ağına bırakmış insanlardır. Yeni yıl hediyeleşmeleri maksadıyla bankalara borçlananlar bile var bugün. Çünkü yılbaşı aynı zamanda tüketimin katlandığı ve fırsatçı piyasaların büyük kazançlar sağladığı bir gün.

Bayram havasında yaşanan gün, evlerde sofralar donatılır, aileler bir araya gelir, ağızlar kulaklara varır, yeni yıldan dilekler dilenir. Gençler, eğlence mekânlarına milyonlar akıtıp sabahın ilk ışıklarına kadar insan olmaktan vazgeçerler. Daha dün parasızlığı, işsizliği sorun edip yumurta atanların yılbaşında eğlence mekânlarına, içkilere, yiyeceklere, hediyelere paralar akıtmaları yalancılığın ve samimiyetsizliğin göstergesi olmakta. Bir de şans oyunlarına geleceğini bağlayanlar vardır karşımızda. İnsanın aklını yerinden oynatabilecek nitelikte parayı kazanmak ümidiyle çekiliş bileti alan milyonlarca insan o gece heyecandan yerinde duramaz olur.

Nimet AblaEmeksiz zenginlik dileyenlerin kuyruğu

Geçtiğimiz hafta Eminönü’ne gitmiştim. Milli Piyango bileti satan yerdeki insan kuyruğunu görünce gözlerime inanamadım bir kez daha. Nimet Abla Bayii’nin önünden Yeni Cami’ye kadar uzanan kuyruk sanki ücretsiz bir şeylerin dağıtıldığı yerleri canlandırdı gözümde. Bunun anlamı neydi böyle? Birilerinin yanına yaklaştım ve sordum bu kalabalığın sebebini. Aldığım cevaplar genelde aynıydı. “Çok zengin olmak, yeni yıla zengin girmek, çocuklarının geleceğini kurtarmak vs.” Öylesine bel bağlamışlardı ki bu insanlar şans oyunlarına bilet alabilmek için aralarında 5-6 saat bekleyenler bile vardı o gün. İşin garip tarafı, bileti o bayiden alırlarsa şanslarının daha fazla olduğuna inanan acayip insanlardı bunlar. Hafta arası çalışma saatinde bir piyango biletinin en düşük 8 liradan satıldığı bayilerden, birden fazla bilet alabilmek için 6 saat bekleyebilenlerin, aslında çalışmak gibi bir niyetlerinin olmadığını görüyoruz. Var olan işleri yapmaktan kaçınıp lükse özenen insanlar, işsizlik var deyip gündem meşgul eden vatandaşlarımızdır. Emek harcamadan büyük makamlara gelmeyi meşru gören bu kadar kalabalık insanı bir arada görmek kaygı verici bir sahne olarak zihnime yerleşti.

Müslüman için kutlanılacak günler hangileridir?

Sözün özü, bir yılın geçmiş olmasının ömürden götürdüklerini düşünüp analiz yapma zamanıyken eğlenmek yersiz bir uğraştır. Taksim Meydanı’na seyyar hastane kurup, eğlenirken yorulan bedenleri dirilten zihniyetin, parası olmadığı için hastalığından ölen insanlar hakkındaki samimiyetsiz halleri aklımıza düştükçe bu yara daha da büyüyor. Ali Bulaç’ın köşe yazısında ifade ettiği gibi Müslümanların bayramları ve kutlamaları bellidir. “Biz tevhid dinine inananlar, iki bayramı (Ramazan ve Kurban) kutlar, cuma gününün hayırlı olmasını diler ve sadece Kadir Gecesi'ni ihya ederiz. Günlerden cuma, aylardan Ramazan, bayramlardan Ramazan ve Kurban, gecelerden Kadir Gecesi dışında kutlanacak bayram veya gün yoktur.”

 

 

Samet Akten eyvah eyvah, dedi

Güncelleme Tarihi: 06 Ocak 2011, 14:30
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20