Amin Maalouf'u Müslüman sandım

Tavsiye etmediğim tek bir kitabı var Maalouf'un: Semerkant. Beni çok derinden sarsmıştı bu kitap. Sami Yaylalı yazdı.

Amin Maalouf'u Müslüman sandım

Fairouz"dan sonra adını bildiğim birkaç Lübnanlıdan biri: Amin Maalouf. Ortaokul yıllarında Afrikalı Leo, Yüzüncü Ad, Doğunun Limanları, Tanios Kayası gibi kitaplarını peş peşe okuyarak Akdeniz kültürü hakkında çok tatlı bilgilere sahip olmak hoşuma gitmişti. Yazarın dilinin basitliği okumayı sevip de kavuşamayanlara bir vuslat şansı daha her zaman bahşettiği için olsa gerek kendilerine tavsiye ettiğim arkadaşlarım da bu kitapları tek tek okudu.

O dönemde okuduktan sonra tavsiye etmediğim tek bir kitabı var Maalouf"un: Semerkant.

Beni çok derinden sarsmıştı bu kitap. Tarih kitaplarında Batınilik, Haşhaşilik diye kısaca geçilmiş bir olayı koca bir kitaba sığdırmıştı adam. Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam"ın karşısında Nizamülmülk ve Melikşah"ın düştükleri durum canımı çok sıkmıştı. Aynı konuyu ele alan birçok kitap okudum, dedemden garip hikâyeler dinledim. Ta ki bir gün Eniştem aile muhabbeti halindeyken Amin Maalouf diye ismini ezberlediğim adama “Emin Maruf"un Semerkand"ındaki bir olay” dediğinde babam “O, Emin değil Amin” diye düzeltmişti. Şaşırıp “Aynı anlama geliyor ama” diye sazanlayınca babam “Hayır Amin Hıristiyan ismidir Emin Müslüman ismi” nüansını beynime şırıngaladı. Elbette yıllarca Müslüman diye kitaplarını okurken pek de detaylara dikkat etmemiştim zaten detayların doğruluğunu yargılayacak kadar da bir bilgim yoktu. Fakat bir adamı okumakla adamın inançlarını ideolojisini bilip de okumak arasındaki farkı böylesine yaşamak sonraki okuyacağım tüm kitaplarda teraziyle tartarak okumama sebep oldu.

Amin Maalouf"un kitaplarını tekrar okuduğum şu günlerde bu kitaplardaki kahramanların birbirleriyle olan irili ufaklı meselelerinden İsrail"in Gazze"ye orantısız saldırılarında Gazze"nin Arap ve Akdeniz ülkeleri tarafından nasıl yalnız bırakıldığını da okuyorum adeta. Böylesine parçalanmışlıkların ve küçük hesaplaşmaların büyütüldüğü bir coğrafyada İsraillilerin de en az Araplar kadar bölük pörçük olduğunu görüp Müslümanların saldırı stratejilerini ona göre planlaması gerektiğini düşünüyorum. Nasrallah"ın dediği gibi “İsrail bilene örümcek ağından daha zayıf” olabilir.

Sami Yaylalı yazdı

Güncelleme Tarihi: 01 Ekim 2018, 12:36
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Yunus Emre
Yunus Emre - 2 yıl Önce

Ben de müslüman zannediyordum, çok özlü ve faydalı bir yazı olmuş.

Mehmet Aktaş
Mehmet Aktaş - 2 yıl Önce

Hay eline sağlık Sami Kardeşim!.. İsrail'i yakından tanımak isteyen arkadaşlarımız bu sitede yayınlanan gezi notlarıma bakabilir.

http://www.dunyabizim.com/gezi-mekan/27376/onemli-olan-bir-filistinlinin-dahi-olsa-hatirasinda-yasayabilmek

Amin Maalouf'a gelince; Kalemi güçlü fakat hangi konuda yazarsa yazsın her kitabını müstehcen sahnelerle süslemekten ayrı bir haz alıyor. Bu hastalığını Afrikalı Leo'da keşfedince kitabı bitirmeden yırtıp çöpe atmıştım. Oysa yarım bıraktığım hiçbir kitap olmamıştı. Elime aldığım kitabı beğenmesem de sabırla sonuna kadar okumayı alışkanlık haline getirmiştim. Bu alışkanlığımı Amin Maalouf bozdu.

banner19

banner13

banner26