Osmanlı İstihbarat Teşkilatı'ndan Asya’da fırtına estiren Beş Türk

Son yıllarda okuduğum en etkileyici kitaplardan biri... Nice zamandır kitaplığımda duruyordu ama okumak bugünlere nasipmiş. Hatırat türünde kaleme alınan kitabın yazarı Adil Hikmet Bey isimli bir Osmanlı subayıdır. Osmanlı’nın son yıllarında Teşkilat-ı Mahsusa (Osmanlı İstihbarat Teşkilatı) tarafından anavatandaki Türk kavimlerini bilinçlendirmek üzere Orta Asya’ya gönderilmiş beş isimden biridir. Bizzat Enver Paşa tarafından belirlenen bu beş isim şunlardır: Adil Hikmet Bey, Selim Sami Bey (Kuşçubaşı Eşref’in kardeşi), Hüseyin Emrullah Bey, Tatar Hüseyin Bey, Bursalı İbrahim Bey.

1914 senesinin Temmuz ayında yola çıkan beş kişilik istihbarat ekibi tüccar kılığında Hindistan’ın Bombay şehrine çıkmışlardır. İngiliz gizli servisi tarafından takip edilseler de bir şekilde bu çemberden kurtulmuşlardır. O yıllarda İngiliz işgali altında bulunan Hindistan’da Müslümanlarla temasa geçmişler, İslam Cemaatinin de yardımıyla zorlu bir yolculuğun ardından Peşaver üzerinden Türkistan’a ulaşmışlardır. Kaşgar’da bir süre kalan grup bu süre zarfında yörenin kanaat önderleriyle buluşmuş, bölgedeki okulları ziyaret etmiş ve ortamı yoklamışlardır.

Bu sıralarda I.Dünya Savaşı başlamıştır ve Osmanlı da Almanların yanında savaşa girmiştir. Böyle olunca Osmanlı’nın gönderdiği bu ekip düşman Rus-İngiliz ve Fransızlar tarafından hedef haline gelmiştir. O yıllarda Doğu Türkistan bölgesi Çin yönetiminde bulunsa da Çin yönetimi çok zayıf olduğu için İngiliz ve Rusların rahatça girip çıktığı bir bölgedir. Tüm Çin'de İngiliz sömürüsü hakimdir. Adil Hikmet Bey ve arkadaşları savaşın çıkması üzerine Rusları hedef almak ve yeni bir cephe açarak Osmanlı’ya yardım etmek üzere Afganistan üzerinden Orta Asya içlerine geçmeye karar verirler. Fakat sınırdan geçerken ihanete uğrayarak Ruslara esir düşerler. Esir düşmelerinin sebebi ellerinde silahlarının/mermilerinin bulunmayışıdır. Grubun idam edilmesine karar veren Ruslar, onları Taşkent’e (Özbekistan) götürür. Osmanlıların esir alındığını duyan Uygur Türkleri ayaklanarak Çin hükümetini ve Alman büyükelçiliğini uyarırlar. Bu haberleri alan Kırgızlar-Özbekler de Rusları sıkıştırarak “Biz onlarla aynı milletteniz, onlara bir şey olursa buralarda tutunamazsınız” ihtarını verirler. Olayların kızışması üzerine Ruslar idamdan vazgeçerek grubu sürgüne gönderirler.

Kazakistan’ın ücra bir bölgesine sürülen Beş Türk, yaklaşık 1 yılın ardından firar ederek Kırgız süvarilerden oluşan bir ordunun başına geçerler. Tarihte “Yedisu isyanı” olarak geçen savaşlarda Çar ordusunu ağır hezimetlere uğratırlar. 7 ay boyunca basılmadık Rus köyü ve askeri birliği bırakmazlar. Bunun üzerine Rus Çarı batıda Osmanlı devleti ile savaşan birliklerden bir kısmını buraya kaydırarak başlarına da meşhur komutanları Kuropatkin’i geçirir. Tüm bu çabalara rağmen isyanı bastıramayan Ruslar bölgedeki sivilleri katletmeye başlar. O sıralarda da Bolşevik devrimi gerçekleşir ve Ruslar savaştan çekilir. Rusya’nın savaşta devre kalmasıyla amacına ulaşan 5 Türk Çin devletinin aracılığıyla Bolşevik yönetimiyle sulh imzalar.

Adil Hikmet Bey’in komuta ettiği bu 5000 kişilik ordu koca Çar İmparatorluğu’nu yıpratmış, Bolşeviklerin güçlenmesiyle de devrim gerçekleştiği için yeni Komünist yönetim I.Dünya savaşından çekilmiştir. Bunu yakından takip eden İngilizler savaşta Rus ortaklarını kaybettikleri için bu 5 Türkün ölü ya da diri ele geçirilmesi için her yere haber salar. Tekrar Doğu Türkistan’a geçen 5 Türk, burada kahraman olarak karşılanır. Gittikleri her köyde, şehirde baş üstünde ağırlanırlar. Bu defa ekibin kendileri için de tehdit olduğunu düşünen Çin yönetimi, 5 Türk’ü tutuklamak ister. Lakin bol miktarda silah ve bombaları bulunan ve çok iyi savaşan bu Osmanlıları derme çatma Çin askerlerinin teslim alması mümkün değildir. Nitekim Uygurlar ve Kırgızlar da her an ayaklanmaya hazırdır. Yapılan görüşmelere Alman büyükelçi de müdahale ederek ekibe dokunmadan Şanghay’a ulaştırılmalarını sağlar. Şanghay’a ulaşan 5 Türk yaklaşık 2 yıl burada kalır. Daha sonra iki gruba ayrılırlar ve Kuşçubaşı Selim Sami grubu Azerbaycan’a geçerken Adil Hikmet Bey ve Hüseyin Bey bir Japon gemisi ile Almanya’ya giderler. Bu sırada savaş bitmiştir ve Almanya işgal edilmiştir. İngilizler ise halen aradığı bu 5 Türkü idam etmek istemektedir. Hamburg’a inen Adil Hikmet Bey burada Almanlar tarafından kollanır. Aylarca saklandıktan sonra İtalyan elçiliğinden edindiği sahte pasaportla halen işgal altında bulunan İstanbul’a döner.

1914’te başlayıp 1921 yılında sonra eren bu 6 yıllık görevde 5 Türk istihbarat görevlisi binlerce kilometre yayan yürümüş, Taklamakan Çölü’nü aşmış ve Pamir Dağları’nı yaya olarak kışın geçmiştir. Şimdiki Hindistan, Pakistan, Tacikistan, Kırgızistan, Özbekistan, Kazakistan, Afganistan, Moğolistan, Çin, Rusya, Doğu Türkistan topraklarında 6 yıl boyunca hem Ruslara hem de İngilizlere büyük kayıplar verdirmişlerdir. Ekibin tamamı sağ salim ülkeye geri dönmüştür.

Osmanlı’nın yıkılması ve yeni cumhuriyetin kurulmasıyla bu beş kişi Osmanlı Teşkilat-ı Mahsusa elemanı olmaları ve Enver Paşa’ya yakınlıkları nedeniyle kara listeye alınmışlar, bunun neticesinde ekibin en kahraman üyelerinden Kuşçubaşı Selim Sami(Kuşçubaşı Eşref’in kardeşi) Atatürk’e suikast bahane edilerek jandarma tarafından İzmir’de katledilmiştir. Bursalı İbrahim Bey ise hayatı boyunca işsiz kalmış, çok büyük sıkıntılardan sonra genç yaşta vefat etmiştir. Benzer şekilde Adil Hikmet Bey de 46 yaşında hayata veda etmiştir. Her biri en az 3 dil bilen, eşsiz benzersiz yetenekleri bulunan bu cengâverler büyük bir vefasızlığa uğramışlardır. Bu 5 Türk, Asya'da yedi düvele karşı galip gelmişken kendi vatanlarında eşkıya muamelesi ile karşılaşmış ve mezarları bile bilinmeyecek şekilde yok edilmiştir. Ruhları şad mekânları cennet olsun.

Kitap yaklaşık 600 sayfa ve içinde çok şey var. Keşke filmi yapılsa da yeni nesiller bu kahramanlarımızı tanısa. Her biri gerçek olaylara dayanan bu kahramanlıklardan daha etkileyici bir miras düşünemiyorum. Kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ederim…

YORUM EKLE

banner26