Önlem ve tedbirin etimoloji ve anlam bakımından farkı

Araplar dört yönden gelen rüzgârları Cenub (Güney), Şimal (Kuzey), Saba (Doğu) ve Debur (Batı) rüzgârı olarak sınıflandırmışlardır. Yüzünüzü doğuya verdiğiniz zaman, sağ taraf güneyi, sol taraf kuzeyi gösterir. Arapça “dubr” kelimesinden Türkçe’ye de geçmiş olan dübür “arka, kıç, kuyruk” gibi anlamlara gelmektedir. Gerek Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın Marifetname’sinde, gerekse İsmail Hakkı Bursevi’nin Ruh’ul Beyân’ında doğudan esen Saba rüzgârının faydalarından bahsedilmiş, arkadan/Batı’dan esen Debur rüzgârlarının da olumsuz etkilerine vurgu yapılmıştır. Hatta, bazı hadis rivayetlerinde “Âd kavminin Debur rüzgârı ile helak olduğuna” yer verildiği görülür. Mendebûra gelince, Farsça “mendbûr-bahtsız, perişan” anlamına gelip, eski metinlerde daha çok “müflis-i mendebûr” şeklinde geçmektedir. Türkçe’de “hayırsız, işe yaramaz” gibi anlamlarda kullanılmaktadır. S. Nişanyan, Arap kültüründe Batı rüzgârının kurutucu, felâket getirici, uğursuz olarak anıldığını, bu kelimenin Arapçadaki “müflis min ed-debur (Batı rüzgârıyla iflas etmiş)” tamlamasından geldiğini öne sürmektedir.

Önlem ve tedbir, zaman zaman birbirinin yerine kullanılan, kötü olan bir şeyin olmasını engellemek, tehlikeleri bertaraf etmek adına yaptığımız hazırlığı ifade ediyor. Etimolojinin, bir milletin düşünce yapısını açığa çıkaran güzel bir yönü de var. Türkçe kökenli önlemde, sürece “ön”den bakılıyor. Tehlikelere karşı “ön alma/önüne geçme” gayreti söz konusu… Peki ya tedbir? Tedbir, “dubr”den gelmekte olup, sürece “arka”dan bakılmaktadır. Tedbir, “bir işin arkasını, sonunu düşünerek yapılan hazırlık” demektir. Nitekim düşünmenin farklı boyutlarından olan tezekkür geçmişe, tefekkür şimdiki zamana, tedebbür ise geleceğe/sonuna/arkaya yönelik düşünüşü belirtir. Tedbir, tedebbürün bir sonucudur. Müdebbir de “işin sonunu düşünen, tedbirli davranan” demektir. Eski dönemlerde, kendi ölümüne bağlı olarak kölesini âzat edenlere de “müdebbir” denmiştir. Bilginler, kişinin ahiretteki durumunu düşünerek bu biçimde hayırlı bir iş yapmasından dolayı “müdebbir” dendiğini belirtmiştir.

Tedbir, bizde genelde “önlem” karşılığı olarak kullanılmakta ise de tedbir etmenin bir anlamı da “idare etmek”, müdebbir ise “idare eden” demektir. Yûnus Suresi 31. âyette idare etme anlamında “…Vemen yudebbiru-l-emr(a) Feseyekûlûna(A)llâh Fekul efelâ tettekûn… Bütün işleri kim idâre ediyor? Hemen ‘Allah’ diyeceklerdir. Öyleyse de ki: ‘O halde Allah'tan sakınmaz mısınız?’” buyrulmaktadır. “Müdebbir” kelimesinden bize güzel dersler çıkmaktadır: Hz. Yusuf yedi yıl süren bolluk döneminde gerekli tedbirleri almış, sonraki kıtlık yıllarında bunun faydasını görmüştür. İyi bir idareci, günübirlik hareket etmemeli; Hz. Yusuf gibi işin sonunu düşünerek planlama ve çalışma yapmalıdır. 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Muhibbi
Muhibbi - 6 gün Önce

Bir tedbir kelimesinin "arkasında" neler varmış :)

banner19

banner36