Okuru, şiirin gölgesinde ağırlayan yazılar

Şiir yazmak kadar şiir üzerine düşüncelerini paylaşmak da önemlidir. Bu, bütün şairler için geçerli bir kural olmasa da bir şairin şiir hakkında yazması şiirin parçalarını bir araya getiren hassas bir dengedir. Kendi şiiri kadar dış dünyanın sesine de kulak veren şairlerin şiir dünyalarının zenginliği de kaçınılmaz bir sonuç olarak yer alır, edebiyat dünyamızda.

Usta şairlerin şiir üzerine yazıları daha bir hassasiyetle takip edilir. Onun şiir yolculuğunda kat ettiği yol ve okuduğu, tanıdığı isimler bir yol işaretçisi gibi ipucu verir şiir yolculuğuna çıkan herkese.

Arif Ay’ın Muhit Kitap’tan çıkan Şiirin Gölgesinde kitabı bir şairin şiir ve şairler üzerine denemelerinden oluşan bir kitap. Arka kapaktaki şu ifade kitabı özetler mahiyette; “Bu kitap, okuru şiirin gölgesinde ağırlıyor.”

Nuri Pakdil ile başlıyor kitap

Nuri Pakdil ile Arif Ay’ın yakınlığı sadece dostları tarafından değil edebiyat dünyasınca da bilinen bir gerçektir. Edebiyat dünyasına Edebiyat dergisi ile giriş yapan Arif Ay, edebî çalışmalarının tümünde Pakdil’le ortak hareket etmiştir. Kitabın ilk beş yazısı da Nuri Pakdil’den bahsediyor. Onun şiir ve düşünce dünyasına Arif Ay’ın rehberliğinde giriyoruz. Nuri Pakdil gibi bir aksiyon insanını sürekli onunla bulunmuş olan bir kalemden okumak ayrı bir değerde ve önemdedir. Yazıları okurken bu inceliği fark ediyoruz.

“Nuri Pakdil, özgün bir yaşama ustası olarak yaşadığı çağdan sorumlu olmanın bilinciyle hem çağı hem de bu çağın insanını büyük bir titizlikle gözlemlemiş, onu edebiyatın laboratuarında en ince sinir uçlarına kadar irdelemiş, öğretisel bir bilinçle tespitler yaparak önerilerde bulunmuş ve bunları kitaplaştırarak toplumun önüne koymuştur.” (s.11)

Görüldüğü üzere sadece şair kimliği ile değil her yönüyle ele alınıyor Pakdil. Hem de anılar eşliğinde. “Nuri Pakdil’le Bir Günümüz” yazısında kesitler halinde iki şairin İstanbul macerasına şahit oluyoruz.

Kesit /6

Yer: Eyüp Sultan. Eyüp Sultan’ı selamlayıp, Necip Fazıl Kısakürek’in mezarını ziyaret ediyoruz. Sonra dönüp, Cağaloğlu’nda Başkan Abdülhamid’i ziyaret ediyoruz. Sultan Ahmed’de ikindi kıyamı.” (s. 23)

Şiirlerden, şairlerden

Aliya İzzetbegoviç, Cahit Zarifoğlu, Sezai Karakoç, Rauf Mutluay, Vedat Günyol, Doğan Hızlan, Behçet Necatigil, Hüsrev Hatemi, İbrahim Demirci, Mehmet Ragıp Karcı, Adem Turan, İbrahim Tenekeci, Suavi Kemal Yazgıç, İlhami Çiçek, Alaeddin Özdenören, Kamil Eşfak Berki, Necat Çavuş, Abdullah Harmancı, Hasan Aycın, Necip Fazıl… kitapta yazılara konu olan yazarlar ve şairler. Yelpazenin genişliği dikkat çekiyor. Kitap sadece şiir dünyasının değil geniş anlamda edebiyat dünyasının nabzını da tutuyor. Şiirden, düşünceden, denemeden bahisler açıyor Arif Ay. Ele aldığı her konuya şairane bakış açısı ile yaklaşıyor.

“Deneme Nedir Ne Değildir?” yazısı deneme türünün incelikleri üzerine kaleme alınmış bir yazı. Kitap bu haliyle aynı zamanda gençler için yazının yolunu açan ayrıntıları da barındırıyor.

“Deneme, yaşanmışlıklardan yola çıkarak insana, doğaya, topluma dair gözlemleriyle, yorumlarıyla, değerlendirmeleriyle okuru akıl yürütmeye yani düşünmeye yönlendirmelidir. Goethe’nin ölürken: ‘Işık… Biraz daha ışık…’ demesi gibi, deneme okura ışık vermelidir.     

Şairleri genel hatlarıyla ele alan yazıların yanında Cahit Zarifoğlu’nun “Zarif, Çoban” şiirinden hareketle içinden kuzuların geçtiği şiirleri konuk ediyor yazısında. Yazı boyunca zihnimizde çınlayıp duran “tombul kuzuların aşkına” dizesi eşliğinde şairler içinde kuzu geçen şiirleriyle yer alıyorlar yazıda.

Şiirin gölgesinde

Arif Ay, konu ne olursa olsun şiirin rengine boyuyor yazılarını. Ortaya şiir tadında denemeler çıkıyor. Şiirin Gölgesinde bir şairin şiirler eşliğinde yaptığı bir seyahat tadıyla okunabilir. Aliya’yı okurken tüm sanat dallarının kulağını çınlatıyoruz. Doğan Hızlan’la şiir tarihinin ortasında buluyoruz kendimizi. Ragıp Karcı’nın ardından dualar gönderirken onun şiirinin, türküsünün ayak seslerini hissediyoruz kitapta.

“Nuri Pakdil İlhami Çiçek için ‘Şiir Sandığı’ demişti. Biz de Mehmet Ragıp Karcı için ‘Türkü Sandığı’ desek yeridir. Her üçünü de rahmetle…”

Şiirin Gölgesinde, keyifle okuyacağınız bir kitap. Edebiyatın tüm notalarına dokunan içli bir beste gibi samimiyetle kaleme alınmış bu yazılar gölgesinde soluklanacak okurları bekliyor.

           

YORUM EKLE

banner26