Yaşar Burak çağırıyor!

Kardeşlik Çağrısı'nın kökleri 90'lı yıllara dayanıyor. Şehitler Kervanı albümünde ilk izlerini görmek mümkün albümün.

Yaşar Burak çağırıyor!

90’lı yılların puslu havasında duyduk bu sesi ilkin. ‘Neden’ diyen bir dost ses… Kardeşliğimizin ilahi kelâmla muhkemleşmesi gerekirken, neden? Neden, bu kin ve zulmet kardeşim için demişti. Bir underground çalışma olan bu ilk albümün bütün parçaları birbirinden güzel, bir birinden anlamlıydı.

Yaşar BurakBak ülkeme, paramparça, 
Kim çizmiş bu sınırları? 

Ümmetimizin kardeşliğine çekilen bu sınırları daha vuzuh ne açıklayabilirdi ki! Çizilen sınırların suni olması, suni gündemleri ve sahici olmayan dahası Müslüman dokuyla uyuşması gayrı kabil olan idealleri de beraberinde getirmiştir. Yapmacık idealler uğruna kardeşliğimize kast etmek, neden? Sonra duyamaz olduk bu dost sesi. 

Yaşadığımız coğrafyada güzellik adına ne varsa tümünün canına kast etmeyi itikad etmiş olan asalak bir zümrenin, tüm topluma ve toplumun en değerli varlığı olan İslam’a topyekûn savaş açtığı karanlık ve soğuk günlerdi. Alınlarında Alemlerin Rabbine yakarışın izi olan her güzel insanın, ortaçağ Avrupasının ‘cadı avı’ seremonilerini aratmayan bir iştiyak ve vecd (!) ile aforoz edilip toplum dışına itildiği günler…

Zindanlı günler

Aşkı yüreklerinde taşıyıp bitmek bilmez bir kararlılıkla zulme direnen insanların, okul önlerinde, hastane kapılarında, oğullarının borçlarını (!) ödediği kışla önlerinde bekletilip, ikinci sınıf insan muamelesi gördüğü günler (hoş bu gün bu tavırlar hala devam ediyor ya!)… Fakat hiç bir zaman, ruhlarında alçaklığın yer ettiği bu varlıkların tahriklerine gelmeyen, hayatı imtihan ve aşk olarak gördüğü için yersiz ve zamansız şiddete meyletmeyen güzel insanların duruşu bu oyunu bozdu. Ve hayatın anlamı ne kadar aşksa bir o kadar da zindan ve gurbetti.  2000’li yıllarda başlayan zindanla yargılamalarla birlikte, 2005’li yıllara sarkan bir gurbet yaşadı dost sesimiz.

2. albüm

Dinleyicilerle arasındaki gurbeti daha fazla uzatmayan “Kardeşlik Çağrısı”, ilk albümünü Kardeşlik Çağrısı ismiyle çıkardı. 2005 yılında ikinci albümü ‘Nereye Bu Gidiş’i çıkardı. Cezaevi günlerinin acılarından beslenen bu çalışma, Küresel bozguncu ABD ve avanesinin İslam’a karşı yeni bir haçlı seferi yapmaya kavl ettiği, bunun için de topraklarımıza fiili olarak Afganistan ve Irak’tan dadandığı yılların ertesinde çıktı bu albüm.

Bahar ve mahkum gibi doğrudan zindan hayatını anlatan eserlerin yanı sıra, parçaların bazıları da bozguncuların Irak’ta sergiledikleri vahşete ek olarak, kardeş olan Müslümanların birbirlerine karşı girdikleri acımasız kavgaya yakılan ağıtlardı. Ehli kıble olan mazlumların farklı tercihlerde (Sünni-Şii) bulundukları için düşman gösterilmeye çalışıldığı, ayrıca bunlara ek olarak içimizdeki ahmakların da manipüleye açık tavırları neticesinde bozguncularla mücadele etmesi gereken Müslümanların birbiriyle mücadelesine karşı ‘Nereye Bu Gidiş’ dedi. Bu albümde müstakil Kürtçe parçalar da dikkat çekmekte. Özellikle merhum İmam için söylenen “İmamé me”…

Kızgın Yürek

3. albüm: Kızgın Yürek

Geçtiğimiz yıl son albüm olan “Kızgın Yürek”le söz söylemeye devam ediyor Kardeşlik Çağrısı. İlk iki albüme nazaran daha kaliteli ve profesyonel enstrümanların kullanıldığı, albüme adını veren Kızgın Yürek Şiiri Mustafa İslamoğlu’na ait. Grubun kendisiyle özdeşleştiği ve hemen hemen tüm parçaların söz ve bestelerinin sanatkârı olan Yaşar Burak, kendisiyle yapılan bir röportajda bu şiiri daha ilk okuduğunda bunun için bir beste çalışmasına girdiğini söylüyor. İkinci albümdeki gibi bu albümde de müstakil Kürtçe parçalar mevcut.

İslam ümmetinin mensuplarından olan Kürt kardeşlerimizin ağzından ‘Kînem’ (kimiz biz) diyerek Kürtlerin de Türk, Arap vb. kavimler gibi İslam’la şereflenip yükseldiğini, İslam tarihine Selahaddin Eyyubiler, Saidler verdiğini hatırlatıyor. Ayrıca Şeyh Ahmed Yasin için Kürtçe söylenen parça da oldukça güzel.

Ve bu albümün kendisinden en çok söz ettiren parçası “Entel Abiler”. Entel abiler, sadece söyleyen, ahkâm kesen ve bedel ödemekten kaçanların hikâyesi. Daha fazla uzatmamak ve tabii ki Kardeşlik Çağrısını kendisinden tanımak için bu kaliteli ve özgün çalışmaları dinlemenizi hatırlattıktan sonra sözü Entel Abiler’e bırakalım:

Entel abiler, 
Esen rüzgâra eşlik ettiler 
takke üstüne fötr giydiler. 
Sivil bir toplum, değişimcilik 
demokrat ata binip gittiler.

 

Erdal Kurğan haberdar etti

Yayın Tarihi: 14 Ağustos 2009 Cuma 09:19 Güncelleme Tarihi: 21 Ağustos 2009, 09:52
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ahmet Karatay
Ahmet Karatay - 12 yıl Önce

Dünya Bizim'e teşekkürler.
Yaşar Burak'ı burada görünce şaşırmadım desem yalan olur doğrusu.

Sevindim. Çok teşekkürler.

Süheyla İzzet
Süheyla İzzet - 12 yıl Önce

"Mavi Emzikli Bebek" bile yeter.
Onlarca kez dinlese de dinlemekten bıkmıyor insan.
Teşekkürler kardeşler.

sabit yazıcı
sabit yazıcı - 12 yıl Önce

Entel abiler,
Esen rüzgâra eşlik ettiler
takke üstüne fötr giydiler.
Sivil bir toplum, değişimcilik
demokrat ata binip gittiler.

habib
habib - 9 yıl Önce

yaşar abi çok özgün ve doyurucu ses ve müziğiniz için size minnettarız

Senol
Senol - 5 yıl Önce

Yaşar Abi artık söylemiyor.belki çok uzaklardasin ama sesin hep gönlümüzdeki..

banner26