Şöhretse amacın sonu iyi olmaz!

Grup Yürüyüş.. Sözleri ve müzikleri ile eylemdeler. Susmak, onlara ağır geliyor. Grubun kurucularından Necmettin Asma ile konuştuk.

Şöhretse amacın sonu iyi olmaz!

Grup Yürüyüş’ün kurucularından M. Ali Aslan’ı geçtiğimiz günlerde yaptığımız bir röportajla tanımıştık. Yine kurucularından Necmettin Asma’ya da sorular yönelttik. Hem kendisini, hem de Grup Yürüyüş’ü biraz daha yakından tanıdık.

Grup Yürüyüş’ten bir sanatçımız olarak biliyoruz sizi. Daha yakından tanıyabilir miyiz? Nerelisiniz, müzik dışında neler yapıyorsunuz?

1978 İskenderun doğumluyum. Aslen Mardinliyim. İş sıkıntısından dolayı 1960 sonlarında ailem Mardin'in Yolbaşı köyünden İskenderun'a göç etmiş. 19 yaşındayken İstanbul’a iş için geldim. O zamandan bu yana İstanbul’da yaşıyorum. Evliyim. 2 ve 8 yaşlarında iki kızım var.

Müzik dışında grafik ve resimle ilgileniyorum. Aslında grafik ve resim dışında müzikle ilgileniyorum demek daha doğru olur. İlkokul dönemlerinde resim ve karikatür çizmeye meraklıydım. 2003 yılından bu yana grafik tasarım, 3D Modelleme ve illüstrasyon işleri yapıyorum. Aynı zamanda Haksöz dergisinde grafik tasarımcı olarak çalışıyorum.

Resim ve müzik... Sanat, hayatınızda önemli bir yerde duruyor? Peki, bir Müslümanın uğraştığı sanatla nasıl olmalı sizce? Nelere “sanat” diyorsunuz?

Yaptığınız veya ürettiğiniz bir çalışma hayata nasıl bir anlam yüklediğinizi gösterir. Tabii ki önemli olan yüklediğiniz anlamdır. Tekniğiniz iyi olmasa da akılda kalan çoğu zaman tema olacaktır. Yaşadığımız bu modern çağda tema çok ileriki safhalarda yer alıyor. Hal böyle olunca; sadece beş duyuya hitap eden, giderek bilinçsizleşen, sahte değerlere itibar eden bir topluma dönüşüveriyorsunuz.

Grup Yürüyüş, Necmettin AsmaMüslümanın sanat çalışmaları beslendiği kaynakla doğrudan irtibatlı olmalı elbette. Bunun sınırları bellidir. "Sanat sadece tiyatro salonlarında, sanat galerilerinde ve çoğu zaman boş zamanları değerlendirmek için yapılır." gibi yanlış bir algı var. Bilakis sanat hayatla iç içe ve sorun değil çözüm üreten bir dile sahip olmalı. Sanat buzdağının görünmeyen kısmını göstermeli, dünyaya ve hayata dair her şeye farklı açılardan bakabilmelidir. Bundan dolayı sanat politik olmalı. Haz uyandıran, unutturan, sadece birilerinin beğenisi/eğlenmesi için, tüketime dayalı yapılan çalışmalar sanat olmaktan çok uzak birer uyuşturucudur. Kısaca sanat adaletli olmalı ve hayattan kopuk olmamalı diyebiliriz.

Grup Yürüyüş’te yan flüt çalıyorsunuz ve parçaları seslendiriyorsunuz. Peki, sizin müziğinizi diğer müziklerden ayıran özellikler neler? İdealist olması mı?

İdealizm zihin ve madde dünyasını birbirinden ayırır. Oysa her ikisi birbiriyle ilişkilidir.

“İdealleri olan bir müzik” dersek..

O zaman, evet.

En temelde müziğimizde kullandığımız dil/lisan önemli bir konu. Dil yüzünden günümüzde birçok kavgaya ve katliama şahit oluyoruz. Bu aynı zamanda karşılıklı birer milliyetçilik sorunu. Öncelikle muktedir olanın milliyetçiliğinden kaynaklanan bir sorun elbette. Müziğimizde telaffuz edebildiğimiz yaşadığımız bölgenin tüm dillerini elimizden geldiğince okumaya çalışıyoruz. En yaygın olarak kullanılan Türkçe, Kürtçe ve Arapça bunların başında geliyor. Maksadımız aslolanın dilin/lisanın kendisinin değil bir arada oluşumuzun, kardeşliğimizin vurgulanması. Bu yüzden müziğimizde etnik bir saplantı söz konusu değil. Bugün Suriye'de şehit edilen kardeşlerimizin acısını yüreğimizde hissederken aynı zamanda Gazze'de öldürülen İtalyan aktivist Vittorio için de aynı acıyı hissediyoruz. İkisi de farklı bölge ve dillerden. Bizim için önemli olan bölgesi veya dili değil, ancak gösterdiği duyarlılık, fedakârlık ve cesareti olabilir.

Grup Yürüyüş, Necmettin Asma

Konserlerde nasıl tepkiler alıyorsunuz? İnsanları düşünmeye sevk eden melodileriniz var, dolayısıyla sadece dinleyip geçilecek bir tarz değil Grup Yürüyüş'ün amaçladığı..

Şarkılarımızla umudun ve direnişin sesini başka yerlere taşımak amacıyla bir araya geldik. Bu yüzden şarkılarımızın arka planı en az enstrüman tekniği, aranjesi kadar önemli.

Müzikle bir şeyleri tamamen değiştiremeyebilirsiniz. Fakat bir nebze de olsa hassasiyet, umut verebiliyorsanız başarıyorsunuz demektir. Bu anlamda konserlerde aldığımız tepkiler genelde olumlu ve teşvik edici oluyor.

Bir albüm çıkarmak için, farklı bir ön hazırlık döneminiz oluyor galiba. Toplumsal olayların içinde olmanız gerekiyordur mesela. Çünkü sadece ilhamla, kuru duyguyla değil işiniz, müziğinizle olaylara karşı bir tavır halindesiniz..

Bestelediğimiz bir eser sadece ses ve melodilerden oluşmuyor. Az önce de belirttiğim gibi arka planında belki bir çocuğunu belki de tüm çocuklarını yitirmiş bir annenin feryadı var. Asıl önemli olan da bu zaten. Bu bir benzetme değil. Bütün çocuklarını yitirmiş anneler var. Zulmün had safhaya ulaştığı bu çağda çok daha yürek burkucu sahneler de var. Mesela son albümümüzün Kuyu isimli eserinin başında tüm çocuklarını kaybetmiş bir annenin uzun havasını (dengbej) kısaltılmış şekliyle dinleyebilirsiniz. Babasını kaybeden bir çocuktan tutun da henüz 10 günlük Vaad isimli bebeğin hikâyesi de var müziğimizde. Bunca zulmün arasında sessiz kalmak, tavır koymamak bizzat zulmün kendisi olurdu herhalde.

Şarkılarımızın özünü bizzat yaşadığımız hayat ve şahit olduğumuz olaylar meydana getiriyor. Bunu ses ve melodiye dökmek işin çok sonraki aşaması aslında.

Sizinle aynı yolda olan değişik gruplar ve isimler var. Onlarla irtibat halinde misiniz? Bu isimler arasında bir dernek, düzenli bir toplantı alışkanlığı var mı? Yoksa da olmalı mı sizce?

Müzikle uğraşanların sürekli bir araya geldiği bir organizasyon yok bildiğim kadarıyla. Birkaç kardeşimiz haricinde sürekli bir irtibatımız da yok. Ancak karşılaştığımızda görüşebiliyoruz. Olmalı mı? Olmalı elbette. Ama sadece müzikle alakalı değil. Müzik dışında da birçok ortak payda olduğu için farklı alanlarda, panellerde, istişarelerde vs. bir araya gelinmeli diye düşünüyorum.

Grup Yürüyüş, Necmettin AsmaEn son albümünüz 2009'da çıktı. Yeni albüm çalışması var mı?

Beste çalışmalarımız her zaman oluyor. Albüm biraz daha zor bir süreç. Gerekli dokümanların hazırlığı, gereken bütçe vb. ihtiyaçlar bu işin zor aşamalarından birkaçı. Yani besteler hazır olsa bile sizi uzun ve zorlu bir süreç bekliyor. Koşulların olumsuzluğuna rağmen bu yılın sonuna doğru yeni bir albüm hazırlığına girmeyi hedefliyoruz.

Müzikle ilgilenen gençler sizden tavsiye bekliyorlardır.

Teknik anlamda muhakkak bir enstrümanla ilgilenmeleri çok faydalı olur. Müzik sadece güzel ses değil, aynı zamanda bu sese eşlik edecek ve verilmek istenen duyguyu destekleyecek birçok enstrümana ihtiyaç var. Perküsyondan tutun nefeslilere kadar çok geniş bir yelpaze bu. Müzikle ilgilenmek için sadece iyi bir sesinizin olması gerekmiyor. Eğer elleriniz de bu işe yatkınsa mutlaka bir enstrümana yönelmeniz gerekiyor. Enstrüman çalan çok fazla kişi olmadığı için ayrı bir önemi var bu konunun. Tabii ki bu tavsiyeler bizim için de geçerli.

Bir de neden müzik yapmak istediklerinin net ve mantıklı bir cevabı olmalı. Eğer insanların ilgisini çekmek, onlardan övgüler beklemek, şöhret vs. gibi şeyler bekleniyorsa bunun sonu pek iyi bir yere varmayacaktır. Çünkü çok kaygan bir zemin. Bu işi yaparken ilkesel olarak net bir duruşa sahip olmak gerekiyor.

Söyleşi için çok teşekkürler.

Ben de ilginiz için teşekkür ederim. Hayırlı çalışmalar.

 

 

Sümeyye Karaarslan sohbet etti.

Yayın Tarihi: 13 Mayıs 2011 Cuma 09:51 Güncelleme Tarihi: 20 Mayıs 2011, 22:05
YORUM EKLE

banner19

banner36