Sabrı kalkan bildik diye yandık mı sandın?

Ammar Acarlıoğlu, 'Kolla Kendini' albümü ile ezgi dostlarına donanımlı bir selam verdi. Fatih Pala, sanatçının yeni albümünü yazdı.

Sabrı kalkan bildik diye yandık mı sandın?

İlkin Kıyama Kamet, sonra da Seni Anlatmalı albüm çalışmalarına sesini vermesinin ardından, geçtiğimiz aylarda Kolla Kendini albümü ile ezgi dostlarına donanımlı bir selam verdi Ammar Acarlıoğlu. Bu defa Marmara Müzik yapımcılığıyla gelivermiş albümü. İlk albümünü Baran Müzik, ikincisini de Ajans 216 etiketiyle çıkarmıştı. Her albümünde yeni ve farklı bir mekân; bu da demek oluyor ki, her yeni albümde çıtayı yükseltme eğilimi var sanatçı kardeşimiz Ammar’da.

Söylenmeden olmuyor demek ki! Olsaydı, söylemezdi bunca ezgiyi Ammar Acarlıoğlu. Hani Hayrettin Karaman Hoca’nın bir kitabının adı da “Dert Söyletir” ya ve hem de şiir kitabı ya, işte ezgiler de böyle oluyor, böyle doğuyor demek. Kâinattaki en ufak bir yaprak bile sebepsiz, gayesiz kıpırdamazken ve bu kıpırdayış bir ayetken, şerefin ve izzetin kendinde anlam bulduğu insanın özledikleri, söyledikleri, gözledikleri sebepsiz olur mu, hele hele amaçsız olur mu hiç? İşte bunlardır, dinlediğimiz ezgilerin bizlere verdiği dersler; bunlardır, ezgilerin sadece dinlenilmediğini, dinlenilmekten ötede bir yere ve mahiyete sahip olduğunu bizlere hatırlatan.

Müminler birbirlerini yıkayan iki el gibidirler 

Ammar Acarlıoğlu, kollarını sıvayıp Kıyamın Türküsü, Kandırmasın Yollar Seni, İbrahim Gibi, Haberin Var mı, Kuytu Köşelerde, Öldük mü Sandın, Kolla Kendini ismini verdiği yedi enfes çalışmasıyla dinlenilmeye doyulmayan bir ezgi albümüne imza atıvermiş. Öldük mü Sandın’ın söz ve beste sahibi, kıymetli sanatçılarımızdan biri olan Mustafa Cihad. Bu, güzel bir uygulama, önemli bir paslaşma. “El elden üstündür.”, “Bir elin nesi var, iki elin sesi var.”, “Müminler birbirlerini yıkayan iki el gibidirler.” sözlerini hatıra getiriyor bu tavır. Sanat dünyasında daha bir önem arz ediyor olsa gerek bu vakıa. Takdir ediyoruz hâsılı.

Sanatçının, seslendirdiği eserlerin sözlerinin ve bestelerinin kendine ait olması elbette ki güzeldir. Bu, kuşatıcı bir yoğunluğu çağrıştırır. Ancak bununla birlikte, Grup Kardeşlik Çağrısı sanatçılarından sevgili Yaşar Burak’ın şair bir dostundan aktardığı “Ses sanatçıları sözleri şairlere bırakmalı.” nevinden sözü de pek öyle yabana atılır cinsten bir uyarı gibi durmuyor. İşi ehline vermek gerektiği vecizesine kapı aralanıyor burada sanırım. Yeri gelmişken bunu, burada zikretmenin faydalı olacağının düşüncesi bu cümleyi kurdurdu bize.

Ammar kardeşimiz, önceki albümlerinde olan hissiyatını ve hassasiyetini Kolla Kendini’de daha bir ileri düzeye taşımış. Hepsi de bir başka güzellikle oluşmuş eserlerinin. Yılgınlığı, ümitsizliği, oturmuşluğu, gamsızlığı, paslanmışlığı bertaraf etmenin gayesini güttüğünü sezinliyoruz eserlerini dinledikçe. Sabır, neredeyse tüm eserlerine çerçeve olmuş. Sabır ve namazla Kendisi’nden yardım dilenilmesini öğütleyen Rabbini can kulağıyla dinlemiş Ammar Acarlıoğlu. Sabrı, bir direniş, bir yılmayış olarak almış. Sabır dedikçe yürüdüğünü ve aşka geldiğini fark ediyoruz. Albümüne “Sabrın Gölgesinde” adını verseymiş de olurmuş esasen.

Hz. İbrahim teslimiyeti ateşi gül eyler

Yedi koca çalışmasında yalnızca sabırdan dem vurmuyor elbette sanatçımız. İman nimeti kendilerine bağışlanmış olanların, kıyam halinde olmaları gerektiğinin ve böylelikle de Allah’ın nusretinin onlardan uzak kalmayacağını; sabır ve ümit ile hasret çekilen günlerin geleceğini; tevhid akidesinin öncü ve rehber kişisi olan İbrahim aleyhisselam gibi bir teslimiyete sımsıkı sarılmanın alevlerin sarmaladığı ateşleri gülistana çevireceğini; birbirlerinden habersiz ve kopuk yaşadıkları halde aynı inancın saflarında olduklarını öne sürenlerin habersizlik hastalığından ve dahi bataklığından sıyrılmaları gerektiğini; Rabbe sığınmanın, O’ndan daima yardım beklemenin asla son bulmayacağını, bunun kuytu köşelerde de olunsa devam ettirileceğini haykırıyor Ammar Acarlıoğlu.

Eserlerinin tümünde, bir nasihat, bir ders havası esiyor sanatçımızın, kardeşlerine dönük verdiği. Sanki bir ders ve sohbet meclisindesiniz, karşınızda Ammar Acarlıoğlu, önünde bir rahle, rahlenin üstünde açık bir kitap –tercihen ve hassaten Kitabullah- ve size yürüdüğünüz yolda işaret mesabesinde olacak ayetler sunuyor. Korku yok; çekingenlik mi, savın yanınızdan o haylazı hemen… İşte böylece ezgilerini dinlerken sanatçımızın, bazen kendimizi bir konferans havasına girdirmiyor değiliz. Örnek vermezsek meramımızı tam olarak anlatamayacağımız endişesiyle “Öyle suskun kaldık diye öldük mü sandın/ Durgun durgun baktık diye görmez mi sandın/ Sabrı kalkan bildik diye yandık mı sandın/ Sana güldük geçtik diye kandık mı sandın” sözlerini paylaşmak, ihtiyaç kabilinden oldu değerli ezgi dostu. Bakın işte, dediğimiz kadar var değil mi? Muhatap hiç olmadığı kadar ciddiye alınıyor ve her şeyin öyle göründüğü gibi olmadığına vurgu yapılıyor.

Mescid-i Aksa'nın yüzünü güldürmeliyiz 

Sanatçı kardeşimiz Ammar Acarlıoğlu, albümüne ismini veren Kolla Kendini çalışmasında cihadı ön plana çıkararak, Müslümanlar için yiğit ve mert olmanın kaçınılmaz ve kaytarılmaz bir ameliye olduğunun altını tükenmez olduğu kadar aynı zamanda silinmez kalemle çiziyor. Tarih boyunca zulüm var oldukça her bir Müslüman’ın da cihadla var olması gerektiği hakikatini bir kez daha sadırlarımıza kazıyoruz bu eser vesilesiyle. İnancının arkasında durup ayakta olmalı, bir direniş coşkusuyla adım adım yürümeli, kardeş coğrafyaların ve bilhassa Aksa Mescidi’nin yüzünü güldürmeli ve zalimlere zulümlerinden ötürü günlerini göstermeli… Bunların tümü için olmazsa olmazdır cihad… Sağ olsun Ammar Acarlıoğlu; onun sanatçı maharetidir bunları bize duyuran ve yüreklerimizi ezgileriyle ciddi ciddi doyuran.

Her yeni albümünde müzikal kalitesini de arttıran Ammar Acarlıoğlu, bu heyecanla, bu duruşla daha çok ezgiler söyleyecek gibi duruyor. Kendisine örnek aldığını söylediği ezgi üstadı Ömer Karaoğlu’nun kapısını haddinden fazla aşındırdığı belli oluyor Ammar Acarlıoğlu’nun. Bizim için sorun yok, üstadına bıkkınlık vermediği sürece biz ondan yeni ezgiler beklemeye devam edeceğiz. (Yalnız söz açılmışken, üstad da artık yeni bir albüm çalışmasıyla gelse fena olmaz hani. “Niyet var ancak zaman ister; yoğunluk var.” demişti en son görüşmemizde. Bereketli zamanlar diliyoruz sanat adamlarımıza Rabbimizden.)

Üçüncü güzel albümüyle ezgi yürüyüşüne devam eden Ammar Acarlıoğlu’na hayırlı ve bereketli yol alışlar dileyerek, kendisinden daha daha nitelikli ve daha daha zengin içerikli çalışmalar beklediğimizi ifade etmek isteriz âcizane.

Fatih Pala yazdı

 

Güncelleme Tarihi: 12 Nisan 2016, 16:42
YORUM EKLE

banner19