Onlar Mehmed Akif'i besteledi

Şimdiye kadar Mehmed Akif'i kimler besteledi, Kamil Büyüker araştırdı, yazdı.

Onlar Mehmed Akif'i besteledi

Mehmet Âkif’i bir de bestelenmiş şiirleriyle dinleyin

Mehmet Akif eserlerinin bestelenmesi, şairin adının ağırlığı kadar zor telakki edilir.Hem şiirlerinin bestesinin teknik açıdan, usûl açısından zor olması, hem de yapılacak bestenin Âkif’in ismine ve ruhuna yakışır olması bestekârları çoğu zaman zorlamıştır.  

İstiklal MarşıBestelerin tâcı, İstiklâl’in bestesi: İstiklâl Marşı

Âkif besteleri deyince akla hiç şüphesiz umumiyetle İstiklâl Marşı gelir. Lakin İstiklâl Marşı’nın yazılması aşaması kadar, yazıldıktan sonra bir o kadar bestelenmesi de rağbet görmüştür. Maarif Vekaleti tarafında açılan yarışmaya katılan bestekarlar şunlardır:

Mehmet Zâtî (Arca) (1864-1951), Hüseyin Sadettin (Arel) (1880-1955), (Griftzen) Âsım Bey (1851-1929), Lemîi Atlı (1869-1945), Ali Rifat (Çağatay) (1869-1935), Ahmet Celâlettin (Cinkılıç), Muallim İsmail Hakkı Bey (1865-30 Aralık 1927), İsmail Zühdü Bey (1876-1924), Sadettin Kaynak (1895-1961), Ahmet Yekta (Madran) (6 Mayıs 1885- 1 Nisan 1950), Mehmet Baha (Pars) (öl.1953), Rauf Yekta Bey (1872- 8 Ocak 1935), Mustafa Sunar (1881-1959), Kâzım Bey (Uz) (1872- 9 Ocak 1943), Osman Zeki Üngör (1880-1958), Bedri Zabaç, Hasan Basri (Çantay) (1887-1964) Kaynaklarda 24 eser gönderildiği nakledilmektedir. Burada zikredilmeyen adları bilinmeyen ancak yakın zamanda tesbit edilen yedi besteci daha katıldı.1924'te Ankara'da Maarif Vekaletinde toplanan kurul, Ali Rıfat Çağatay'ın bestesini kabul ederek bütün okullara bildirdi. 1930 yılına kadar İstiklal Marşı bu beste ile icra edilmiş ve okunmuştur. Ancak aynı yıl yeni bir emirle İstiklal Marşı, Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası şefi Osman Zeki Üngör'ün bestesiyle çalınıp söylenmeye başlamıştır.  

 

10086
Ali Rıfat Çağatay
(1869-1935)

Bazı Eski Besteler

Bestekârlar arasında Mehmet Akif eserlerinin bestelenmesi hususunda gayret gösteren en önemli isimlerden birisi Ali Rıfat Çağatay (1869-1935) olmuştur. Ali Rıfat Çağatay’ın Acemaşiran makamında altı yıl okunan İstiklâl Marşı bestesinden sonra, “Ordunun Duası” isimli, Mehmet Âkif’in Safahat’ına almadığı şiirleri arasında yer alan ve Millî Mücâdelenin henüz başladığı, Anadolu’da yeni oluşmaya başlayan Kuvâ-yı Milliye birliklerinin düşmanla mücadele ettikleri günlerde 19 Haziran 1920 tarihinde yazdığı manzume de nihavent makamında ve marş formunda bestelenerek Erkân-ı Harbiye-i Umûmiye Reisi (Genelkurmay Başkanı) Fevzi Çakmak (Mareşal) tarafından ordunun bütün birimlerine gönderilmiş ve bir millî marş olarak herkesin dilinde dolaşmaya başlamıştır.

Ali Rıfat Çağatay, İstiklal Marşı
Ali Rıfat Çağatay, İstiklal Marşı

   Yılmam ölümden yaradan askerim

     Orduma gazi dedi peygamberim

     Bir dileğim var ölürüm isterim

     Yurduma tek düşman ayak basmasın

     Amin desin hep birden yiğitler

     Allahü  ekber gökten şehitler

     Amin amin Allahü ekber

     Amin amin Allahü ekber  

Yine Ali Rıfat Çağatay’ın uzun emekle hazırladığı Akif’in “Bülbül” isimli şiirinin bestesi de dört sayfalık uzun nota dizisiyle repertuarımızdaki yerini almıştır. Bülbül’ün bestesinin ayrı bir anlamı daha var ki, o da Akif’le Ali Rifat Çağatay müşterek meclislerde buluşmaları ve dostluklarının olması. O dönem Şark Musiki cemiyeti başkanı olan Ali Rıfat Çağatay, Akif’in “Bülbül” şiirini bestelemiş ve Akif bu durumdan son derece memnun olmuştur. Hasan Basri (Çantay) hatıralarında şunları nakletmiştir. Bir gün Ali Rıfat Bey’in kardeşi Samih Rifat, Akif’i evine davet etti. Ve oğlu Hatif’le arkadaşları “Bülbül’ü muhtelif sazlarla Akif’e dinlettiler. Hasan Basri bey sonra der ki “Of, Akif’i görmeliydiniz.”

Döneminin önemli isimlerinden Hoca Hafız Saadettin Kaynak da Mehmet Akif şiirlerini bestelemiştir. Repertuarlara giren ilk eser Segâh Mersiye olarak 1933 yılında bestelediği “Çanakkale Şehitlerine” isimli şiirdir.  

Diğeri ise Rast makamında marş formunda “Ey Milletimin Lahzada Halkettiği Ordu” isimli eserdir: 

     Ey milletimin lahzada halkettiği ordu

     Baktın ki bütün memleket elden gidiyordu

     Boğdun coşarak düşmanının gayzını  kanda

     Derler ki esaret denilen halka cihanda

     Bir geçti mi hür boyna asırlar kıramazmış

     Bir secde eden bir daha baş kaldıramazmış

     Lâkin sen o zenciri bugün kırmayı  bildin

     Gökten geniş alnınla ne taptın ne eğildin

     Son şanlı macerasını tarihe anlatın

     Zencir içinde bağlı duran kahraman atın

     Gittikçe yükselen başı Allah’a kalkıyor

     Asrın baş eğdi sandığı at şâhâ kalkıyor.

Rüştü Eriç
Rüştü Eriç

Akif’in önemli şiirlerinden Safahat’ın Beşinci Kitabı “Hâtırâlar” da yer alan “Ne irfandır..” diye kulaklarımızda yankılan dizeleri Udî bestekâr Rüştü Eriç (1914- 26 Kasım 2007) tarafından bestelenmiştir.

     Ne İrfandır veren ahlâka ulviyet, ne vicdandır

     Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır

     Yüreklerde çekilmiş farzedilsin havfi Yezdânın 

     Ne irfanın kalır te’siri, kat’iyyen, ne vicdanın 

Mehmet Akif’in zevkle okunan ve dinlenen bir diğer şiiri de Safahat’ın Yedinci Kitabı “Gölgeler” içerisinde yer alan “Gece” adlı şiirin bazı mısrâlarının yer aldığı bestedir. Eser, Şerif İçli (1899-1956) tarafından bestelenmiştir. Hüseynî makamında bestelenen eser “Ezelden aşinanım ben ezelden zebanımsın” dizeleriyle başlıyor. 

      Ezelden âşinânım ben, ezelden hem zebânımsın

      Beraber ahde bağlandık ne olsan yâr-i canımsın

     Ne olsan zerrenim, kalbimde hâlâ  çarpar esrârın

      Gel ey cânan, gel ey cân, kalmasın ferdaya dîdârın 
 

Muhtelif meclislerde okunan bir Akif eserini de Rahmetli Ali Kemal Belviranlı bestelemiştir. Safahat’ın Yedinci Kitabı “Gölgeler” deki “Yeis Yok” şiirinin son beyiti olan:

    “Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete râm ol…

    Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol.”

Ali Nihat Karamemişoğlu, Nihavent Şarkımısrâlarına, Ali Ulvi Kurucu’nun:

     “Allâh’a dayan, gâyene tevfikini versin,

     Kur’ân’a sarılmazsan eğer ye’se düşersin.”

beyiti de ilâve edilerek Ali Kemal Belviranlı tarafından rast makamında bestelenmiştir.

Bestekâr Ali Nihat Karamemişoğlu tarafından Akif’in iki şiiri bestelenmiştir. İlki, Yedinci Kitap “Gölgeler” deki “Nerdesin” başlıklı kıt’adır:

    “Lâmekânlarda mısın, nerdesin, ey gâib ilâh?

      Ararım enfüsü, âfâkı ezelden beridir.

      Serpilip kubbene donmuş, o ışık damlaları,

      Seni, yer yer arayan gözlerimin izleridir.”

Ahmet Kaya, Uğurlar OlaYeni Besteler

Mehmet Akif’in yeni ve çağdaş Türk müziği formunda bestelenmiş şiirleri de mevcuttur. Farklı çevrelerden ve farklı yorumlarla bestelenmiş ve okunmuş şiirlerin belki de en dikkat çekeni Ahmet Kaya (1957- 16 Kasım 2000/Paris) bestesidir. Kaya, ilk albümü olan “Ağlama Bebeğim” (1985) de daha çok kahramanlık vurguları ile yüklü şiirleri bestelerken Akif’in “Sebilürreşad cerîde-i İslâmiyesinin kahraman askerlerine armağan”ettiği ‘Cenk Şarkısı’nı,“Uğurlar Ola” ismiyle bestelemiştir:

Ey sürüden arkaya kalmış yiğit 
Arkadaşın gitti haydi sen de git 
Bak ne diyor ceddi şehidin işit 
Haydi git evladım uğurlar ola

Haydi git evladım açıktır yolun

Zalimlere karşı bükülmez kolun 
Bayrağı çek ön safa geçmiş bulun 
Uğurun açık olsun uğurlar ola.

Yakın zamanda kaybettiğimiz bestekârlarımızdan Cinuçen Tanrıkorur (1938- 28 Haziran 2000)’un “İstiklâl Marşı” bestesi mevcuttur.

Cinuçen Tanrıkorur, Acem Bayram NiyazıMerhum Tanrıkorur, yine Âkif’in “Sen ey cihan-ı muvahhid ki mah-ı gufrân” mısraıyla başlayanşiirini de Acem Bayram Niyazı olarak bestelemiştir.

     “Sen ey cihan-ı muvahhid ki mah-ı gufrân

     Mücahedeyle geçirdin Hüdâ rızası  içün

     Nasib-i pâkini aldırma hân-ı kudretten

     Helâl olur sana Hakk’ın naim ü lütfu bugün

İstanbul’un son dönem mevlidhan, kasidehan, gazelhanlık geleneğinin temsilcilerinden Hafız Zeki Altunda Mehmet Akif’in “Eyle ya Rab..” dizeleriyle başlayan dua, yakarış ve niyaz içeren dörtlüğünü hüseynî bûselik makamında bestelemiştir.

Yakın zamanda Âkif’in eserlerinden müteşekkil bir çalışmanın hazırlığı içerisinde olan genç bestekâr ve ses sanatçısı Ertuğrul Erkişi’dir. “Vurulup tertemiz alnından” isimli esere yaptığı bestenin akabinde “Şehid Duası (Vurulup Tertemiz Alnından …)” bestesi yer almıştır.

Merhum ses sanatçısı, bestekâr Yıldırım Gürses “Ordunun Duası”nı Rast Makamında bestelemiştir.

Marşlar ve ezgiler konusunda isim yapmış Ömer Karaoğlu ise Sızı albümünde bir Âkif bestesine yer vermiş. “Necid Çöllerinden Medine’ye” isimli manzumeye Kürdî makamında beste yapmıştır. Eserde mısralar birebir alınmamış, anlam bütünlüğü korunmaya çalışılarak uyarlanmıştır.

Dinî  Musikimizin yorumuyla, besteleriyle, kişiliğiyle önde gelen isimlerinden Amir Ateş ise Safahat, dördüncü kitap “Fatih Kürsüsünde” bölümünde manzumenin sonunda “Ya Rab Bizi Kahretme, Helak Eyleme. Âmin” şeklinde devam eden duayı uşşak makamında bestelemiştir. 


 
Kamil Büyüker araştırdı.

kbuyuker at hotmail.com

Yayın Tarihi: 31 Aralık 2009 Perşembe 14:10 Güncelleme Tarihi: 28 Aralık 2010, 23:48
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ahmet Ulu
Ahmet Ulu - 11 yıl Önce

Kamil bey, gerçekten hayırlı ve başarılı bir araştırma yapmış. Tebrik ve teşekkürlerimizi iletiyoruz

ahmet şevki şakalar
ahmet şevki şakalar - 11 yıl Önce

ellerine sağlık kamilciğim.selametle...

Yılmaz Yılmaz
Yılmaz Yılmaz - 11 yıl Önce

abi elinize sağlık. istanbul büyükşehir kültür işleri daire başkanlığı bestelenen şiirleriyle mehmet akif ersoy diye bir albüm yayınlamıştı.

ali rifat çağatay'ın bestesini dinlemek için:

http://data.milliyet.com.tr/ses/istiklalmarsi/2.mp3

banner26