banner17

Müslüman Mistisizmi, Çöl Blues'u ve İsveç Bilgeliği

İsveçli mühtedi müzisyen Christopher Ali Thorén, grubuyla beraber Christopher Ali Solidarity Quartet adı altında, 'To Those Who Walked Before Us' (Bizden Önce Yürüyenlere İthafen) isimli bir albüm yayınlamışlar. Zeyneb Hafsa, bu albümden hareketle özelde İsveç, İslam tecrübesi, politika ve caz; geneldeyse caz ve İslam’a dair yazdı.

Müslüman Mistisizmi, Çöl Blues'u ve İsveç Bilgeliği

Daha önce yine Dünya Bizim platformu aracılığıyla İsveçli mühtedi bir müzisyenden, Christopher Ali Thorén’den bahsetmiştim (http://www.dunyabizim.com/christopher-ali-thorn/18117/isvecte-caz-muzikle-teblig-yapiyor). Yakın bir tarihte Fria Tidningen (http://www.fria.nu/artikel/132536) tarafından kendisiyle yapılan bir röportaj vesileyle özelde İsveç, İslam tecrübesi, politika ve caz; geneldeyse caz ve İslam’a dair bir yazı kaleme almak istedim.

Grubuyla beraber Christopher Ali Solidarity Quartet adı altında, “To Those Who Walked Before Us” (Bizden Önce Yürüyenlere İthafen) isimli bir albüm yayınlamışlar. Röportajın yapıldığı gazete, bu grubu ve albümü şunların bir karışımı olarak tanımlıyor: “Müslüman mistisizmi, çöl blues’u ve İsveç aklı/bilgeliği.”

İslam’a dair önyargılara cevap verebilecek bir müzik yapmak

Ali Thorén, müzikleri sayesinde, üzerinde durulması zor olan politik konulara dahi parmak basabildiklerini anlatıyor ilkin. Buna örnek olarak da Arap Baharı için yaptıkları “Jan 25th” şarkısını gösteriyor (https://www.youtube.com/watch?v=Y75bacl10_0). Nitekim Thorén, İsveç’te oldukça önemli bir yere sahip olagelen sol tandansını aşikar edip –grup ismindeki Solidarity kelimesi de buna vurgu yapıyor zaten- oy oranı %20’lerin üzerine çıkan milliyetçi parti SD’nin bir Müslüman olarak kendisine ve ailesine bir tehdit olduğunun altını çizmekte de bir beis görmüyor.

Röportajın devamında, inançlı bir Müslüman olarak sürekli İslam hakkındaki ön yargılarla karşı karşıya kaldığını anlatan Thorén, şunları dile getiriyor: “İnancımı sürekli savunmak zorunda hissediyorum kendimi. Çünkü İslam’a dair her daim baş etmem gereken o kadar çok tahmini yorumlar var ki!... Dileğim, bu gibi önyargılara cevap verebilecek bir müzik yapmak.” Çoğunluğu Müslüman olan bir toplumda yaşayan bizlerin dahi dönem dönem yabancısı olmadığımız bir hissiyatı anlatıyor aslında Thorén: İnsanın kendisini sürekli savunmada, sürekli bir şeyin aslında öyle olmadığını anlatmak ve tecrübe ettirmek zorunda hissedişi. Bunun yarattığı psikolojik hale ve etkilerine girmiyorum bile.

Caz müzikte daha üst, mistik ve Doğulu bir esinti

Röportajın sonunda, Thorén ve grubunu da etkileyen –ve belki de albümün adındaki ‘Bizden Önce Yürüyenler’ ithafına mazhar olan-, caz müziğine İslam’ın etkisini katan bazı isimlere yer veriliyor. Bunlardan bir tanesi, teması İslam olan parçaların birleştirildiği bir albüm olarak hazırlanan “Spiritüel Caz”. Bu albümden Idrees Sulieman’ın “The Camel” (Deve) parçasını şuradan dinleyebilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=H1jpKSGls0o. Yaklaşık 7 dakikalık bu parçayı dinlerken hem başının hem sonunun oldukça ‘bizden’ olduğunu fark edeceksiniz.

Bu bağlamda bir başka albüm, Pharoah Sanders’in “Jewel of Thought” (Düşünce Mücevheri) isimli albümü. Albüm, 15 dakika uzunluğunda Hum-Allah-Hum-Allah isimli bir kısmı da içeriyor (https://www.youtube.com/watch?v=oDLVIo8V8DM).

Son olarak, kendisi de bir mühtedi olan Yusef Lateef’in, “Prayer to the East” adlı albümü zikrediliyor. Ben onun özellikle şu parçasını dinlemenizi tavsiye ederim, “Like it is” (Olduğu gibi): https://www.youtube.com/watch?v=MAxdTSc_fts). Zira çok yumuşak, latif bir tınısı var.

Caz, arkasında ilginç bir tarihi birikim olan, çok farklı türleri bünyesinde barındırabilen, kendine has bir müzik türü… Herkesin de ilgisini cezbetmeyebilir. Fakat yukarıda paylaştığım örnekleri dinleyen herhangi biri kolayca bunlardaki daha üst, mistik ve Doğulu bir esintiyi fark edebilir.

 

Zeynep Hafsa

Güncelleme Tarihi: 02 Haziran 2018, 13:41
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20