banner17

Lowkey ritmik konferans veriyor sanki

İngiltereli müzisyen Lowkey, hakikatleri anlatırken tek bir cümleyi dahi eksik söylememekte kararlı.

Lowkey ritmik konferans veriyor sanki

 

Tarih 31 Mayıs 2010. Bilgisayarımın önünde uyuyakalan beni, sabah namazı için ayarlanmış saatimin alarmı uyandırıyor. Mavi Marmara’dan canlı yayın yapan web kamerası var geceden açık kalan bilgisayarımın ekranında.

İlk gördüğüm şey siyah bir ekran. Üzerine yattığım için uyuşan elimi kendine gelmesi için açıp kaparken, diğer elimi aceleyle saatime götürüyor ve alarmı susturuyorum. İnternetin gidip gitmediğinden emin olmak için sayfayı yeniliyorum ama hayır, internette bir problem yok, yayın kesilmiş. Neler olduğunu anlayabilmek için hemen bir haber sitesine giriyorum, site açılır açılmaz karşıma çıkan ve bir süre ne düşüneceğimi bilemememe neden olan büyük puntolu yazı hâlâ gözümün önünde: ŞEHİTLER VAR!Lowkey

Ankara, yeni ama diğerlerinden pek de farklı olmayan bir güne başlıyordu. Şehre bakarak birkaç saat önce yaşananları kestirmek olanaksız, o yüzden insanların gözlerine bakmayı deniyorum ama sonuç değişmiyor. İşe geç kalmama telaşı, alelacele yapılan kahvaltılar, üzerine çıktığı yürüyen merdivenin çalışmadığını anlayınca küfreden insanlar, tıka basa dolu otobüsler, uzun dolmuş kuyrukları, “ilerde polis var, biraz çökebilir miyiz?” diyen minibüs şoförleri.

Günlük rutinini yaşıyordu Ankara, ben de öyle. Odamdan çıkıp sabah saatlerindeki derse katılmak üzere fakültemin yolunu tutuyorum. Dersteyiz, herkes pür dikkat, hoca görüntüde konuşuyor ama ben hiçbir şey duymuyorum, kafamda büyük bir uğultu var. Bir ara gözlerimi kaldırıp amfiye göz gezdiriyorum, iki arkadaşla göz göze geliyoruz, bakışlarımız çok net: “Bizim şu an burada ne işimiz var?”

Sloganlar, dualar, aminler...

Derse ara verildiğinde ikinci bir bakışa gerek kalmadan yola çıkıyoruz, istikamet İsrail Büyükelçiliği. Sabahın ilk saatlerinden beri toplanan kalabalığa karışıyoruz, sloganlar, dualar, aminler. Benim pek sesim çıkmıyor, oldum olası slogan atmayı beceremem zaten ama bu sefer biraz farklı. Etrafıma bakıyor ve hayıflanıyorum, kaçıncıydı bu, kaçıncı kez zalim boy gösteriyor ve biz kaçıncı kez sokaklara dökülüyorduk, hep aynısı oluyordu.

LowkeyAkşam olduğunda herkes evlerine dönecekti, ben de dönecektim. Kimimiz birkaç saat kimimiz de birkaç gün sonra hiçbir şey olmamış gibi devam edecektik hayatımıza, sadece haber bültenlerinin bir parçası olacaktı yaşananlar, gidilen misafirliklerde bir muhabbet konusu olacaktı herşey. Haftalık rutin sürecek ve Süper Lig maçları hız kesmeden devam edecekti, yine arkadaşlarımızla bitmek bilmeyen yorumlar yapacak, tartışacaktık.

Halbuki her günümüzü “sokaklara döküldüğümüz gibi” heyecanla yaşıyor, her cümlemizi “attığımız sloganlar gibi” aşkla kuruyor olsaydık her şey ne kadar da farklı olurdu kim bilir. Sloganlar devam ediyor; ıslıklar, protestolar, tehditler savruluyor kulağımın etrafında. Bense içimden küçük bir dua edebiliyorum sadece, “Allah’ım sen bizim her işimizi ve her günümüzü bereketlendir ki, zamanını ziyan içinde geçirenlerden olmayalım.” Amin.

Sahneden inerken sunucu adını haykırdığında duyacaktım ismini

Odama dönüp açlığımı bastırmak için bir şeyler atıştırdıktan sonra bilgisayarımın başına geçtim. Yurt içindeki tepkilere göz gezdirdikten sonra yabancı ajansların haberlerine bakındım biraz. Dünyanın dört bir yanında protestolar yapılıyordu. Bir süre sonra karşıma Londra’da sabahın erken saatlerinde yapılan, binlerce kişinin katıldığı protestodan görüntüler çıktı. Bir genç, mikrofona sıkı sıkıya sarılmış, ateşli bir konuşma yapıyordu. Zalime duyduğu nefret ve hakikati haykırıyor olmanın verdiği haklı asalet her cümlesine yansıyordu. Sahneden inerken sunucu adını haykırdığında duyacaktım ismini: Lowkey!

Kareem Dennis, sahne adı ile Lowkey, bir rapçi. Hemen “başka bir rapçi işte” deyip geçmeyin, onun gözlerindeki heyecandan hepimizin alacağı çok şey var. İngiltereli bir baba ve Iraklı bir anneye 1986’da doğan Lowkey ile bir üniversitenin panelinde, televizyonda bir tartışma programında, Londra’da konser verirken ya da Batı Şeria’da Gazze yararına bir organizasyonda çocuklarla şarkı söylerken karşılaşabilirsiniz. Ama hepsinde de yalnızca hakikatleri anlatırken bulacaksınız.Lowkey

Müziği ve rap’i sadece inandıklarını anlatmak için kullanan Lowkey’i boş konuşurken yakalamak imkânsız. Şarkılarının çoğu bir panelde konuşma metni olacak cinsten, bu yüzden yaptığı rap’e “ritmik konferans” demek daha doğru olur. Şarkılarında Bahreyn’den Kongo’ya, Venezuela’dan Felluce’ye, dünyanın dört bir yanında yaşananlardan, varlığından bile haberdar olmadığımız insanların kulağımıza değmemiş problemlerinden haber veriyor bizlere ve bazıları gibi fanatikçe birkaç cümle sarfetmiyor, ortadaki çözümsüzlüklerin köklerine kadar inip çok yerinde tahlillerde bulunuyor.

Tek bir cümleyi dahi eksik söylememekte kararlı

Lowkey’nin şarkılarının barındırdığı politik içerik, daha doğru ifadeyle hakikatler, emperyalist güçlerin ellerinde bulundurduğu plak şirketlerini, radyoları ve televizyonları her zaman ürküttü ve bu yüzden Lowkey piyasada hep yalnız bırakıldı, şarkıları yasaklandı, videoları oynatılmadı. Ama o, her ne olursa olsun, hakikatleri anlatırken tek bir cümleyi dahi eksik söylememekte kararlıydı.

LowkeyGazze’nin yeniden inşaasına yardım amaçlı konserler vermek amacıyla gittiği Batı Şeria’da İsrail ordusunca tutuklandı, haber internet aracılığıyla duyulduktan sonra yapılan protestolar sayesinde serbest bırakılacaktı. Lowkey’in video ya da şarkılarını yayınlamaya hiçbir zaman cesaret edemeyen MTV, geçtiğimiz yıl halkın teveccühünü görmezden gelemedi ve hazırladığı “İngiltere’nin en iyi 10 rapçisi” listesine Lowkey’i de dâhil etti. Ama Lowkey’in tavrı netti: “Beni sakın bir daha listenize almayın, sizin desteğinize ihtiyacım yok.”

İngiltere Itunes listelerine birinci sıradan giriş yapan son albümü Soundtrack to Struggle’dan çıkardığı “Long Live Palestine” (Çok Yaşa Filistin) adlı ‘single’ı tüm dünyada büyük yankı uyandırdı. Listelerde bir numarayı işgal eden şarkı daha sonra İngiltere, İran, Suriye, Kanada, Lübnan, Irak gibi birçok ülkeden sanatçıların katılımıyla tekrar yayınlanacaktı, çünkü şimdi intifadayı globalleştirme zamanıydı.

Şarkılarında Obama’nın politikalarını eleştirmekten de öteye gidip lanetleyen Lowkey, “Obama Nation” adlı şarkısında; “İlk siyahi başkan, kalabalıklar çok heyecanlanmıştı, fakat bir Afrika ülkesini bombalayan da aynı başkan olacaktı.” cümleleriyle ifade ediyor yaşanılan hayal kırıklığını. Ona göre İngiltere ve ABD dünyanın en büyük iki terörist devleti ve dünyayı terörize ederken halklarından topladıkları vergileri kullanıyorlar. Bu yüzden belki de Mavi Marmara gemisine yapılan saldırının en çok üzdüğü kişilerden biri de oydu, çünkü o gün Londra’daki protestoda yaptığı konuşmada söylediği gibi; bir İngiliz vatandaşı olarak ödediği vergiler Türk kardeşlerine sıkılan kurşunların içindeydiler.Lowkey

İnsanlara daha faydalı olacağı bir yol bulduğunu söyleyen Lowkey müziği bırakıyor

Daha birkaç gün önce Lowkey, sevenlerine ve takipçilerine, müziğe ara verip enerjisini insanlara daha faydalı olabileceği başka işlere yönelteceğini duyurdu. Yaptığı açıklamada, egonun çok tahrip edici bir şey olduğunu, bu müzik piyasasının ve sosyal medya ağlarının egoyu çok sağlıksız bir şekilde beslediğini söyleyen Lowkey, kendini destekleyenlere teşekkür ederek yüzbinlerce üyesi olan facebook ve twitter sayfalarını tek hamlede kapattı.

Bir yumruk yüreğinde 72 milletin acısını taşıyan genç, yüzbinlerce insana anlattığı hakikatlerle zaten yapılması güç bir iş yaparken, insanlara daha faydalı olabileceği bir yol bulduğu gerekçesiyle bir çırpıda terkediyordu müziği, şöhreti, yıllardır verdiği emekleri. Belki de buydu her gününü sokağa dökülüyormuşçasına heyecanla yaşamak, her cümlesini aşkla kuruyor olmak.

Sen sür küheylanını genç adam, kat tozu dumana… Biz henüz atamadık üzerimizdeki ölü toprağını, eğer biz de hakikati anlatanlar ve hakikat için ter dökenler arasında olursak, seninle günün birinde mutlaka tekrar karşılaşacağız. Ve biliyoruz ki birgün elvan elvan çiçek açacak sabahlar, bugün olmazsa yarın, ama bir gün mutlaka!

 

Lowkey'den "Çok Yaşa Filistin" parçasını dinlemek için buyurunuz.

 

Bedri Karaismailoğlu umud etti

Güncelleme Tarihi: 03 Şubat 2017, 13:03
YORUM EKLE
YORUMLAR
Recep Kara
Recep Kara - 7 yıl Önce

Gerçekten müthiş bir yazı olmuş, hazırlayandan da yayınlayandan da Allah razı olsun..

Pınar
Pınar - 7 yıl Önce

Huzur kaçırıcı bir sanatçı, huzur kaçırıcı bir yazı... Üzerimizdeki ölü toprağını atabilmek duasıyla; emeği geçenlerden Allah razı olsun.

banner8

banner19

banner20