Kuşların Çağrısı'nda irfanın ve coğrafyanın sesleri var

Müzik direktörlüğünü Coşkun Karademir'in yaptığı 'Call of the Birds / Kuşların Çağrısı' albümünde geleneksel İran sufi müziği ve geleneksel Türk sufi müziği bir araya gelmiş. Albümü Yağız Gönüler değerlendirdi.

Kuşların Çağrısı'nda irfanın ve coğrafyanın sesleri var

Takdim yazısını Mahmud Erol Kılıç hocanın yazdığı, müzik direktörlüğünü Coşkun Karademir'in yaptığı "Call of the Birds / Kuşların Çağrısı" albümü, Kalan Müzik etiketiyle çıktı. Albümden bahsetmeden evvel Coşkun Karademir ismi üzerinde biraz durmamız gerekiyor. Zira kendisini "Dönüş Yolu / The Way Back" albümüyle birlikte düzenlediği konserlerden itibaren tanıyanların bir şeyin farkına varması lâzım: Bu coğrafyanın sesinde, soluğunda âriflerin, sûfilerin, erenlerin nefesleri var. Bu nefeslere sahip çıkmazsak nefesimiz kesilir. Keza nefesimizi ne kadar zor alıp verdiğimiz de ortada. Fabrika ayarlarımıza geri dönebilmemiz için gözümüz  gibi kulağımızı da açıp yine onların seslerini dikkatle dinlememiz gerekiyor. Bir çözüm, çare aranıyorsa nice formüller düşünmeye gerek yok. İrfanî gelenek tek başına çaredir. İşte Coşkun Karademir de bu geleneğin sesini hem bağlamasıyla hem de sesiyle yeniden hatırlatıyor. 

Geleneğin aşk ve hüzün tarafı: Sırdaşk ve Kerbela

Coşkun Karademir'in Emirhan Kartal'la birlikte yaptıkları “Sırdaşk” ve “Kerbela” albümleri öyle bir zamanda çıkmışlardı ki dinleyenlerin diğer bütün dünya telaşından uzaklaşmaları mümkün oldu. Gündemin türlü sıkıntılarından sıyrılıp kadimle ve özüyle bütünleşmek isteyen tüm can kulakları kabardı bu albümlerle. “Sırdaşk”, bağlamanın pirlerinden olan Erdal Erzincan tarafından yetiştirilmiş iki genci bir araya getirmiş ve Pir Sultan Abdal, Aşık Noksani, Seyyid NesimiAbdullah Bakır Dede, Mehmet Kartalkanat, Aziz Dede gibi Alevî-Bektaşî geleneğinin büyük isimlerinin eserlerinin yeniden seslendirilmesiyle meydana gelmişti. Muhabbet vardı bu albümde zira albümün son eseri olan "Ali ile Muhammed'in Aşkına", Arguvan'ın Emirler Mezrası'nda Abdullah Bakır Dede ile yapılan bir muhabbetin kaydı idi. Dinleyenlerde nice güzellikler hasıl olmuştur.

Yine bu ikili, 2 CD'lik hiç unutulmayacak bir albüme imza attılar “Kerbela” ile. İlk cd'de Kerbela üzerine söylenmiş mersiyeler ile İmam Hüseyin'e yazılmış na'tların kıyamete kadar hafızalardan çıkması mümkün olmayacak en güzel eserlerini içinde barındıran albümün 2. CD'sinde Miyase İlknur'un yazdığı ve usta oyuncu Mustafa Avkıran'ın seslendirdiği Kerbela Olayı'nın anlatımı vardı. Anadolu irfanı bu kez hüznüyle fakat modern sazların bütünlüğüyle, "bir" olmasıyla yeniden kulakları yıkamıştı, yeniden bir irfan çağrısı yapmıştı.

Kuşların Çağrısı'na kulak verelim

Coşkun Karademir bu kez solistliğinin ve bağlama virtüozu olmasının yanı sıra müzik prodüktörü kimliğiyle, The Secret Ensemble grubunun ilk albümünü dinleyicilere sundu: “Call of the Birds / Kuşların Çağrısı”. Albümün işaret fişeğini H Yayınları'ndaki sohbetinde Mahmud Erol Kılıç hoca yakmıştı. İrfanî geleneği hatırlatma hususunda bu şarkıların yeniden dinlenilmesi gerektiğinden bahsetmişti. Gerçek şu ki yalnız müzikseverlerin değil, siyasilerin de dinlemesi gerekiyor. Zira albümün takdim yazısında Mahmud hoca şöyle diyor: "Yüzyıllardır aynı maneviyat iklimini paylaşan Türkiye ve İran topraklarının irfan zenginliği bu musiki albümünde toplandı. Siyasilerin yapamadıklarını ârifler yaptı, sazlar yaptı, sözler yaptı ve halkların kardeşliği muhabbet diliyle söylendi. Can kulağı ile dinleyenlerde de aynı müsbet duyguları uyandıracağından eminim."

Kuşların Çağrısı'nda geleneksel İran sufi müziği ve geleneksel Türk sufi müziği bir araya gelmiş. Bektâşî devr-i revânı, Mevlevî bayâtîâyini, Hicaz nefes, Son yürük semai derken bağlama, ney, kopuz, kemençe, tanbur kol kola girmiş, Ferîdüddin Attâr'ın Mantıku't-Tayr'ındaki şu sözünü hatırlatıyor: "Binlerce binlerce sır bilinecek / o gizli yüz gösterince kendini."

Tahran doğumlu halk müziği sanatçısı Mahsa Vahdat, Türk tasavvuf musıkîsinin davudî sesi Veysel Dalsaldı albüme kendi coğrafyalarından renk katmış. Hâfız-ı Şîrâzî, Yûnus Emre, Pîr Sultan Abdal, Niyâzi-i Mısrî, Kul Himmet, Alvarlı Efe, Hilmi Dede Baba güfteleri toplanmış, dinleyeni aşka çağırıyor bir Hz. Mevlânâ sözüyle: "Bizler birleştirmeye geldik, ayırmaya değil."

Tüm şarkılar insanın kendiyle buluşması için her türlü bereketi getiriyor kulaklara. Hani Hz. Ali [k.v] Efendimiz o çok tesirli sözlerinden birinde buyurmuş ya, "Bir insanı tanımak istiyorsanız onu konuşturun, zira insan dilinin altında gizlidir" diye; işte gerek Türk gerek İran dilinin altında gizli olan gönül, “Kuşların Çağrısı”nda muhabbete gelmiş. Albümdeki şarkıların listesi şöyle: Arzulanan Yakut, Mevlevî Âyini, Zümre-i Nacileriz, Çağırıram Dost, Dertli Dolap, Tanbur Taksim, Hazer Kıl, Kopuz / Kemençe Emprovizasyon, Aşk Bezirganı, Sevgiliye Verilen Söz, Ay Yüzlü Sevgili, Kuşların Çağrısı, Önüme Bir Cebel Düştü, Ali'yi Gördüm, Bülbül Uşşakı.

Ârifler tek millettir

Sadi'nin işaret ettiği ve albümün kapağına da nakşedilmiş "Bütün insanlık birbirinin parçasıdır" hakikatine iman etmiş ârifler, şüphe yok ki tek bir millettir. Bu milletin besin kaynağı, özü, hayatlarının çerçevesini çizen yegâne ölçü muhabbettir, gönüldür, aşktır. Bırakalım politika, strateji, taktik, ideoloji, mezhep adı altında yapılan bölücülükler üzerine ruhumuzu deşmeyi. Biz ruhumuzdaki gücü keşfedelim. Onlar oyunlarını oynasınlar, biz irfana kulak verelim ki insanlığımız hakikatle temas etsin, kendini bulsun ve sonra da O'nu.

Kalan Müzik ve İTÜ MİAM (Müzik Araştırmaları Merkezi) birlikteliğiyle, ses teknolojilerinin son ürünleri kullanılarak kulakları aşka getiren sazların omuz omuza verdiği bu albümde emeği geçenleri zikretmek lâzım: Coşkun Karademir (Kopuz, solist), Mahsa Vahdat (Solist), Neşe Demir (Solist), Selçuk Eraslan (Klasik Kemençe), Yasin Özçimi (Ney), Emre Sınanmış (Balaban), Hakan Gürbüz (Akustik Bas), Murat Süngü (Çello), Ömer Arslan (Perküsyon), Ömür Arslan (Perküsyon).

Alvarlı Efe Hazretleri'nin buyurduğu gibi "Hazer kıl! Kırma kalbin kimsenin cânını incitme!" diyenlerin demine destur alalım, “Kuşların Çağrısı”na icabet edelim, aşk ile dinleyelim.

Yağız Gönüler

Yayın Tarihi: 28 Haziran 2016 Salı 14:51 Güncelleme Tarihi: 27 Ocak 2019, 21:35
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Dilaver BİNGÖL
Dilaver BİNGÖL - 5 yıl Önce

Muhteşem bir albüm.Yıllarca bizi batı müziğine yönlendirmeye çalıştılar. Tamam batı müziğini eleştirmek için yazmadım. Batı müziği de muhteşem. Ama doğu müzikleri özellikle de İran müziği bize ne kadar yakın. Müzik konusunda sanki İran'dan çok fazla beslenmişiz gibi. Albümdeki "Kuşların Çağrısı" insanı bambaşka bir aleme götürüyor. Sufizmin derin duygu yoğunluğunda 5'14' lük uzun bir yolculuk.Emeği geçen tüm müzisyenlere ve solistlere teşekkür ediyorum.

Ali bal
Ali bal - 3 yıl Önce

İnsan bir iki numunelik parça da koyardı şuraya. Nolurdu sanki :)

banner26