banner17

Keman, anason, sarımsaka dair

Diplomatik bir toplantıya gittim. Her şey çorba olmuş. Övüyorlar mı, dövüyorlar mı?! Keyif mi alsak, kaşlarımızı mı çatsak?!

Keman, anason, sarımsaka dair

Dün akşam (24/01) Macaristan Büyükelçiliğinin Avrupa Konseyi dönem başkanlığını üstlenmesi münasebetiyle Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Konser salonunda düzenlediği “Robert Lakatos ve Rev” konserindeydik.

Robert Lakatos
Robert Lakatos

Robert Lakatos keman sanatçısı. Ama öyle böyle değil. Hem kendisi hem de keman virtüözü 3 arkadaşı ile birlikte her biri dörder farklı kemanla müthiş bir performans sergilediler. Bilmediğimiz ne kadar dünya varmış. Biz sadece Farid Farjad’ın kemanı ağlattığını zannediyorduk. Konser boyunca grup, klasik müzik dinletisinden yola çıkıp Macar halk müziğine ve oradan Slovak ezgilerine kadar geniş bir performans izletti/dinletti bize.

Müzisyenlerin dışında sesiyle dikkat çeken bir başka isim ise Eva Korpas’tı. Eşine az rastlanır terbiyeli ve usta bir sesti...

Ve araya serpiştirilmiş Macar halk dansları da görülmeye değerdi doğrusu. Sanatçı Attila Olah’ın daha çok bacak hareketlerinden mütevellit ve Karadeniz horonu çağrışımı yapan dansı ve testi çalışı (evet bildiğiniz testi) hayran bıraktı kendisine.

Eva Korpas
Eva Korpas

Bu kısım işin müzik tarafıydı. Gelelim konuşmalara…

Bir de elbette protokol konuşmaları ve ezberletilmiş davranış kalıpları vardı ki, trajikomik bir durumdu! Konsere gelen neredeyse herkes üzerine biçilmiş vazifeyi oynamaya hazırdı.

Spiker çıktı. Alkış.

Spiker alkışlar için durakladı. Alkış!

Spiker mimikleriyle alkış istiyor. Alkış!

Sonra önce Macar Büyükelçisi’nin konuşması… İstanbul Türkçesiyle konuşan bir Macar Büyükelçisi… Etkileyici elbette, peki içerik?

-AB size niye zorluk çıkarıyor biliyor musunuz?

-Çünkü siz çok büyük bir devletsiniz. Ve büyük devletlerden beklentiler de çok büyük olur!

-Biz de sizi dönem başkanlığımız boyunca çok zorlayacağız.

Alkış!

Sonra Kültür Bakanı Ertuğrul Günay konuşuyor.

-Dostum, çalışma arkadaşım Sayın Büyükelçinin iyi niyet ve temennilerine katılıyor ve teşekkür ediyorum, diyor.

Robert Lakatos ve Revİyi niyet dediği sanırım Türkiye’nin büyük bir devlet(!) olması nedeniyle AB görüşmelerinde köşeye sıkıştırılacak olması!

Alkış!

Pes doğrusu!

Bu kadar değil tabiî ki… Sarımsak kokusuyla biri girse meclise hepimiz huylanırız değil mi? Hele kapalı bir alansa bu meclis hazzetmez kimse kokudan. Hatta dilin kemiği yok. “Köylü” diyip çıkarız işin içinden… Ama bir konserde ağzında anason kokusuyla bir diplomat varsa karşında

-“Ne modern azizim” “Ala, ala…” deyip geçeceksin. Salaksın ya… Pis pis kokuyorsun be adam. Diplomatsın diye senin anason kokulu ağzına tahammül etmek zorunda mıyım? Her şeyin bir usulü, adabı var değil mi?

Velhasıl kabalık kıyafetle ilgili bir şey değil… Üstelik ben sarımsak kokusunu anasona tercih ederim.

Müzik süperdi ama…

 

Üstün Bol yazdı

Güncelleme Tarihi: 09 Şubat 2011, 13:48
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner20